Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Ele enfiou as mãos nos bolsos como eu entrei, e ele sentou-se na sua lumpily cadeira.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Er hatte seine Hände in die Hosentaschen stecken, als ich eintrat, und er setzte sich lumpily in seiner Stuhl.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Había metió las manos en los bolsillos como entré, y se sentó en su lumpily silla.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Han hade stack händerna i fickorna när jag kom in, och han satte sig lumpily i sin stol.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Hän oli juuttunut hänen kädet taskuissa kuin tulin, ja hän istuutui lumpily hänen tuoli.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.He volna dugta kezét zsebre, ahogy jött, és leült lumpily az ő szék.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Hij had stak zijn handen in zijn zakken als ik binnenkwam, en hij ging zitten lumpily in zijn stoel.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Il avait mit les mains dans ses poches que je suis entré, et il s'assit dans son lumpily chaise.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.제가 온대로 그는 주머니에 손을 붙어 줄, 그는 스미스 lumpily 앉아서 의자.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Miał wsadził ręce w kieszenie jak przyszedł, i usiadł lumpily w jego krzesła.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.On bi obtičal z rokami v žepih, ko sem prišel, in je sedel v svojem lumpily stol.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Ông đã bị mắc kẹt tay trong túi của mình khi tôi đến, và ông ngồi xuống lumpily trong của mình ghế.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Už strčil ruce do kapes, když jsem přišel a posadil se na jeho lumpily židle.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Už strčil ruky do vreciek, keď som prišiel a posadil sa na jeho lumpily stoličky.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Είχε κολλήσει τα χέρια του στις τσέπες του, όπως μου ήρθε και κάθισε lumpily στο έργο του καρέκλα.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Він засунув руки в кишені, як я увійшов, і він сів у його lumpily стілець.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Он сунул руки в карманы, как я вошел, и он сел в его lumpily стул.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.Той беше пъхна ръце в джобовете си, като дойдох в, и той седна lumpily в неговата стол.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.عنيدا وتمسك يديه في جيوبه وجئت فيه ، وجلس في بلده lumpily كرسي.
Geldi Ceplerini ellerini sıkışmış ediyorum ve onun lumpily oturdu sandalye.椅子。 盗聴。私は彼が関心を取った耳に彼に言った
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.Bà đến, tất nhiên bằng xe đẩy.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.그가 찾아왔죠. 물론 휠체어를 타고요.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.היא הגיעה. כמובן על כסא גלגלים.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.و جاءت، بالطبع على الكرسي المتحرك.
Geldi. Tabii ki tekerlekli sandalyede.彼女の半身は病気で不自由で 残り半身は問題なし
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.그러면 4명만이 남아서, 의자 2에는 4명의 다른 사람들을 앉힐 수 있게 됩니다.
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Dan zijn er nog maar 4 personen over, dus hier kunnen 4 verschillende personen plaats nemen.
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Depois, sobrariam só 4 pessoas, então daria para colocar 4 pessoas diferentes na cadeira 2.
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Poi ci restano solo 4 persone, quindi possiamo mettere 4 persone diverse sulla sedia 2.
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Po pierwszym wyborze możemy posadzić już tylko jedną z 4 różnych osób na krześle drugim.
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Puis, il y a seulement 4 personnes restant, donc, nous pouvons mettre 4 personnes differentes dans la chaise 2
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Řekli jsme, že na židli jedna můžeme usadit 5 lidí. Nikdo na ní nesedí.
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Затем останется только 4 человека, поэтому мы могли бы любого из четырех посадить в кресло №2.
Geriye 4 kişi kaldığı için, 2. sandalyeye 4 farklı kişi yazabiliriz.Тогава ще са останали само 4 души, и можем на стол 2 да сложим 4 различни човека.
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.그러면 이제 3명만 남고, 의자 3에 앉힐 수 있는 사람은 3명이 남게 되겠죠.
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.Dalej zostają nam tylko 3 osoby, które możemy umieścić w krześle trzecim.
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.E então haveriam três pessoas para colocarmos na cadeira de três.
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.E poi ci restano 3 persone che possiamo mettere sulla sedia 3.
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.Et puis, il y resterait 3 gens personnes que nous pourrions mettre dans la chaise 3
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.Pak budou zbývat pouze 4 lidé, takže na židli 2 můžeme usadit 4 různé lidi.
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.А затем осталось бы только 3 человека, любого из них мы могли бы посадить в кресло №3.
Geriye kalan kişi sayısı şimdi 3 olduğu için, 3. sandalyeye 3 yazarız.Тогава ще са останали 3 души, които можем да настаним на стол три.
Gidiyor ve bakıyor. Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.Al llegar y mirar la silla, se agachó, tiró de una palanca y colocó la silla en una posición más baja.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Ẩn!" Kemp, và ngồi xuống trên một phòng ngủ ghế.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisibile" disse Kemp, e si sedette su un camera da letto sedia.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisible", dijo Kemp, y se sentó en uno dormitorio silla.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisible!", Disse Kemp, e sentou-se em um cadeira de quarto.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisible!" Je dejal Kemp, in sedel na spalnica stol.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisible" powiedział Kemp, i usiadł na krzesło sypialni.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisible", sagte Kemp, und setzte sich auf einen Schlafzimmer Stuhl.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisibles", dit Kemp, et s'assit sur une chaise chambre à coucher.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisible" zei Kemp, en ging op een slaapkamer stoel.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invisible!", Δήλωσε ο Kemp, και κάθισε σε ένα καρέκλα κρεβατοκάμαρα.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Invizibil!", A declarat Kemp, şi se aşeză pe un dormitor scaun.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye.갉아 대던. "투명"켐프는 말했다, 그리고에 앉아서 침실 의자.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Láthatatlan!" Mondta Kemp és leült egy hálószoba szék.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Näkymätön!" Sanoi Kemp, ja istuutui makuuhuoneen tuoli.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Neviditeľný" povedal Kemp, a posadil sa na spálne stoličky.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Neviditelný" řekl Kemp, a posadil se na ložnice židle.
"Görünmez!" Dedi Kemp, bir oturdu yatak odasında sandalye."Osynlig" sade Kemp, och satte sig på en sovrummet stol.