Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Nepočul som prísť, ale točí, ako keby mierny kontakt prst sa povolený úlovok.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Neslyšel jsem přijít, ale točí, jako kdyby mírný kontakt prst se povolený úlovek.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Nie słyszał mnie wymyślić, ale obrócił się tak, jakby niewielki kontakt z moim palcu miał wydała połowu.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Ông không nghe thấy tôi đến, nhưng quay vòng như tiếp xúc nhẹ của ngón tay của tôi đã phát hành một nắm bắt.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.On ni slišal me prišel gor, toda nepreden krog, kot da rahlo stik mojega prsta se je sprosti ulov.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Він не чув мене придумали, але повернувся, наче незначний контакт мій палець був випустила зловити.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Он не слышал меня придумали, но повернулся, как будто незначительный контакт мой палец был выпустила поймать.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Той не ме чуете да излезе, но непредени кръг, ако леко контакт на пръста ми освободени улов.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.הוא לא שמע אותי לבוא, אבל הסתובב כאילו מגע קל של האצבע שלי
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.وقال انه لم يسمع لي الخروج ، ولكن شباك الجولة كما لو كان الاتصال طفيف في إصبعي كان
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.キャッチをリリースしました。 "私が探していた、"彼はどもりながら。
Bana sanki ben şeymişim gibi davrandılar...저를 정말...
Bana sanki ben şeymişim gibi davrandılar...Они относятся ко мне как...
Bana sanki ben şeymişim gibi davrandılar...لمعاملتهم لي كما...
Bana sanki ben şeymişim gibi davrandılar...こんなにも良くしてくれて
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Anh ấy nhìn tôi như tôi mới trích một đoạn từ một bài của Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Dia melihat seakan saya baru mengutip lagu Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Ele olhou para mim como se eu estivesse a citar uma canção de Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Er schaute mich an, als hätte ich gerade ein Lied von Whitney Houston zitiert.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Han såg på mig som om jag just citerat en Whitney Houston-låt.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Hij keek me aan alsof ik net een Whitney Housten-lied citeerde.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Il m'a regardé comme si je venais de citer une chanson de Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.미구엘은 제가 휘트니 휴스턴 노래를 흥얼거린 것처럼 쳐다보더군요.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Me miró como si justo había citado una canción de Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Mi guardò come se avessi appena citato una canzone di Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Podíval se na mě, jako kdybych mu četl text písničky Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.S-a uitat la mine ca şi cum aş fi citat dintr-un cântec al Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Spojrzał, jakbym rzucił właśnie cytatem z piosenki Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Úgy nézett rám, mintha egy Whitney Houston dalt idéztem volna.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Με κοίταξε σαν να του μιλούσα για κάποιο τραγούδι της Whitney Houston.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Он посмотрел на меня, будто я только что процитировал песню Уитни Хьюстон.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.Той ме погледна, сякаш съм цитирал песен на Уитни Хюстън.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.הוא הסתכל עלי כאילו ציטטי שיר של וויטני יוסטון.
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.نظر إلي كما لو أنني أقتبست جملة من أغنية " ويتني هيوستن "
Bana sanki bir Whitney Houston şarkısından alıntı yapmışım gibi baktı.(笑)
Bana sanki onların da bu deneyden geçmiş gibi hissettiklerini söylediler.A oni mi řekli, že se cítili přesně tak, jako účastníci tohoto experimentu.
Basılı tutarsam daha iyi olur sanki. Evet, şimdi olmuş gözüküyor.Exercício de medida de ângulos.
Basılı tutarsam daha iyi olur sanki.계속 누르고 있는 것이 낫겠네요
Basılı tutarsam daha iyi olur sanki.Ако държа натиснато е по-добре.
Basılı tutarsam daha iyi olur sanki.ويمكنني ان اتابعها بشكل افضل
Basılı tutarsam daha iyi olur sanki.ここでいいでしょう。
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.A média szempontjából olyan, mintha ők nem is léteznének.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Dalam lingkungan media kita, seolah-olah mereka bahkan tidak ada.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Dans notre environnement médiatique, c'est comme s'ils n'existaient pas.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.În mediul mass-media, e ca și cum ei nici nu există.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.In onze mediaomgeving is het alsof ze niet bestaan.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.In unserer Medienlandschaft ist es so, als würden sie gar nicht existieren.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.우리의 미디어 환경에서 보면 그들은 존재하지 않는 것과 같습니다.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Nel nostro ambiente mediatico, è come se non esistessero nemmeno.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.No nosso ambiente mediático, é como se eles nem sequer existissem.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Para nuestro ambiente mediático es como si no existieran.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Trong môi trường thông tin của chúng ta cứ như thể họ không tồn tại
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.V našem mediálním prostředí je to jako by ani neexistovali.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.V našom mediálnom prostredí akoby ani neexistovali.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.W środowisku naszych mediów jakby nie istnieli.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Στο χώρο των μίντια, είναι σαν να μην υπάρχουν.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.В нашата медийна среда, това е като че ли те дори не съществуват.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.В наших СМИ создается ощущение, как будто их просто не существует.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.У нашому медійному середовищі, все так, наче їх навіть не існує.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.בסביבת המדיה שלנו, זה כאילו הם לא קיימים.