Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.حسنا لا تحسبوا أن التحولات في أفغانستان انتهت؛ على الإطلاق. لا زلنا مستمرين.
Afganistan'daki değişikliklerin bittiğini sanmayın, kesinlikle, devam ediyoruz.まだまだです まだ途中です 最近始めたプログラムは
Ama dünyanın seni birkimse sanmasına izin verebiliriz, ama sen, sen hiçkimse olduğunu bil.De a világnak megengedheted, hogy azt gondolja, valaki vagy. De te, te tudod, hogy senki vagy.
Ama dünyanın seni birkimse sanmasına izin verebiliriz, ama sen, sen hiçkimse olduğunu bil.Ma possiamo lasciare che il mondo pensi che tu sei un qualcuno, ma tu, tu sai di non essere nessuno. [donna]:
Ama dünyanın seni birkimse sanmasına izin verebiliriz, ama sen, sen hiçkimse olduğunu bil.Pero podemos dejar que el mundo crea que eres alguien, pero tú, tú sabes que no eres nadie. [I]:
Ama nasıl göründüğünü hatırladığını sanmam.Biztos nem emlékszik az apja arcára.
Ama nasıl göründüğünü hatırladığını sanmam.Elle ne se souvient sans doute pas du visage de son père.
Ama nasıl göründüğünü hatırladığını sanmam.Αλλά νόμιζα ότι δεν μπορούσε να θυμηθεί πως ήταν ο πατέρας της.
Ama nasıl göründüğünü hatırladığını sanmam.اعتقد انها لن تتذكر هيئة والدها
AM: Bilmiyorum. Sanmam.모르겠는데요, 아닐걸요. 아마 없을 거에요
AM: Bilmiyorum. Sanmam.איימי: אני לא יודעת. אני לא חושבת. לא נראה לי.
AM: Bilmiyorum. Sanmam.إيمي : لا أدري حقيقة . لا اعلم في الواقع لا اعلم
AM: Bilmiyorum. Sanmam.まあ、ちょっと伸びるかな。両脚に履こうかな
Amerika'dan sahte bir arama geleceğini sanmam. İngilizce mi konuşmam gerek?Δεν νομίζω να είναι φάρσα από την Αμερική...Θα πρέπει να μιλήσω στα αγγλικά;
Amerika'dan sahte bir arama geleceğini sanmam. İngilizce mi konuşmam gerek?انها حتما ليست دعابة طالما انه اتصل من الولايات المتحدة, هل علي التكلم بالانجليزية؟
Amerika'dan sahte bir arama geleceğini sanmam.Nem hiszem, hogy valaki Amerikából tréfából telefonálna.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Dudo que mi padre construyera algo que un niño pudiera destruir.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Duvido que o meu pai tenha feito algo de forma a uma criança conseguir.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Isäni ei tehnyt siitä sellaista, että lapsi voisi hajottaa sen.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Jag tvivlar på att min pappa inte gjorde det barnsäkert.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Jeg tvivler på, at min far glemte at sørge for børnesikring.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Papà l'ha costruito in modo tale che un bambino non possa farci niente.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Wątpię, żeby mój tata tak to zrobił, że dziecko sobie poradzi.
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Αμφιβάλλω ότι ο μπαμπάς μου θα το έκανε προσιτό για ένα παιδί!
Babamın bir çocuğun açabileceği şekilde yaptığını sanmam.Вряд ли мой отец сделал его таким, чтобы с ним справился ребёнок.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.Denk maar niet dat Ik u bij de Vader zal aanklagen. Dat doet Mozes, op wie u uw hoop gevestigd hebt.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.내가 너희를 아버지께 고소할까 생각지 말라 너희를 고소하는 이가 있으니 곧 너희의 바라는 자 모세니라
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.Não penseis que eu vos hei de acusar perante o Pai. Há um que vos acusa, Moisés, em quem vós esperais.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.Ne mislite, da vas bom jaz tožil pri Očetu; je že, ki vas toži: Mojzes, ki ste nanj postavili upanje svoje.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.Защото, ако вярвахте Моисея, повярвали бихте и Мене; понеже той за мене писа.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.Не думайте, что Я буду обвинять вас пред Отцем: есть на вас обвинитель Моисей, на которого вы уповаете.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.Не думайте, що я обвинувачу вас перед Отцем: є хто винуватить вас: Мойсей, що на него вповаєте.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.אל תחשבו כי אנכי אטען עליכם לפני אבי משה הוא הטען עליכם אשר לו תיחלו׃
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.لا تظنوا اني اشكوكم الى الآب. يوجد الذي يشكوكم وهو موسى الذي عليه رجاؤكم.
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.不 要 想 我 在 父 面 前 要 告 你 們 . 有 一 位 告 你 們 的 、 就 是 你 們 所 仰 賴 的 摩 西
Babanın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musadır.不要 想 我 在 父 面前 要 告 你 們 . 有 一 位 告 你 們的 、 就是 你們所 仰賴 的 摩西
Bilmiyorum. Sanmam. Sanmam.Ich weiß nicht genau, ich glabue nicht, ich glaube nicht.
Bilmiyorum. Sanmam. Sanmam.Nevím, asi ne, neřekla bych.
Bilmiyorum. Sanmam. Sanmam.Nie wiem, chyba nie.
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Đừng tưởng tôi sẽ không cho nổ máy
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Il reste moins d'une minute.
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Jeg sprænger den om et minut!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Não pensem que não rebento isto!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.¡No creas que no voy a volar esta cosa!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Räjäytän tämän minuutin päästä!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın. Sharp, gidin buradan.Jag spränger om en minut!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın. Sharp, gidin buradan.Θα σκάσω τη βόμβα!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Vi resta meno di un minuto.
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Za niecałą minutę odpalam.
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Не си мисли, че няма да взривя астероида!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.Не си мисли, че няма да взривя астероида!
Bir dakikadan az zamanınız kaldı. Bunu patlatmayacağımı sanmayın.لديك أقل من دقيقة لا تعتقد أننى لن أفجر هذا الشىء
Böyle aptalca şeyler düşündüğümü sanma sakın.Je m'en veux de rêver à de telles bêtises.
Böyle aptalca şeyler düşündüğümü sanma sakın.Не думай о таких глупых вещах.
Böyle düşüneceğini sanmadığınız daha kesin babaerkil toplumlar olanE in posti che non vi immaginereste mai, come la Corea del Sud, l'India e la Cina,
Böyle düşüneceğini sanmadığınız daha kesin babaerkil toplumlar olanEt dans des endroits que vous n'auriez pas imaginé, comme la Corée du Sud, l'Inde ou la Chine,
Böyle düşüneceğini sanmadığınız daha kesin babaerkil toplumlar olan그리고 여러분들이 생각지도 못했던 한국, 인도, 중국과같은
Böyle düşüneceğini sanmadığınız daha kesin babaerkil toplumlar olanY en lugares impensados como Corea del Sur, India y China,
Böyle düşüneceğini sanmadığınız daha kesin babaerkil toplumlar olanובמקומות שלא הייתם מעלים בדעתכם, כמו דרום קוריאה, הודו וסין,
Böyle düşüneceğini sanmadığınız daha kesin babaerkil toplumlar olanوفي أماكن لا يمكن لكم أن تتخيلوها ، مثل كوريا الجنوبية ، الهند و الصين ،