Ana içeriğe geç
Sözlük

sanki ile cümle

sanki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.And I'm obsessed with, like, engineering of paper.
Sanki hayallerim gerçeğe dönüyordu.And sort of like my dream to be involved.
Ben de" Ne bekliyordum ki, sanki." dedim.So I said, "Well, what did I expect?"
Etinin altındaki kemiklerin varlığı, sanki bir "memento mori".The sense of the bones underneath his flesh and almost a kind of 'memento mori'.
Ben daha iyi miyim sanki?I am not much better?
Neden Seol'un sevdiği yiyeceklerin fiyatı artmış sanki?I bought only things that Seol likes.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Their metabolism will fall as though you were dimming a switch on a lamp at home.
Bu nasıl mümkün olabilir bilmiyorum ... ama sanki daha çok saçın var.I don't know how it's possible ... but you seem to have more hair.
Senin işin çok mu saygın sanki?Like your job is honorable!
Sanki bir şey yapmam gerek gibi.'It's like I have to do something.'
'Ne zaman' hakkında, sanki zamana bağlı değilmiş gibi bahsediyorum.I speak about 'when', as though, it doesn't depend on time.
Yani sanki-I mean it's almost like-
Herbir kişinin korteksi farklı bir şekilde katlanmıştır, sanki parmak izlerimiz gibi.Each individual's cortex is folded differently, very much like a fingerprint.
Sanki burada algoritmayı öğrenen bir makine var. (Alkışlar)As there is a machine learning algorithm in this -- (Applause)
Sanki daha önce zaman harcayıp, o insanı tanımışsınız gibi.It's like they took the time to get to know you before you even met.
Bu sanki... ...müzik kulağı olmak gibidir.It's like... an ear for music.
Sanki nereye dönersen dön, bu duygu her yerdeymiş gibi gelir sana.It seems as though this sensation is almost everywhere you turn it is there.
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırAlmost like you are suffocating and then sudddenly the lungs open and some space will come
Fakat sanki bu tür güçler gelirler ve zemini bir anlığına tutarlar.But it's as though these kind of forces they come and they are holding the ground for a moment.
Bacak sanki ayakmış gibi hareket ediyor.The leg is acting as a foot.
Bana sanki ben şeymişim gibi davrandılar... Bana çok ama çok iyi davrandılar.Just treated me so well.
Sanki spor salonundaymışsın gibi.It's like at the gym.
Sanki beni aşan bir durummuş gibi.It looks out of my hands.
Adam: Sanki şeye benziyor--Looks like some kind of--
Sanki, eğer oturursam, bu benim komutum.It's like, if I just sit, that's my command.
Sanki biz ofisimizde evrenin sahipleri gibi oturupMasters of the universe - sayin' oops!
Öyle güzuküyor ki, sanki eksenler i, j ve k vektörleri.So it almost looks like, your three-dimensional axes, it almost looks like the vectors i, j, k.
Sanki Meksika ve Kanada Amerikanin düşman komuşularıdır. ki düşman değiler.It's as though Mexico and Canada were hostile neighbors to the United States, which they're not.
- Sanki, parçacıklar dışarı sapıyor.So it's kind of like particles are getting deflected out.
Ondan yayılan saçmalıklar beni, sanki ışık görmüş tavşan gibi öylece köşeye sıkıştırdı.That I'm staring, I'm like a rabbit suddenly trapped In the blinding headlights of vacuous crap.
İkizi gibi sanki."As the faith of any fundamentalist"
Sanki tanrıymış gibi.Just as if he were God.
Sanki hisleri "mutlu, mutlu, heyecanlı, kahretsin, sıkkın, sıkkın, bunalmış, bunalımda"dan ibaret.Happy, happy, excited, oh shit, frustrated, frustrated, overwhelmed, depressed.
Liseye kadar, sanki O'nun evinde yaşıyor gibiydimUntil junior high, it was as if I lived at his house.
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?We're 11 years apart, but it looks more doesn't it?
Sanki her şeyi çok aceleye getiriyormuşuz gibi..It just feels like we're rushing through it all.
Ben de iğneyi kırdım, onu sanki Hulk kırmış görüntüsünü verdim.So I broke the needle. And made a needle look like the Hulk's broken it.
Sanki bu demografik verileri sadece burada biliyoruz.Well folks, it's like we know these demographics here.
Bu çok rahatsız edici, sanki çocuğun bir sorunu varmış gibi duruyor.He's got a grenade in his hand that's upsetting, It's look like there's something wrong with him.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Whoosh) This electric hush, as if they could sense what was about to happen.
İnsan figürünün yüzüne bakalım, ağzı açık, sanki sakalı varmış gibi duruyor.His mouth is open; he looks like he has a mustache.
Sanki hergün Disneyland'e gitmek için ücret ödenmesi gibiydi.It was like basically being paid to go to Disneyland everyday.
Sanki burası iks'e yakınsıyor gibi ama ardından "eksi iks" geliyor.And then, so maybe this kind of converges to x, but then we would subtract an x.
Kosekant, sanki, "1 bölü kosinüs"e eşitmiş gibi gelir ama değildir.You would have thought that the cosecant is 1 over cosine. But it's not.
Sanki zaman durmuştu.It was as though time had stopped.
Yüzü ve omuzlarındaki çilleri büyümüş ve çoğalmıştı, sanki güneş yanığı olmuş gibiydi.The freckles had grown and multiplied on her face and shoulders, clustering into a kind of a tan.
İşin püf noktası şuanki zamandan gerçekten keyif almak, sanki geçmişteymiş gibi.The trick is really to enjoy the present, as if it were the past.
Sanki geleceğimiz buna bağlıymış gibi hareket etmeliyiz.We need to act like the future depends on it.
Sanki sadece bir tane gezeneginimiz varmış gibi.We need to act like we only have one planet.
Sanki bizi yakalamaya çalışıyormuş gibiLike it was trying to catch us.
Sanki bisiklete binmek gibi. Bazen düşebilirsiniz.Do not look at English as just another subject.
Her zaman bana sanki görüyormuşum gibi davrandığımı söylerlerdi.They always told me, you do what you want.
Aynı anda sanki birçok farklı yöne hareket ediyormuş gibi.I feel as though she moves in several directions at the same time.
Sanki orada durduğumuzda rüzgar etrafımızı saracakmış gibi.Just as we would stand there, very likely having the wind whip around us.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.It's like that initial stage is over -- oneness: infancy, unformed, primitive.
Yani sanki biri şöyle demiş gibiSo litterally if someone said
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.In our media environment, it's as if they don't even exist.
Dikkat ederseniz, sanki Snoopy çizgi-bantından fırlamış gibi görünüyor.Notice it looks like something out of a Peanuts cartoon.
Zaman akıp gidiyor,altı ay sonra, hala sanki geçen haftaymış gibi hissettiriyor.Time moves on, it's six months later, It still feels like last week.
Aramadığımız zamanda, sanki hastalığın durdurma sihiri yaptık.When we didn't search, we had the illusion that there was no disease.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod