Ana içeriğe geç
Sözlük

sanma ile cümle

sanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Janganlah kau bertegar hati dengan kepercayaanmu itu.”
Lila, Dexter'ın kendi ruh eşi olduğunu sanmaktadır.Samantha sadar namun jiwanya adalah jiwa Loretta.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Taichi merasa dirinya akan mati.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Dương Công đã chết.
"Deli saçması sanmayın".Chớ hành động dại dột!"
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Đừng đồng hóa tài sản của họ thành của riêng bạn.
Yoksa sadece kendi nefsim için istediğimi sanmayınız."「わたしに対しあなた方は高慢であってはならない。
"Deli saçması sanmayın".』では、「バカバカしいと思うなよ。
Annesinin ve babasının trafik kazasında öldüğünü sanmakta ve hiçbir gerçeği bilmemektedir.両親を交通事故で失っており、ほとんどその記憶がない。
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.そして、どこかで聞いたことのある声がしたと言っていた。
Bir şeyi daha önce de düşünmüş olduğunu sanmak.特にいつからいつまであったのかを知りたい。
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.相手の悪意に悪意を返してはならない。
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın.無口で本を手放さない。
Yoksa sadece kendi nefsim için istediğimi sanmayınız."」又說:「爾等慎勿以公而營私也。
Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd ider ihsân Niçin kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı?若不守護如是破戒,誰有行我之法教者?故佛垂誡,不敢不行。
Ana madde: Jamais vu Bildiği ve gördüğü bir şeyi veya kimseyi hiç görmemiş olduğunu sanmak.喻如:眼識滅已生耳識,耳識滅已生眼識,眼識相應法,不至耳識,耳識相應法,不至眼識。
Çünkü kocası dahil herkes İngilizce bilmediğini sanmaktadır.並非所有英國人認同英式英語。
Sanmayın ki Kıbrıs bize göre sizden az önemlidir.不要以为你比「我们」更重要。
Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir.得知真相以後,被神樂認為是軟弱的自己。
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.请不要玷污这座纪念像。
Onun delikanlı ile aşkdan değil ondan korktuğu için evleneceğini sanmaktadır.但我娶她不是出于责任感,而是因为我爱她。
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.울스턴크래프트의 자매들은 그가 감옥에 갇힌 줄로 알고 있었다.
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?그가 공을 세운 것이 어떠하였으며, 내가 의지한 것이 어떠하였었는가?
Sanmayın ki Kıbrıs bize göre sizden az önemlidir.한편 미량성분이라고 해서 중요치 않은 것이 아니다.
Herkes gibi o da babasının Charlie olduğunu sanmaktadır.그를 아버지처럼 생각하고 있으며, 누구보다도 그를 믿고 있다.
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.누가 이런 것을 들어 본 적이 있느냐?
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın.나의 책을 남겨 놓지 말아다오!
Onun delikanlı ile aşkdan değil ondan korktuğu için evleneceğini sanmaktadır.그는 사랑 없이도 성관계를 가질 수 있고, 사랑 없이도 결혼할 수 있다고 주장하여 화제가 되었다.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.אל תהא עינך צרה אפוא במצבה זו.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.(אחיותיה של וולסטונקראפט האמינו שהיא נאסרה).
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.אך ג'ואן אומרת שג'ים כבר מת.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Джин осъзнава, че сега е заменим.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Но ако ще използваме мамка му да еба, защо да не казваме и баща му да еба?
Herkes gibi o da babasının Charlie olduğunu sanmaktadır.Всички мислели, че той е истинският му баща.
"Deli saçması sanmayın".Аз не съм луд.“.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Недей да лъжеш никого по никакъв повод.
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Nikad u životu nije radio i kategorički odbija raditi.
Bir şeyi daha önce de yaptığını sanmak.Treba li i dalje činiti isto što i dosad?
Bunun Elisabeth'den geldiğini sanmaktadır; halbuki pusulayı gönderen Eboli Prensesidir.Etymológia pomenovania popisuje odvodenie od upa a sad; čiže ten, kto sedí blízko (zrejme majstra).
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.In ne spravljaj v žalost samega sebe z izmišljotinami.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Ära arva, et sa millekski kõlbad.
Sanmayın ki Kıbrıs bize göre sizden az önemlidir.Ära arva, et sa oled midagi enamat kui meie.
Onun delikanlı ile aşkdan değil ondan korktuğu için evleneceğini sanmaktadır.Noormees läheb hulluks, sest ei saa abielluda oma armastatuga.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Denken Sie nicht, dass die Veränderungen in Afghanistan vorbei sind; ganz und gar nicht. Wir machen weiter.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Denk niet dat het in Afghanistan allemaal al rond is, helemaal niet. We gaan door.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Eh bien ne pensez pas que les changements en Afghanistan soient terminés ; pas du tout. Nous continuons.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.아프가니스탄의 변화가 끝났다고 생각하지 말아주세요. 전혀 그렇지 않습니다. 저희는 계속 변하는 중입니다.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Não pensem que as mudanças no Afeganistão terminaram, de maneira nenhuma. Vamos continuar.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Nemyslete si, že změny v Afghánistánu jsou u konce; vůbec ne. Pokračujeme.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Nemyslite si, že zmeny v Afganistane sú už hotové, to vôbec nie. Pokračujeme.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Non pensate che i cambiamenti in Afghanistan siano finiti; proprio no. Noi andiamo avanti.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Pero no crean que los cambios en Afganistán han terminado; para nada. Seguimos.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Persze nem gondolom, hogy a változások mind végbementek Afganisztánban, egyáltalán nem. Haladunk tovább.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Să nu credeți că schimbările din Afganistan s-au terminat - nici pe departe. Noi continuăm.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Tôi không nghĩ là những sự thay đổi ở Afghanistan đã dừng lại. Không hề. Chúng tôi đang tiếp tục.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.To, oczywiście, jeszcze nie koniec zmian w Afganistanie; Absolutnie. Nadal działamy.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Μη νομίζετε ότι τελείωσαν οι αλλαγές στο Αφγανιστάν. Καθόλου. Συνεχίζουμε.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Е, не мислете, че промените в Афганистан са приключили; никак даже. Продължаваме да ги правим.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.Не думайте, что перемены в Афганистане закончились, ни в коем случае. Мы продолжаем работать.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.זוהי משאת נפשי. ובכן אל תחשבו שהשינויים באפגניסטן תמו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod