Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.كما لو أنهم غير موجودين فى بيئة وسائلنا الإعلامية.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.彼らの存在は無視されています 「マッドメン」と呼ばれる
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A głowa jego i włosy były białe jako wełna biała, jako śnieg, a oczy jego jako płomieó ognia;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.A jeho hlava a jeho vlasy boly biele jako biela vlna, jako sneh, a jeho oči boly jako plameň ohňa,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Az õ feje pedig és a haja fehér vala, mint a fehér gyapjú, mint a hó; és a szemei olyanok, mint a tûzláng;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Capul şi părul Lui erau albe ca lîna albă, ca zăpada; ochii Lui erau ca para focului;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Ðầu và tóc người trong như lông chiên trắng , như tuyết ; mắt như ngọn lửa ;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Ðầu và tóc người trong như lông chiên trắng, như tuyết; mắt như ngọn lửa;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.e a sua cabeça e cabelos eram brancos como lã branca, como a neve; e os seus olhos como chama de fogo;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Glava pa njegova in lasje beli kakor bela volna, kakor sneg, in oči njegove kakor plamen ognja,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Hans huvud och hår var vitt såsom vit ull, såsom snö, och hans ögon voro såsom eldslågor.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Hlava pak jeho a vlasové byli bílí, jako bílá vlna, jako sníh, a oči jeho jako plamen ohně.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.그 머리와 털의 희기가 흰 양털같고 눈 같으며 그의 눈은 불꽃같고
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Men hans Hoved og Hår var hvidt som hvid Uld, som Sne; og hans Øjne som Ildslue;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.og hans hode og hår var hvitt som hvit ull, som sne, og hans øine som ildslue,
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Rambut-Nya putih seperti bulu domba, seputih kapas. Mata-Nya bernyala-nyala seperti api
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Sein Haupt aber und sein Haar war weiß wie weiße Wolle, wie der Schnee, und seine Augen wie eine Feuerflamme
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Su cabeza y sus cabellos eran blancos como la lana blanca, como la nieve, y sus ojos eran como llama de fuego
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Zijn haar was zo wit als wol, zelfs zo wit als sneeuw en Zijn ogen schitterden als vuur.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.глава Его и волосы белы, как белая волна, как снег; и очи Его, как пламень огненный;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Голова ж Його і волоссє білі, як вовна біла, як снїг; а очі Його як поломінь огняна;
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.Но имам това против тебе, че си оставил първата си любов.
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.וראשו ושערו לבנים כצמר צחר כשלג ועיניו כלבת אש׃
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.واما راسه وشعره فابيضان كالصوف الابيض كالثلج وعيناه كلهيب نار
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.他 的 頭 與 髮 皆 白 、 如 白 羊 毛 、 如 雪 . 眼 目 如 同 火 焰
Başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri alev alev yanan ateşti sanki.他 的 頭與髮 皆白 、 如 白 羊毛 、 如 雪 . 眼目 如同 火焰
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Bà Samsa và Grete cúi xuống của họ chữ cái, như thể họ muốn đi trên văn bản.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Doamna SAMSA and Grete aplecat în jos pentru a lor litere, ca şi cum au vrut să meargă în scris.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Frau Samsa und Grete beugten sich zu ihren Briefe, als wollten sie sich auf das Schreiben zu gehen.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Fru Samsa og Grete bøjede sig ned til deres breve, som om de ønskede at gå med at skrive.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Gospa Samsa in Grete sklonil, da bi svoje črke, kot da bi želeli, da gredo na pisanje.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim.문자는 것처럼 그들은 쓰기에 가고 싶었어요.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."La señora Samsa y Grete se inclinó a su cartas, como si quisieran seguir escribiendo.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Mevrouw Samsa en Grete bukte om hun letters, alsof ze wilden gaan schrijven.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Mme Samsa et Grete se pencha à leur lettres, comme si elles voulaient continuer à écrire.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Mrs Samsa dan Grete membungkuk untuk mereka surat, seolah-olah mereka ingin terus menulis.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Mrs Samsa och Grete böjde sig ner till sina bokstäver, som om de ville fortsätta skriva.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Pani Samsa i Grete pochylił się nad ich listów, jak gdyby chciał iść na piśmie.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Rouva Samsa ja Grete kumartui heidän kirjeet, ikään kuin he halusivat mennä kirjallisesti.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim.Samsa és Grete lehajolt, hogy a betűket, mintha meg akarták folytassa az írást.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Samsa pani Grete a sklonil sa, aby ich listy, ako by chcel ísť na písanie.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Samsa paní Grete a sklonil se k jejich dopisy, jako by chtěl jít na psaní.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Signora Samsa e Grete si chinò per loro lettere, come se volesse continuare a scrivere.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Sra. Samsa e Grete curvou-se aos seus letras, como se quisessem continuar a escrever.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Κα Samsa και Grete έσκυψε για να τους γράμματα, σαν να ήθελε να πάει στο γράψιμο.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Г-жа Замза и Грета наклонился, чтобы их буквы, как если бы они хотели пойти на письма.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Г-жа Замза і Грета нахилився, щоб їх букви, як якщо б вони хотіли піти на листи.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim."Мисис Samsa и Грете се наведе, за да им букви, като че ли искаха да отидат на писане.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim.המכתבים, כאילו הם רוצים להמשיך לכתוב.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim.خطابات ، كما لو كانوا يريدون الاستمرار في الكتابة.
"Bayan Samsa ve Grete eğildi mektupları, sanki onlar yazılı gitmek istedim.クリーニングの女性がすべてを記述する開始しようとしていることに気づいた氏Samsa、
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.Joskus se kuulostaa kuin jos joku hävisi th "Moor" wailin ".
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.Às vezes parece como se alguém se perdeu em 'amarrar um' th gemido ".
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.A veces suena como que si alguien se perdió en el páramo una 'th Wailin'.
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.A volte sembra come se qualcuno è stato perso su 'moor un' esimo Wailin '.
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.Czasem brzmi to tak jakby ktoś zaginął na "moor" th Wailin ".
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.Đôi khi nó giống như âm thanh như một trong một số đã bị mất trên 'đậu' th wailin '.
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.Ibland låter det som om någon gick förlorad på th "förtöja en" wailin ".
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.Kadang-kadang terdengar seperti seperti jika ada yang hilang di 'tegalan sebuah' th wailin '.
Bazen bazı th 'moor' Wailin 'kayboldu sanki gibi geliyor.Manchmal klingt es wie als ob jemand auf th 'Moor ein "Wailin' verloren.