Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalye ile cümle

sandalye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Sur le toit, des tables et des chaises gris clair étaient disposées sous la bâche.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Στην ταράτσα, καρέκλες και τραπέζια σε ανοιχτό γκρι χρώμα συναρμολογούνταν κάτω από μουσαμάδες.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.На крыше под брезентом размещены светло-серые стулья и столы.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.1940. Zur gleichen Zeit als Charles den Stuhl gemacht hat, hat er auch diesen Film gemacht.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Al mismo tiempo que Charles estaba haciendo esa silla, estaba haciendo esta película.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Charles가 저 의자를 만들 당시 이 영화 역시 동시에 만들었죠.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Cùng thời gian Charles đang làm chiếc ghế đó, ông làm luôn đoạn phim này.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Dans le même temps que Charles faisait cette chaise, il faisait ce film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.În timp ce Charles făcea acel scaun el făcea acest film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Nello stesso periodo in cui Charles stava facendo quella sedia, stava facendo questo filmato.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Toen Charles die stoel maakte, maakte hij tegelijkertijd deze film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.W tym samym czasie, kiedy Charles robił to krzesło, kręcił ten film.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.Когда Чарльз проектировал это кресло, он паралелльно снимал этот фильм.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.По същото време, по което Чарлз правел стола, правел и този филм.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.באותו זמן שצ'ארלס עשה את הכיסא הזה, הוא גם עשה את הסרט.
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.في نفس الوقت الذي كان تشارلز يصنع ذاك الكرسي كان يصنع هذا الفلم
Charles bu filmi çekerken aynı zamanda o sandalyeyle uğraşıyordu.この映画も作ったのです つまりポイントは、このようなビジョンの範囲、デザインの
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.Fiberglas stand plötzlich für zivile Nutzung zur Verfügung. Ich denke, dass dies eine seltsame Zeit ist.
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.많은 분들이 포테이토 칩 의자를 아실 겁니다 챨스 그리고 레이 임스가 정확하게 그런 예제를 보여줍니다
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.Многие из вас, возможно, видели стул в виде чипсов, созданный Чарльзом и Рей Имзами.
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.Много от вас може би знаят, че "Столът от картофен чипс" от Чарлз и Рей Иймс идва точно от такъв случай.
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.רבים מכם אולי יודעים שכיסא הצ'יפס של צ'ארלס וריי אימס בא בדיוק ממקרה כזה:
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.ربما الكثير منكم يعرف أن رقائق البطاطا التي كتبها تشارلز ايمز وراي أتت بالتحديد من مثيل هذا النوع.
Çoğunuz biliyordur, Patates Cipsi Sandalyesi böyle bir durumdan kaynaklanıyor.ポテトチップチェアは その恩恵を受けた作品です 戦後 突然 繊維ガラスが 民間で使えるようになったからです
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...Así que imaginé una simple danza gesticular que sería realizada entre una máquina y una simple silla...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...Così ho immaginato una danza gestuale molto semplice tra una macchina e una sedia molto semplice, e...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...Dus stelde ik me een hele simpele gebaren-dans voor tussen een machine en een hele simpele stoel, en ...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...Então eu imaginei uma dança gestual muito simples que seria entre uma máquina e uma cadeira muito simples.
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...J'ai imaginé une danse visuelle très simple entre une machine et une chaise, et ...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...그래서 저는 매우 간단한 동작으로 이루어진 춤을 상상했습니다. 기계와 간단한 의자간에 이루어지는 춤이지요 그리고...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...M-am gândit la o mişcare simplă de dans, care se produce între maşinărie şi un scaun banal, şi ...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...Wyobraziłem więc sobie bardzo prosty taniec, oparty na gestach, taniec maszyny ze zwyczajnym krzesłem; i...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...Φαντάστηκα λοιπόν μια πολύ απλή χορογραφία που θα εκτελούσαν μια μηχανή και μια πολύ απλή καρέκλα, και...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...Затова си представих един много прост жестов танц, който би бил между една машина и много прост стол, и...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...И я придумал очень простой танец жестов машины и очень простого стула, и...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...דמיינתי ריקוד עם מחוות פשוטות בין המכונה לכיסא פשוט ו ...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...لذلك تخيلت رقصة بسيطة جداً والتى ستكون بين آلة وكرسى بسيط جداً ...
Çok basit bir dans hayal ettim, dans makine ile çok basit bir sandalye arasında olacaktı ve...とてもシンプルなジェスチャーダンスを想像し...
Çok basit: bu bir sandalye.C'est très simple: c'est une chaise.
Çok basit: bu bir sandalye.E' molto semplice: è una sedia.
Çok basit: bu bir sandalye.É muito simples: é uma cadeira.
Çok basit: bu bir sandalye.Este foarte simplu: este un scaun.
Çok basit: bu bir sandalye.Heel eenvoudig: het is een stoel.
Çok basit: bu bir sandalye.매우 간단합니다. 의자니까요.
Çok basit: bu bir sandalye.Muy simple: es una silla.
Çok basit: bu bir sandalye.To bardzo łatwe: oto krzesło.
Çok basit: bu bir sandalye.Запросто: це основа.
Çok basit: bu bir sandalye.Много е просто; това е стол.
Çok basit: bu bir sandalye.Это очень просто: это стул.
Çok basit: bu bir sandalye.זה פשוט מאוד: זה כיסא.
Çok basit: bu bir sandalye.الأمر في غاية البساطة , إنه كرسي
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.-Fue en esa silla muy querida pobres madre solía sentarse cuando era una niña.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Het was in die zeer stoel mijn arme lieve moeder te zitten toen ik een klein meisje was.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.To bolo od teba v tú stoličku môj chudák Matka sedávala, keď som bola malé dievča.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.To bylo od tebe v tu židli můj chudák Matka sedávala, když jsem byla malá holka.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas dans cette chaise très mon pauvre ami la mère avait coutume de s'asseoir quand j'étais une petite fille.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır.'Twas di kursi sangat sayang malang Ibu digunakan untuk duduk ketika saya masih kecil.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas ebben nagyon széken szegény drága anyám szokott ülni, amikor én voltam kislány.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas i just stolen min stackars kära mor brukade sitta när jag var en liten flicka.
'Çok sandalyeye TWAS benim zavallı sevgili anne ben küçük bir kız iken oturmak için kullanılır."Twas în acel scaun foarte bietul meu drag Mama utilizate pentru a sta atunci când am fost o fetiţă.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod