sap ile cümle
sap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çoğu kolejin şapeli bir koroya sahiptir.Most colleges have chapel choirs.
Sonrasında Alice, Kan Tazısı Bayard tarafından bulunur ama Alice Şapkacı'ya yardım etmeye çabalar.Later, Alice is found by the Bloodhound, but Alice insists upon helping the Hatter.
Christ Church Katedrali hem kolejin şapeli, hem de katedral olarak kullanılmaktadır.Christ Church Cathedral uniquely serves as both a college chapel and as a cathedral.
Şapel, Giulio Mazzoni, Vasari'nin bir öğrenci tarafından fresklerle süslenmiştir.The chapel was decorated with frescoes by Giulio Mazzoni, a pupil of Vasari.
Standart sapma belirsizligin bir ölçüsü olarak hizmet edebilir.Standard deviation may serve as a measure of uncertainty.
“Mükemmel” dedi Ladlentender, dudaklarını şapırdatarak."'Thank you,' he said, licking his lips.
Bunun yerine, bu büyük cisimlerin varlığında saptırılır.Instead, it is deflected in the presence of massive bodies.
Bir yüzünde kayış taşıma sapı bulunur.One has to draw some pattern on the faces.
Istarinin bazısı karanlık yola saptı, bazıları ise aydınlıkta kaldılar.Some of its bones had been removed, and were found nearby.
Yuvalarının üstünde şapkamsı bir yapı bulunur.They create a gall on their host plant.
Pisisitlere rotenon, saponinler, TFM, niklozamit ve Antimisin A (Fintrol) örnektir.Examples of piscicides include rotenone, saponins, TFM, niclosamide and Antimycin A (Fintrol).
Her senenin kazananları önceki senenin satışları ile saptanır.Each year's winner was determined by the previous year's sales.
İnsan genomu Homo sapiens'in genomudur.I think it's going to be the downfall of Homo sapiens.
1970’li yıllarda ise İsveç KP’si gibi Yeni Sol siyasetine sapmıştır.In the 1970s it became involved in New Left politics, like its Swedish counterpart.
Başka bilim insanları da elektrik ile manyetizma arasında ilişki olduğunu saptadılar.Various scientists proposed that electricity and magnetism were linked.
Odanın isyan eden sarı duvar kağıdını saplantı haline gelir.She becomes obsessed with the room's revolting yellow wallpaper.
Manyetik sapma, hem yerden yere göre değişir, hem de geçen zamanla birlikte değişir.Magnetic declination varies both from place to place and with the passage of time.
857'de Vlamertinge'de bir şapel yapıldı.In 857 a chapel was built in Vlamertinge.
Tavandan saplanan bir kılıç Buffy'yi az daha öldürecektir ama Spike onu kurtarır.A sword through the roof nearly kills Buffy, but Spike stops it with his bare hands.
Şii meşrebini sapıklık olarak görmüştür.For He has regarded the lowly state of His maidservant.”
Zırhının mavi-gümüş tonu var ve boynuna kırmızı bir bandana ve kovboy şapkası takıyor.His armor has a blue-silver shade, and he wears a red bandana around his neck and a cowboy hat.
Tipik bir şapkaları vardır.She had these crazy hats.
Ünlü Yunan şairleri Alcaeus ve Sappho'nun memleketidir.The poetic dialect of Sappho and Alcaeus.
Günümüzde Güneş Sistemi’miz dışındaki Dünya-dışı yaşamı saptamamız olanaklı değildir.Its abundance outside our solar system is difficult to determine.
İndekslemenşn bir yan ürünü krisyalin simetrisini, yani uzay grubunu saptamaktır.A byproduct of indexing is to determine the symmetry of the crystal, i.e., its space group.
Konsey, Monothelite'in sapkınlığını sona erdirmekle kalmadı, aynı zamanda bölünmeyi iyileştirdi.The Council had not only ended the Monothelite heresy, but also had healed the schism.
Diğer adı da şapkalı mantarlardır.The name itself refers to pointed hats.
Frederiksberg, Kopenhag belediyesinin içinde bir çevrilmiş bölge olarak saptanır, ulusal başkent.Frederiksberg is located as an enclave within the municipality of Copenhagen, the national capital.
Ödül, giyim arkasında vidalı saplama ve somun ile giyinir.The award is secured to clothing with a threaded stud and nut behind the mount.
Bundan, parçacıkların boyutları ve belki de biçimleri saptanabilir.The number of sails, their size and shape can be altered.
Benzer bağıntılar listede kalan sapmaları etkiler.Similar dependencies affect the remaining aberrations in the list.
"Hıbılık"ın başında sihirli bir börk (şapka) vardır.The treasure is in a cave, the mouth of which is sealed by magic.
Eğer varsa çakışma saptama prosedürü'ne git.If so, go to collision detected procedure.
Yanlardaki şapeller daha sonra eklenmiştir.The side chapels were added later on.
Hylocereus megalanthus - Sapları yeşil azgın marjları olmadan incedir.Hylocereus megalanthus – Stems green, slender without horny margins.
1988 yılında Changi Hapishanesi'nin yakınına birer şapel ve müze inşa edildi.In 1988, Singapore built a replica chapel and museum next to the Changi Prison.
Statik etkiler, ticaret yaratıcı ve ticaret saptırıcı olarak iki şekilde ortaya çıkar.Thus, FTAs lead to both trade creation and diversion.
Artık cephede Şapsığlar yoktu.There is no slit in the front.
Bu dönemde sarığını çıkarak hasır bir şapka giymeye basladı.His friends convinced Page to wear a helmet this time.
Bunlar parazitik veya saprotrofik olabilirler.They can be parasitic or saprotrophic.
24 saatlik indirme süresinin ardından, Fireproof için toplam 1.1 milyon indirme saptanmıştır.In the 24-hour span, 1.1 million downloads were generated.
Bu şapel, günümüzde tarihi eser olarak korunmaktadır ve halka açıktır.The chapel is now in the care of Historic Scotland and is open to the public.
Bu yüzden yatırgaçlar ters bir sapma hareketine sebep olurlar.This causes the insurgents to engage in a standoff.
Hokkaidō Shinkansen Hattı'nın 2035 yılına kadar Sapporo'ya ulaştırılması planlanılmaktadır.There are plans to extend the Hokkaido Shinkansen north to Sapporo Station by 2030.
19 Ocak itibarıyla 47 ölüm saptandı.At least 46 people died on January 9.
Şapel, iki kat daha yüksektir ve 32.5 metrelik (107 ft) bir kubbeye sahiptir.The chapel is twice as high and has a dome rising to 32.5 metres (107 ft).
Sonraki kitabı Ekin Sapı Devrimi 1975’te basıldı ve 1978’de İngilizce’ye çevrildi.His later book, The One-Straw Revolution, was published in 1975 and translated into English in 1978.
1997'de Boğaziçi Lisesi ile Dünya Liseslerarası Basketbol Şapiyonası'nı kazandılar.In 1997, she won the World High School Basketball Championship with Boğaziçi Lisesi.
Diğer yapıların da şapele katılmasıyla şapelin dış görüntüsü iyiden iyiye değişti.The accretion of other buildings has further altered the exterior appearance of the Chapel.
Bir veya daha fazla ilaca karşı bağışıklık saptanan 125'in üzerinde sivrisinek türü vardır.Over 125 mosquito species have documented resistance to one or more insecticides.
Saptama, uzak kızılötesi özellikleri olan Herschel Space Observatory kullanılarak tespit edilmiştir.It is designed to be a successor to the Herschel Space Observatory, covering similar wave bands.
Uzun yıllar sonra, romanın sonunda sola sapar.After so many days alone my mind ran riot.
Çiçek sapı 1-2 çiçek taşır.The inflorescence contains 1 to 12 flowers.
Ayrıca ilk algılarımıza uymayan ipuçlarını görmezden gelir, hatta saptırırız.We also actively ignore and even distort cues that violate our initial perceptions.
İki kule arasında birinci katta Aziz Michel adına bir şapel kurulmuştur.Between them on the first level, a chapel was constructed to Saint Michael.
Bu teleskop Plüton'un saptanmasında kullanılmıştır.It was discovered using the Kepler telescope.
Kozalak terminal durumlu ve uzun saplıdır.It's permanent and it's terminal.
Annesi yahudi olan II. Şapur'un Raba isimli Babilli bir hahamla benzer bir arkadaşlığı vardı.Shapur II, whose mother was Jewish, had a similar friendship with a Babylonian rabbi named Rabbah.
Botanikte, çiçeğin erkek organı olan başçığı (anter) tutan sap."Şuşanın işğalı ilə bağlı beynəlxalq təşkilatlara bəyanat ünvanlanıb" (in Azerbaijani).
Sapsız meşe, ormandaki baskın ağaç türüdür.The magic axe is the only thing of which the trees in the forest are afraid.