Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.의자 아래쪽을 찾아서 레버를 당기자, 의자가 내려갔습니다.
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.L'ha abbassata. Ha tirato una leva. E la sedia è andata giù.
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.Schylił się, pociągnął lewarek i krzesło się obniżyło.
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.Έσκυψε. Τράβηξε έναν λεβιέ. Και η καρέκλα χαμήλωσε.
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.Он забрался под кресло, потянул на себя рычаг, и сиденье опустилось.
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.Протегнал се надолу. Изтеглил една ръчка. И столът потънал надолу.
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.הוא רכן למטה, משך ידית והכסא שקע למטה.
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.نظر للاسفل .وقم بسحب مقبض. وانخفض المقعد للاسفل
Aşağı uzanıyor, bir kolu kaldırıyor ve sandalye aşağı iniyor.「すごい どうやったの?」
- Asıl beni öldürecektin, sandalyeyle.Aproape m-ai omorât pe mine. Cu un scaun.
- Asıl beni öldürecektin, sandalyeyle.Estiveste quase foi a matar-me, com uma cadeira.
- Asıl beni öldürecektin, sandalyeyle.Hát majdnem meg is öltél... egy székkel.
- Asıl beni öldürecektin, sandalyeyle.- Je zou bijna mij vermoorden.
- Asıl beni öldürecektin, sandalyeyle.Sí, estuviste cerca de matarme. Con una silla.
- Asıl beni öldürecektin, sandalyeyle.Tu as failli me tuer, moi, avec une chaise!
- Asıl beni öldürecektin, sandalyeyle.لقد اقتربت من قتلي بكرسي
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.네, 7명이 서있고, 아직 아무도 어떤 의자에도 앉아 있지 않으므로
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.Dus, 7 mensen staan nog, niemand zit op één van de
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Dobře, 7 lidí stojí, nikdo nesedí na žádné z židlí, takže se na židli číslo 1 může posadit 7 různých lidí.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Ja, 7 personer står upp, ingen sitter i någon av de andra stolarna, så 7 olika personer kan sitta i stol 1.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Ну, 7 человек стоит, никто не сидит ни в одном из кресел, поэтому 7 разных людей могли бы сесть в кресло №1.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.حسنا، 7 أشخاص واقفين ولا يوجد اي شخص جالس على إحد الكراسي
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.この椅子1には、7人の違った人々が座れるでしょう。
Aynen şu sandalyedeki gibi.Oh exactement comme celle sur la chaise, là.
Aynen şu sandalyedeki gibi.Oh, proprio come quella sulla sedia.
Aynen şu sandalyedeki gibi.Αχ, σαν αυτό που είναι στην καρέκλα εκεί πέρα.
Aynen şu sandalyedeki gibi.Как раз как вон та, на стуле.
Aynen şu sandalyedeki gibi.一日中電話してるけどでないの
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."Als je je kinderen terechtwijst, zit dan in een rechte stoel met een zacht oppervlak.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."Amikor a gyerekeidet fegyelmezed, ülj egy egyenes, párnázott felületű széken.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."Cuando estés disciplinando a tus hijos, siéntate en una silla vertical con una superficie acolchada.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur.E ha aggiunto "Quando rimproveri i tuoi figli, siediti in una sedia con lo schienale rigido ma imbottita.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."Kiedy dyscyplinujesz dzieci, siadaj na prostym krześle z miękkim siedzeniem.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."아이들을 훈육할 때, 푹신하고 똑바른 의자에 앉아서 하면
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."Όταν θέλεις να πειθαρχίσεις τα παιδιά σου, κάτσε σε μια κάθετη καρέκλα με μαξιλάρι.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."Когда воспитываешь своих детей, сядь на прямой стул с подушкой.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur."Коли ви виховуєте своїх дітей, то сидіть на стільці, на якому лежить подушка.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur.Тя ми каза, "когато дисциплинирате децата си, седнете в изправен стол с тапицирана повърхност.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur.היא אמרה לי, "כשאתה מחנך את ילדיך, שב בכיסא זקוף עם מושב מרופד.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur.وقالت لي، "عندما تخاطب أطفالك، إجلس على كرسي مريح مع سطح ليّن.
Aynı zamanda da, 'Çocuklarını disipline ederken, dimdik ama altında şiltesi olan bir sandalyeye otur.背中がまっすぐで柔らかい椅子に座ると 会話が上手くいくはず」 背中がまっすぐで柔らかい椅子に座ると 会話が上手くいくはず」
Bahsi geçen bir kelimenin sembolik görüntüsü anında onun aklında belirirdi. Ağaç. Sandalye.Когда произносили слово, образ слова моментально появлялся у него в голове: дерево, стул, девушка.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.좌석 발코니는 위로 올려놓은 상태고 좌석도 모두 치운 상태입니다. 관객석 바닥은 평평할 뿐입니다.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.le balconate sono sollevate, non ci sono posti a sedere il pavimento dell'auditorium è piatto.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.les balcons sont rétractés, il n'y a pas de sièges, le plancher de l'auditorium est plat.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.los balcones han sido levantados, no hay asientos, el piso del auditorio es plano.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.Балкони підняті догори. Крісел немає. Плоска підлога.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.היציעים הורמו למעלה, אין מושבים, רצפת האודיטורים שטוחה.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.الشرفات مرفوعة, و لايوجد مقاعد, الأرض في القاعة مستوية.
Balkonlar yukarı çekilmiş, hiç sandalye yok, oditoryum katı da düz.客席の床は平らです 一つ目は分かりやすかったですね
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Adjatok egy széket. Adjatok egy széket. Ezt látni akarom."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Berikan saya kursi. Berikan saya kursi. Saya ingin melihatnya."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Daj mi krzesło. Daj mi krzesło. Muszę to zobaczyć."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Dajte mi stol! Dajte mi stol!
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Dajte mi stoličku. Dajte mi stoličku. Chcem sa na to pozerať."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Dame una silla... ...Dame una silla. Quiero verlo."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Dammi una sedia, Dammi una sedi. Voglio vederla."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Dați-mi un scaun. Dați-mi un scaun. Vreau să văd."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Deem-me uma cadeira. "Deem-me uma cadeira. Quero vê-la."
Bana bir sandalye getirin. bana bir sandalye getirin, bunu görmek istiyorum."Donnez-moi une chaise. Donnez-moi une chaise, je veux voir ça."