Ana içeriğe geç
Sözlük

sanki ile cümle

sanki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Orası sanki geçilmez, kapalı bir bölge gibidir.一部未舗装・狭隘区間がある。
Sanki daha önce sırf evinde oturarak iki adet ödülü kazanan o değil!" cevap verdi.それは二度の世界大戦の犠牲になって寿命をまっとうすることもなかった人たちのもとへも届くのである」と書いている。
Sanki hiç kullanılmamış gibi, ihtiyaç duyulandan çok daha büyük gibi gözüküyor her şey.常にみなされていたように、小型で輝いているものではない。
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.住人はその瞬間、何が起きたか悟った。
Zincir sanki ideal zincirmiş gibi hareket eder.^ 鎖のように交わる。
Yüzü sanki ölümün ta kendisiydi."其の形、人の如し」とをます。
Bu biraz negatif duruyor fakat biraz sanki kendi hislerinizi araştırmaya benziyor.彼女も剛には気がある節があるが、どちらかというと剛のことは弟のような感じで見ているようだ。
Sanki düğün evine döndü.自宅から結婚式場への往復に使用された。
"Biliyordum sanki bir gün bunun olacağını ve kemiklerime kadar hissediyordum ama hala öğrenilecek çok şey var.スタートして少しでも出ていたらまくるつもりだった」「今節は少しでも勉強できればと思っていたけど、先輩たちの勢いとか感じるものはあった。
Kitap üç bölümden oluşsa bile sanki uzayıp giden bir şiir havasını taşımaktadır.旅に心を遣るその姿は漂泊の詩人としての能因・西行等に連なるものがある。
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.膺象服以延厘。
Alexander “Eğlendirmeyi her daim sevdim ve bu bir şekilde sanki benim ilahi görevim” demiştir.他說:我總是喜歡娛樂,不論如何這就是我的職業。
Orası sanki geçilmez, kapalı bir bölge gibidir.就像一个无限大和无限远的区域光源。
Yürüyüşte O'ndan daha hızlısı yoktu öyle ki sanki yer kendisine dürülmekteydi.又更有似是而非者,痛斥传注,一似千古不传之秘,至今始发其覆,大言不惭,谬妄已极。
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.他十分无礼地谩骂我,好像我令他感到极为不快似的。
Fakat bu fikir Helvetler içinde sanki kök salmıştı.陈君谓,到此地步,如身游地狱,魔鬼呈形。
Sanki ruhu, kalbi ve sanatı başka bir seviyeye taşıyor," dedi.他認為心靈,靈魂和身體是相同的底層現實“雙方面的一元論”。
Dünya sanki yeni baştan yaratılır.最近的三角洲形成是从更新世开始的。
Sanki bir resmi geçitteymiş gibi saldırıyorlardı.但是以與壁畫一樣的側臉登場。
Ne zaman şerefinize uydunuz sanki").因为你们怎样论断人,也必怎样被论断。
Akış, yüksek kuvvet ve hareketlere karşı sanki katı bir tepeyi tırmanmaya çalışıyordu ve enerji kaybediyordu.俗好武習戰,高尚氣力,其升山赴險,抵突叢棘。
Sanki daha önce sırf evinde oturarak iki adet ödülü kazanan o değil!" cevap verdi.他且勿论,安有以趋热铨曹夤夜入相君宅而不起物议者?’不数日败。
Aynen bunun gibi, (Balıkesir kadar değilse de) köy de; sanki küçük bir Türkiye'dir.居民以排灣族為主,也有少數阿美族。
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.各以自義為是。
Mişima artık bir insan değil sanki.不过,她似乎已不是人世的人。
Şimdi onların yanında boynumuz bükük, sanki biz yanlışız onlar doğru!我今天看看同志们,就把这个道理讲一下,我们有理,真理在我们这边。
Sanki her şey bizimle beraber hareket ediyor."“연고제, 우리 모두 다 함께 가는거야!”.
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.사람들은 일단 어떠한 사건의 결과를 알게 되면, 마치 어떠한 것이 일어날 사건이 어떠한 것인지 알고 있었던 것처럼 느끼게 된다.
Sanki kendimi zaman içinde yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyorum".난 내가 다른 세상에 있던 것 같은 느낌이 들었습니다."
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.아이의 운명에 따라 슬퍼하기도 했다.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.“어떤 말도 하지 않고, 마치 불만스러운 것처럼 그의 얼굴을 감추었다.
Sanki “Bu adamdan mangaka olmaz” diyenlere kapak olsun dercesine.그런 까닭에 ‘대답할 자 없는 분’이라 하는 것이다.
Hep bir şeyler eksik sanki!"자주 텅 비어 있도다.’”라는 구절이 있다.
(Böylece sanki Boğazlar Bölgesi’nde çok uluslu bir devlet kurulmuş gibi oluyor.)(티쩐은 대한민국의 읍 규모, 싸는 마을 정도에 해당한다.)
Tank sanki bir öğrenciymiş gibi rahat bir şekilde kapıdan içeri girerek ilerler.한 사람의 학생이 한 사람의 교사와 대화하듯이 컴퓨터를 통해 학습을 진행할 수 있다.
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.감동한 듯 그녀는 일순 부드러워진다.
Sanki düğün evine döndü.시집을 전집으로 발간.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.그리고 다사역처럼 심도가 얕은 지하철역이기도 하다.
Ve daha sonra medyadaki herkes sanki bu doğruymuş gibi davranıyor.그 방면에 속하는 사람들이라면 누구나 잘 알고 있는 사실이라는 말.
Sanki aramızda yıllardır süren bir kan davası varmış gibi.이것으로 4년 간 많은 피를 흘린 전쟁이 끝났다.
Diğer vel-i zat bu teklifi beklemektedir sanki; "Ne duruyorsun kon, ya!" der.나머지 플레이어는 일정선에서 대기하다가, "What's the time, Mr Wolf?"라고 묻는다.
Şimdi onların yanında boynumuz bükük, sanki biz yanlışız onlar doğru!עכשיו אנחנו ירודים לעומתם, כאילו אנחנו הטועים והם הצודקים!
Umudum, Yahudilere sanki bizler Yahudiliğin bir parçasıymış gibi kardeşçe davranılmasıdır.משאלת ליבי היא שהיהודים יקבלו יחס של אחים, כמו היינו כולנו חלק מהיהדות.
Bu daire sanki bir "zındık avcılığı" uğraşına girdi.המבנה דומה ללהקת ציידים נודדת.
Sanki oğlunun kaderini bilmektedir.הוא מיידע אותה על מותו העתידי של בנה אביה.
Sanki eşyalar kendi kendine hareket etmektedir, gece vakti garip fısıltılar gelmektedir.בשמים נראו מראות מוזרים, וקול יללה מסתורי נשמע בלילות.
İşkembe yemeği Moncalieri'de sanki bir "inanç" haline gelmiştir.הקרב נודע כ"הקטטה במונטריאול".
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.אליזה: צר לי לשמוע שאת מדוכאת.
Dünya sanki yeni baştan yaratılır.הסוג כולו מקורו בעולם החדש.
Hep bir şeyler eksik sanki!"תמיד יש עדיין משהו לעשותו ".
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.כל אותה עת לא ידעו השניים דבר על המתרחש בעיירה.
Herifin piyanoya oturması bile, Tanrı aşkına, kutsal bir şeydi sanki.יתר על כן, ציורים שנתנו דמות אדם לאלוהים, נחשבו למעשה של חילול הקודש.
Zincir sanki ideal zincirmiş gibi hareket eder.Веригата е подобна на копринено въже.
Sanki ruhu, kalbi ve sanatı başka bir seviyeye taşıyor," dedi.Тя е дух, смисъл, емоция, преживяване в едно друго измерение“.
Sanki Tutankamon aceleyle gömülmüştür.Погребан е с голяма пищност.
İçimde bir volkan patladı sanki.В центъра му е разположен застинал вулкан.
Aynen bunun gibi, (Balıkesir kadar değilse de) köy de; sanki küçük bir Türkiye'dir.Освобождението заварва Малкочево като голямо турско село.
Tank sanki bir öğrenciymiş gibi rahat bir şekilde kapıdan içeri girerek ilerler.В социалистическото движение влиза още като ученик.
Sanki Tom uyuyor.Izskatās, ka Toms guļ.
"Benim de Söyleyeceklerim Var!" günümüz yaşantısının bir uzantısı sanki.Но просто искам да знаете, сър, колко съжелявам, че това е последната ни нощ в живота ни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod