Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalyeleri ile cümle

sandalyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Ama verilen ödün benden yanaydı diye düşündüm çünkü insanların çoğu sandalyelerini ayarlamıyorlar.لكن الشيء المرضي انني شعرت انني قدمت خدمة لان معظم الناس لا يقومون بضبط مقاعدهم.
Ama verilen ödün benden yanaydı diye düşündüm çünkü insanların çoğu sandalyelerini ayarlamıyorlar.調整が不要になることを考えれば その点については妥協すべきでしょう 調整は一切不要なんですから
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Ich erlebe, dass Rollstühle gekauft und verkauft werden wie Gebrauchtwagen.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Ik zie rolstoelen die verhandeld worden als waren het gebruikte auto's.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Invalidné vozíky sa kupujú a predávajú ako použité autá.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Jag ser permobiler som köps och säljs som begagnade bilar.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Je vois des chaises roulantes achetées et vendues comme des voitures d'occasions.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.휠체어가 중고차처럼 사고 팔리는 것을 봅니다.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Látom, ahogy használt tolószékekkel kereskednek, mint használt autókkal.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Na ulicach widzę wózki inwalidzkie, które kupuje się i sprzedaje jak używane samochody.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Saya menyaksikan kursi roda dibeli dan dijual seperti mobil bekas.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Tôi nhìn thấy xe lăn được mua bán giống như xe cũ vậy.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Vedo vendere e comprare carrozzelle per invalidi come se fossero auto usate.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Vejo cadeiras de rodas compradas e vendidas tal como carros usados.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Veo sillas de ruedas compradas y vendidas como autos usados.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Vidím, jak se invalidní vozíky prodávají a kupují jako použitá auta.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Βλέπω αναπηρικές πολυθρόνες να πουλιούνται και να αγοράζονται σαν μεταχειρισμένα αυτοκίνητα.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Виждам как инвалидни колички се купуват и продават досущ като употребяваните коли.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.Инвалидные коляски покупают и продают словно поддержанные автомобили.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.של מערכת המזון הנוכחית על שכונתכם? אני רואה כסאות גלגלים שנרכשים ונמכרים
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.أنا أرى كراسي متحركة تشترى وتباع كالسيارات المستخدمة.
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.我見到輪椅好似二手車咁普通咁買賣
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum.車いすが まるで中古車のように 売り買いされ 透析センターが スターバックスのように 街角に出現する
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Bylo tam hodně lidí, jezdí tam věřící v kolečkových křeslech a s berlemi a tak podobně.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.C'erano molte persone - i fedeli arrivavano in sedia a rotelle, con le stampelle e così via.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.De gelovigen komen er in rolstoelen en op krukken in drommen op af.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Der var mange mennesker der -- de troende kommer der -- kørestole og krykker og så videre.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Det var mycket folk där -- de troende kom för att vara med i sina rullstolar och sina kryckor och så vidare.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Eine Menge Leute waren anwesend - die Gläubigen verkehren dort -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Era multă lume acolo... credincioşi veniţi să fie în ... scaune cu rotile şi cârje şi altele.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Havia lá muita gente — apareciam fiéis em cadeiras de roda e de muletas.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Hay un montón de personas, los creyentes que vienen, sillas de ruedas y muletas y así.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Il y avait beaucoup de monde -- les fidèles venaient avec leurs -- fauteuils roulants, leur béquilles, etc.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.사람들이 많았는데 - 신념에 찬 이들은
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Siellä oli paljon ihmisiä -- uskovat tulevat pyörätuoleillaan ja kainalosauvoillaan ja muilla.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Sokan voltak ott -- a hívők eljöttek kerekesszékben, mankóval, és így tovább.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veliko ljudi je bilo tam, vernikov v invalidskih vozičkih, z berglami in tako naprej.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Zgromadziła się tam cała masa bogobojnych osób, na wózkach inwalidzkich, o kulach, itp.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Имаше много хора... вярващите баха дошли с техните инвалидни колички, патерици, и т.н.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Там было много людей — верующие в инвалидных колясках и на костылях, и тому подобное.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.היו שם הרבה אנשים - המאמינים באו לשם על גבי -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.كان هناك الكثير من الناس هناك -- المؤمنون كانوا هناك --
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.松葉づえをついた人など 信心深い人々がいました
Diyelim ki, 3 sandalyem var. Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Disons que j'ai 3 chaises
Diyelim ki, 3 sandalyem var. Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Mějme 3 židle. -
- Diyelim ki, 3 sandalyem var. Sandalyeleri temsilen çizgiler çizeceğim.Да кажем, че разполагам с три стола.
Hiç kimse oturmadan önce bir sandalye seçelim. Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.Но перед тем, как рассадить людей по креслам, давайте обозначим кресла метками (произвольно).
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Also der erste Wurf den wir gemacht haben hat einen unserer Kopf-Stühle besetzt
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Bom, o primeiro lançamento que nós usamos, usamos uma das cadeiras para caras.
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Pierwszy rzut zajął jedno z krzeseł, na których mają siedzieć reszki.
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -První hod, který jsme použili, obsadil jednu z židlí.
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Ну, первое подбрасывание, которое мы уже использовали, забрало одну возможность выпадения "орла".
Jinnah'daki tekerlekli sandalyelerin durumu bu, birileri lütfen tekerlekli sandalye bağışlayabilir mi?En visitant le service le 30 juin et en remarquant les conditions de prise en charge, il a tweeté :
Peki ikinci tura için kaç ihtimal var? İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Мога да имам тура, ези, тура, ези, ези.
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım. Biz en soldaki 1 numaralı sandalyeden başlayalım.Oznaczenia dla krzeseł są arbitralne, zacznijmy od krzesła z lewej oznaczonego numerem 1.
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.이건 임의로 이름을 붙인 것이죠, 하지만 왼쪽에 있는
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.هذه تسميات عشوائية للكراسي
Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.では左側の1の椅子から始めましょう。
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.Aşa ridică mâna.
Sandalyelerine otururlar ve kendilerini küçültürler ve ellerini şu şekilde kaldırırlar.De sitter i sina stolar och gör sig så små det går och de gör så här när de räcker upp handen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod