Ana içeriğe geç
Sözlük

sanma ile cümle

sanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak oda sahipleri onu kiralanmış bir jigalo sanmaktadır.Se ci riusciranno verranno premiati da un Jiggy.
Bu büyük keşifler onun Aryan kültürünü bulduğunu sanmasına yol açmıştı.Alcuni dipinti lo portarono a credere di aver trovato tracce della cultura aryana, legata ai Franchi.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Сёстры Уолстонкрафт были уверены, что она заключена в тюрьму.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Не думаю, чтоб сам собою ты затеял такое шалопутное дело.
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Он забывал о пище, совершенно не заботился о себе.
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?Если же его писаниям не верите, как поверите Моим словам?»
İnsanların çoğu onların Dünya'da milyonlarca yıldır var olduğunu ve insanlara rehberlik ettiğini sanmaktadır.Теперь всем кажется, будто они помогали развитию человечества на протяжении миллионов лет.
"Deli saçması sanmayın".«Не сходи с ума» (тур.
Clary bir artisttir ve ilk kitap Kemikler Şehri'nde kendisinin normal bir insan olduğunu sanmaktadır.تعتبر كلاري فنانة في الرسم وفي الكتاب الأول مدينة العظام كانت تعتقد بأنها إنسانة عادية.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.لا تقترب من هذا الشخص كي لا تؤذيك اخلاقه .
Ancak dalekler Clara'nın öldüğünü sanmaktadırlar.وهنا يظن أهل القرية ان هيلدا ماتت.
Sanmayın ki Kıbrıs bize göre sizden az önemlidir.Você não pensará que é mais importante que nós.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Jin presumiu que sua mãe estava morta.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Não fale por sua própria fieira.
Orikayeşi Sanmayi Honsanmayi metodunun basitçe geliştirilmiş hâlidir.A jogabilidade de Master of Orion é bem simplificada.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Envergonhada, Wollstonecraft apressou-se em terminá-lo.
Bey Hacı İsa'yı, derdi yok sanma.Confesse publicamente o Senhor Jesus Cristo.
"Deli saçması sanmayın".Você acha que eu estou louco?"
Dedektif John McClane her şeyi görüp geçirdiğini sanmaktadır.O oficial Matt Parkman diz que pode ouvir pensamentos.
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?Zie je niet dat zij mijn teken en dat van mijn Zoon draagt?’
"Deli saçması sanmayın".Hij laat zich niet gek maken."
Bir şeyi daha önce de yaptığını sanmak.Ik heb dat ooit één keer eerder gedaan.
Konstantinos bu surların Osmanlıları durduracağını sanmaktaydı.Konstantijn klaagt dat ze slechts blabla konden zeggen.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Maak geen afgoden, ook al is het niet voor jezelf.
Her gördüğün sakallıyı deden sanma.Het is niet alles goud wat er blinkt.
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın.Nie myśl, że książki znikną.
"Deli saçması sanmayın"."Nie róbcie ze mnie wariata!" .
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Myśli, że Kim zginęła.
Çünkü kocası dahil herkes İngilizce bilmediğini sanmaktadır.Sytuację komplikuje fakt, iż jego małżonka nie zna angielskiego.
Bartolo, Kont'un onlar tarafından tutuklanacağını sanmaktadır.Bartolo jest pewien, że był on wysłannikiem Hrabiego.
Bey Hacı İsa'yı, derdi yok sanma.Din kärlek, Jesus, gräns ej vet.
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın.Ej att förväxla med livre.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Сестри Волстонкрафт були впевнені, що вона ув'язнена.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Кейн, як вважається, загинув.
Ron ise Hermione'nin kedisi Crookshanks'in faresi Scabbers'ı yediğini sanmaktadır.Існував й інший конфлікт, коли Рон звинуватив Герміону, що її кіт Криволапик з'їв Скеберса.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Не приймай близько до серця недобрих думок про них.
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Батько ніколи себе не випинав і не ставив у привілейоване становище.
Onun geleceğini sanmam.Я не думаю, що він прийде.
Allah neyi yaşatacağını bilir; kimse bu tür şeyleri hafife alıp, çocuk oyuncağı sanmamalı."Bůh suď, co je to za slepenec; stavět by z něho nešlo!"
Burada Allah'ı şahit gösterme ve kendi görüşlerini Allah'ın muradı gibi sanmaya yer yoktur.Obraz tedy nezpodobuje neviditelného Boha, ale Boha v podobě, v níž na sebe přijal tělo.
"Deli saçması sanmayın".Nesnažte se dělat nějaké hlouposti."
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Nevytvářejte si o nás falešný obraz.
Çünkü kocası dahil herkes İngilizce bilmediğini sanmaktadır.Zajímavostí je, že on sám neuměl vůbec anglicky.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Să nu-ți faci chip cioplit pentru tine .
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Cum poate fi așa bătut în cap încât să mă lase aici să salut străinii?
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.Poate ai mai auzit de mine.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Megtudja, hogy Eden meghalt.
Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın.Nem lehet könyvekből megtanulni.
"Deli saçması sanmayın".Ne legyetek ostobák.”
Clary bir artisttir ve ilk kitap Kemikler Şehri'nde kendisinin normal bir insan olduğunu sanmaktadır.Clary on taiteilija ja ensimmäisessä kirjassa, Luukaupungissa, hän luulee olevansa maallikko.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Älä luule, että sinä kelpaat johonkin.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Suokaa meille oma Voltaire Miksi emme onnistu katsomaan itseämme?
"Deli saçması sanmayın"."Älä puhu nopeasti, se vaikuttaa hullulta."
Bir şeyi daha önce de düşünmüş olduğunu sanmak.Déjà vu: muistaa nähneensä jotakin vastaavaa aiemmin.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Δεν έτρεφαν αυταπάτες για τους εαυτούς τους.
Sanmayın ki Kıbrıs bize göre sizden az önemlidir.Men for at være ærlig, er de ikke så vigtige for os.
Ancak oda sahipleri onu kiralanmış bir jigalo sanmaktadır.En af legenderne lyder, at en ridder ved navn Džiugas grundlagde byen.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Wollstonecrafts søstre trodde lenge at hun satt i fengsel.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Gjør ikke en slik skjenselsdåd!
"Deli saçması sanmayın".Jangan Bilang Aku Gila!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod