Tom sandalyeleri dizdi.
Tom lined up the chairs.
Bu sandalyeleri seviyorum.
I like these chairs.
Galeride sandalyelerimiz var.
We have seats in the gallery.
Tom kamp sandalyelerini açtı.
Tom unfolded the camp chairs.
Sonra o sandalyeleri yapardın.
And you'd make these chairs.
Ayakları kırık sandalyeleri at.
Throw away the chairs whose legs are broken.
Sandalyeleri olduğu gibi bırak.
Leave the chairs as they are.
Yalnız ofis sandalyeleri değil.
But not office chairs.
Sandalyeleri arka arkaya koydun.
You arranged the chairs in a row.
Tom masa ve sandalyeleri boyadı.
Tom painted the table and the chairs.
Onlar sizin sandalyeleriniz değil.
Those are not your chairs.
Sandalyeleri odadan dışarı taşıdı.
He carried the chairs out of the room.
sandalyeleri ile daha fazla örnek cümle →