Bütün bunları mevcut bir endüstriyel robotla yapmak isteyeceğinizi sanmıyorum.Ви б не захотіли робити це зі звичайним промисловим роботом.
Bütün bunları mevcut bir endüstriyel robotla yapmak isteyeceğinizi sanmıyorum.Не бихте искали да пробвате това със сегашен промишлен робот.
Bütün bunları mevcut bir endüstriyel robotla yapmak isteyeceğinizi sanmıyorum.לא תרצו לעשות את זה עם רובוט תעשייתי מצוי.
Bütün bunları mevcut bir endüstriyel robotla yapmak isteyeceğinizi sanmıyorum.فلا تريد أن تفعل ذلك مع روبوتات المصانع الحاليه
Bütün bunları mevcut bir endüstriyel robotla yapmak isteyeceğinizi sanmıyorum.でも バクスターなら大丈夫
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Azt hiszem soha nem éreztem magam ennyire boldognak egész életemben.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Creo que nunca me sentí tan feliz en toda mi vida.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Ich glaube, ich war in meinem ganzen Leben noch nie so glücklich gewesen.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.I chyba nigdy w życiu nie byłam równie szczęśliwa.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Ik geloof niet dat ik ooit zo blij was in heel mijn leven.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Je crois que je ne me suis jamais sentie si heureuse.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.내 인생을 통틀어 그토록 행복한 적이 없었습니다
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Non penso di essere mai stata più felice in tutta la mia vita.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Nu cred că am fost vreodată mai fericită în întreaga mea viață.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Saya tidak pernah merasa sebahagia itu seumur hidup saya.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Tôi chưa bao giờ hạnh phúc như vậy trong suốt cuộc đời mình.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Ve svém životě jsem jsem se nikdy necítila takhle šťastná.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Δεν νομίζω ότι είχα νιώσει ποτέ στη ζωή μου πιο ευτυχισμένη.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Не думаю, что когда-либо я была счастливее за всю мою жизнь.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.Никога през целия ми живот не съм си и мислила, че ще бъда толкова щастлива.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.אני לא חושבת שאי פעם הרגשתי כל כך שמחה בכל חיי.
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.لا أعتقد أننى شعرت من قبل بهذه السعادة فى حياتى بأكملها
Bütün hayatım boyunca bundan daha mutlu hissettiğimi sanmıyorum.うれしかったことはありません マラソンを完走して
"Büyük Scot, Jeeves! Sanmıyorum - o ---- olamaz ""Great Scot, Jeeves Bạn không nghĩ rằng anh ta không thể được ---- "
"Büyük Scot, Jeeves! Sanmıyorum - o ---- olamaz ""위대한의 스코틀랜드인, Jeeves! 당신은 생각하지 마 - 그는 ---- 수 없다 "
"Büyük Scot, Jeeves! Sanmıyorum - o ---- olamaz ""سكوت العظمى ، جيفيس! كنت لا اعتقد -- انه لا يمكن ---- "
"Büyük Scot, Jeeves! Sanmıyorum - o ---- olamaz ""私は、その先生の考え方に傾いています。"
Bu yüzden yüzüne bakabileceğimi sanmıyorum.Ça fait si mal que je n'arrive pas à regarder ton visage.
Bu yüzden yüzüne bakabileceğimi sanmıyorum.Nem hiszem, hogy a szemedbe tudnék nézni.
Bu yüzden yüzüne bakabileceğimi sanmıyorum.Γι' αυτό δε νομίζω ότι μπορώ να δω το πρόσωπό σου.
Bu yüzden yüzüne bakabileceğimi sanmıyorum.لذا لا اظن انه يمكنني النظر اليك
[cam kırılma sesi] Sanmıyorum!*Glas går i stykker* Det tror jeg ikke!
[cam kırılma sesi] Sanmıyorum!Io non la penso così!
[cam kırılma sesi] Sanmıyorum!난 그렇게 생각 안하는데!
[cam kırılma sesi] Sanmıyorum! Louis!Ich würde gerne Flüssigkeiten auszutauschen.
[cam kırılma sesi] Sanmıyorum!لا اعتقد هذا !
[cam kırılma sesi] Sanmıyorum!ルイ!
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.El merece un montón de aplausos porque no creo que haya dormido mucho en los últimos tres meses, en realidad.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.El merita multe, multe aplauze pentru ca eu nu cred ca a dormit prea mult in ultimele trei luni.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.Er verdient wirklich viel Beifall, denn er hat in den letzten drei Monaten nicht viel geschlafen, denke ich.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.가장 많은 박수를 받아야할 사람입니다. 최근 삼 개월간 잠도 제대로 못잔 걸로 알고 있고,
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.Nagyon sok tapsot érdemel, mert nem hiszem, hogy az utóbbi három hónapban valami sokat aludhatott.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.On naprawdę zasługuje na wielkie oklaski bo właściwie nie sądzę, by zbyt wiele spał przez ostatnie 3 miesiące.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.Se li merita tutti, i vostri applausi, perché non credo che negli ultimi tre mesi abbia dormito molto.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.Zaslouží si velký potlesk, protože v posledních třech měsících asi moc nespal.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.Αξίζει εκτεταμένο χειροκρότημα καθώς δεν πιστεύω ότι έχει κοιμηθεί αρκετά τους τελευταίους τρεις μήνες.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.Он давно заслужил аплодисменты - последние три месяца ему не часто удавалось выспаться, вообще-то.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.Той наистина заслужава доста аплодисменти, защото не мисля, че е спал доста през последните три месеца.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.בהחלט מגיעות לו הרבה מחיאות כפיים כי לא נראה לי שהוא ישן בשלושת החודשים האחרונים.
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.إنه يستحق الكثير من التصفيق لأني لا أظن أنه نام كثيرا خلال الشهور الثلاث الماضيه ، حقيقتا
Çok büyük bir alkışı hakediyor gerçekten çünkü son üç aydır pek uyuduğunu sanmıyorum.この3ヶ月ほとんど寝ていないと思います 彼の恋人もあまり楽しくなかったと思います
-Çok geç kalma. Sen gidene kadar dönebileceğimi sanmıyorum.Det tar en stund, så faster hinner kanske gå.
-Çok geç kalma. Sen gidene kadar dönebileceğimi sanmıyorum.Du bist sicher schon weg, wenn ich wiederkomme.
Çünkü babam için çok üzülüyorum... ...ve seni görebileceğimi sanmıyorum.Annyira sajnálom az apámat, nem hiszem, hogy látni tudnálak.
Çünkü babam için çok üzülüyorum... ...ve seni görebileceğimi sanmıyorum.Comme je suis trop désolée pour mon père, je ne pense pas pouvoir vous voir, Park Hae Young.
Çünkü babam için çok üzülüyorum... ...ve seni görebileceğimi sanmıyorum.Νιώθω τόση λύπη, για τον μπαμπά μου... Δεν έχω την αυτοπεποίθηση να σε συναντώ.
Çünkü babam için çok üzülüyorum... ...ve seni görebileceğimi sanmıyorum.سأكون متأسفة جدا على والدي لا املك الشجاعة لمواجهتك
Çünkü çok yakışıklı. Derslerime odaklanabileceğimi sanmıyorum.Mert olyan jóképű, hogy szerintem nem leszek képes a tanulásra koncentrálni.
Çünkü çok yakışıklı. Derslerime odaklanabileceğimi sanmıyorum.Parce que.... il est si beau, je ne pense pas pouvoir me concentrer sur mes leçons.
"Çünkü.." o çünkü ben John McCain için özellikle bu geçerlidir sanmıyorum, ancakلأن على الرغم من أنني لا أعتقد أن هذا ينطبق تحديدا لجون ماكين لانه