Ana içeriğe geç
Sözlük

sanki ile cümle

sanki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Συγγνώμη -- απλά αυτή η σκηνή με κάνει να νιώθω πως πρέπει να κάνω stand-up comedy.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Извините - я почувствовал, что просто должен был пошутить, обстановка этому способствует.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.Извинявайте много - имам чувството, че трябва да се шегувам тук заради обстановката.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.הולך לדעתי הכי טוב עם מחלות המעי הדק. [צחוק]
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.المعذرة -- يبدو الأمر وكأنني لا بد أن دوراً مسرحياً هنا بشأن التحضيرات للعرض.
Afedersiniz -- Bu sahne bana sanki stand-up yapıyormuşum hissi verdi.さて 今日はこれから数分間で皆さんに
[AĞLIYOR] Ve ben 32 yaşındayım, ve bunu çok önce çözmüş olmam gerekiyordu sanki..A przecież mam 32 lata i powinnam już to wcześniej... zrozumieć.
[AĞLIYOR] Ve ben 32 yaşındayım, ve bunu çok önce çözmüş olmam gerekiyordu sanki..Y tengo 32, y se siente como si yo debería haber... sabido eso.
[AĞLIYOR] Ve ben 32 yaşındayım, ve bunu çok önce çözmüş olmam gerekiyordu sanki..[وهى تبكي] عمرى 32 عاماً، وأشعر وكأننى يجب أن.. أفهم.
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?Hvor skulle jeg stikke af til?
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?Kau pikir aku akan lari?
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?Kom op, naar waar moet ik lopen?
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?¿Vamos, adonde voy a correr?
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?Vart skulle jag springa?
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?Πώς θα πάω;
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?Как бих могъл да избяга?
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki??בחייך, לאן אברח
Ah hadi canım! Nereye kaçacağım sanki?هيا ، أين يمكنني الذهاب؟
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hans ögon likna duvor invid vattenbäckar, duvor som bada sig i mjölk och sitta invid bräddfull rand.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hans øine er som duer ved rinnende bekker; de bader sig i melk, de hviler i sin ramme.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.hans Øjne som Duer ved rindende Bække, badet i Mælk og siddende ved Strømme,
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Hij heeft prachtige ogen, die lijken op badende duiven.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.I suoi occhi, come colombe su ruscelli di acqua; i suoi denti bagnati nel latte, posti in un castone
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.jeho oči jako holubice nad tokmi vody, umyté v mlieku; sedia ako vrúbené drahokamy;
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.눈은 시냇가의 비둘기 같은데 젖으로 씻은 듯하고 아름답게도 박혔구나
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Matanya bagaikan merpati pada mata air, merpati bermandi susu, duduk di tepi kolam
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Mắt người như chim bò câu gần suối nước , Tắm sạch trong sửa , được nhận khảm kỹ_càng .
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Mắt người như chim bò câu gần suối nước, Tắm sạch trong sửa, được nhận khảm kỹ càng.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Ochii lui sînt ca nişte porumbei pe marginea izvoarelor, scăldaţi în lapte, şi odihnindu-se în faţa lui plină.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Oči jeho jako holubic nad stoky vod, jako v mléce umyté, stojící v slušnosti.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Oči njegove so kakor golobice ob bistrih potokih, z mlekom umite, lepo posajene.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Oczy jego jako gołębicy nad strumieniami wody, jako umyte w mleku, stojące w mierze swojej;
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Os seus olhos são como pombas junto �s correntes das águas, lavados em leite, postos em engaste.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.õ szemei mint a vízfolyás mellett való galambok, melyek tejben fürödnek, [szép] teljesen helyheztettek.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Seine Augen sind wie Augen der Tauben an den Wasserbächen, mit Milch gewaschen und stehen in Fülle.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.Sus ojos son como palomas junto a los arroyos de aguas, bañados en leche y sentados sobre engastes
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.οι οφθαλμοι αυτου ως περιστερων επι των ρυακων των υδατων, λελουμενοι εν γαλακτι, καθημενοι ως λιθοι ενθεσεως
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.глаза его – как голуби при потоках вод, купающиеся в молоке, сидящие в довольстве;
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.עיניו כיונים על אפיקי מים רחצות בחלב ישבות על מלאת׃
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.عيناه كالحمام على مجاري المياه مغسولتان باللبن جالستان في وقبيهما.
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.他 的 眼 如 溪 水 旁 的 鴿 子 眼 、 用 奶 洗 淨 、 安 得 合 式
Akarsu kıyısındaki Güvercinler gibi gözleri; Sütle yıkanmış, Yuvasındaki mücevher sanki.他 的 眼如 溪水 旁 的 鴿子 眼 、 用奶 洗淨 、 安 得 合式
Akrostiţi sikeyim Sanki mutluymuţsun gibi davranmayý kes, ben geri döndümNe fais pas genre d"être heureux de mon retour car je vais faire mal
Akrostiţi sikeyim Sanki mutluymuţsun gibi davranmayý kes, ben geri döndümنه‌فره‌ت له‌و کردنه‌ش وه‌ک ئه‌وی دلخۆشبی دووباره‌ نه‌فره‌تت لیبێ
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiAl contrario, come se non ci fosse nessun ostacolo e con un rumore strano, ora
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiAo contrário, como se não houvesse nenhum obstáculo e com um ruído peculiar, ele agora
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiAu contraire, comme s'il n'y avait pas d'obstacle et avec un bruit bizarre, maintenant il
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiDimpotrivă, ca în cazul în care nu au nici un obstacol, precum şi cu un zgomot deosebit, el acum
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiÉppen ellenkezőleg, mintha nem volt akadály, és egy sajátságos zaj, most
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi Gregor ileriye sürdü.Im Gegenteil, als gäbe es kein Hindernis und ein eigenartiges Geräusch, jetzt ist er fuhr Gregor leitet.
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi Gregor ileriye sürdü.Integendeel, als er geen obstakel en met een eigenaardig geluid, hij nu reed Gregor naar voren.
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi Gregor ileriye sürdü.Päinvastoin, sillä jos ei olisi este ja erikoinen melua, hän nyt ajoi Gregor eteenpäin.
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi Gregor ileriye sürdü.Tværtimod er der som om der var ingen hindring, og med en ejendommelig støj, han nu kørte Gregor fremad.
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi Gregor ileriye sürdü.Tvärtom, som om det inte fanns några hinder och med en säregen buller, nu är han körde Gregor framåt.
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi Gregor ileriye sürdü.Wręcz przeciwnie, jakby nie było żadnych przeszkód i swoisty hałas, teraz prowadził Gregor przodu.
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi Gregor ileriye sürdü.Напротив, ако има няма да има пречки и с един особен шум, той сега изпъди Грегор напред.
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdi반대로, 만약 같은 독특한 노이즈가 전혀 지장이 없었다 그리고, 그는 지금
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiNaopak, ako by tam neboli žiadne prekážky a zvláštne hluk, keď sa
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiNaopak, jako by tam nebyly žádné překážky a zvláštní hluk, když se
Aksine, sanki tuhaf bir gürültü ile hiçbir engel ve o şimdiNasprotno, kot da ni bilo nobenih ovir in z nenavadno hrupa, je zdaj
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod