Duméril, bu sandalyeyi ancak 1825'te, Lacépède'nin ölümünden sonra resmen aldı.Duméril only officially received this chair in 1825, after the death of Lacépède.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Ein weiterer Sitz ging an einen unabhängigen Kandidaten.
Sandalyeyi biraz oynatabilir misiniz?Pourriez-vous bouger un peu la chaise ?
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Un candidat indépendant obtient également un siège.
Sandalyeyi kapan kazanır.Prenez donc une chaise.
Bu sandalyeyi ben yaptım.Yo hice esta silla.
Bu sandalyeyi seviyorum.Me encanta esta silla.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Altri due seggi andarono a candidati indipendenti.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Оппозиция получила 20 мест, одно место получил независимый кандидат.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.وتزود كل قصبة فصية فصا رئويا مستقلا.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.A data foi em homenagem ao aniversário do filho mais velho.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.De wijk ging naar een onafhankelijke kandidaat.
Bu sandalyeyi seviyorum.Ik hou van deze stoel.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Jeden mandat objął kandydat niezależny.
Bu sandalyeyi nasıl tamir edebilirim?Chciałbym zwrócić krzesło.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Dessutom tog sig en oberoende kandidat in efter att ha vunnit en enmansvalkrets.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Han blir överlycklig när han får den i present på sin födelsedag.
Sandalyeyi kapan kazanır.Перемога розриває мої ланцюги.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Уся сім'я зібралася на святкування дня народження дідуся, останнього його дня народження.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Azon a napon hivatalosak a nagyi születésnapjára.
Sandalyeyi kapan kazanır.Székhelye Nyercsinszk.
Bu sandalyeyi ben yaptım.Ezt a széket én készítettem.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.1 έδρα καταλαμβάνεται από ανεξάρτητο υποψήφιο.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Έλαβαν μέρος στην εορτή των γενεθλίων του.
Kane, Bearer'ın üzerine yürüyünce Undertaker da kalkıp Kane'in kafasına sandalyeyi geçirdi.Da Kane vendte ryggen til Bearer, slog Bearer Kane med med stolen.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Partai Aksi Demokrat memenangkan satu kursi, sementara yang lainnya dipegang oleh seorang kandidat independen.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Selendang itu akan dipersembahkan sebagai hadiah ulang tahun ibunya.
Parti alt kamarada 294 sandalye ve üst kamarada 83 sandalyeyi elinde bulundurmaktadır.Đảng này chiếm 294 ghế trong Chúng Nghị viện và 83 ghế trong Tham Nghị viện.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.一連の独立して立つ薄い板が残った。
Sandalyeyi kapan kazanır.성불(成佛)할 때 획득한다.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.עדיין הייתה זו תוצאה טובה עבור מועמד עצמאי.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Drugo mjesto je osvojio u disciplini pištolj slobodnog izbora.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Voľby vyhral ako nezávislý kandidát.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Taip pat 1 mandatą laimėjo nepriklausomas kandidatas.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Azt hiszem, ebben egyetértünk.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Credo che siamo d'accordo su questo.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Daar zijn we het over eens.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?이 점은 모두들 동의하리라 믿습니다. 그렇다면 나무는 어디에서 이런 의자를
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Mistä puu sitten saa aineksen, josta tämä tuoli on tehty?
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Où l'arbre prend-il la substance avec laquelle nous faisons cette chaise ?
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Skąd drzewo bierze to, z czego zrobione jest to krzesło?
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Все согласятся с этим, я думаю.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?Мисля, че всички ще се съгласим за това.
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?أعتقد أننا نتفق حول ذلك. من أين تأتي الأشجار بالأشياء التي تشكل هذا الكرسي،
Anlaştık. Peki bu sandalyeyi yaptığımız bu ağacın onca ağırlığının geldiği yer neresidir?モノをどこから得たのでしょうか? これらは全てどこから来たのでしょう?
Böylece mobilyayı seçtim. Ve özellikle sandalyeyi seçtim çünkü onlarla ilgili bildiğim bir şey vardı.Vậy nên tôi chọn bàn ghế. cụ thể là những chiếc ghế vì tôi biết một vài điều về chúng.
Böylece mobilyayı seçtim. Ve özellikle sandalyeyi seçtim çünkü onlarla ilgili bildiğim bir şey vardı.И я выбрал мебель, а точнее, кресла, потому что про них мне было кое-что известно.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.Ich gehe davon aus, dass ihr vermutlich diesen Stuhl erkennt, und einige andere, die ich euch zeigen werde.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.Immagino che probabilmente riconosciate questa sedia e anche le altre che vi mostrerò.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.Je suppose que vous reconnaitrez cette chaise, comme quelques-unes des autres que je vais vous montrer.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.여러분들은 아마 이 의자가 낯익을 겁니다. 그리고 곧 보여 드릴 다른 의자들도 마찬가지일 겁니다.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.Podejrzewam, że rozpoznajecie to krzesło i inne, które zamierzam wam pokazać.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.Probablemente no reconozcan esta silla y algunas de las otras que les mostraré.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.Tôi nghĩ bạn có thể nhận ra chiếc ghế này và một số thứ khác tôi sắp trình chiếu.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.אני משער שאתם כנראה מזהים את הכיסא הזה וכמה מהאחרים שאני הולך להראות לכם היום.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.أفترض أنكم قد تعرفون هذا الكرسي وبعض الكراسي الأخرى التي سأريكم اياها.
Bu bu sandalyeyi ve birazdan göstereceklerimi tanıyacağınızı düşünüyorum.ご覧になったことがあるでしょう しかしまずサーカスから始めましょう
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.A já nikdy nezapomenu, jak spolu Mahmoud a jeho syn šli a tlačili prázný vozíček.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Ik zal nooit vergeten hoe Mahmoud en zijn zoon samen de lege rolstoel voortduwden.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Nikdy nezabudnem, ako si Mahmúd a jeho syn spolu vykračovali tlačiac prázdny vozíček.