"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."In meinen 20ern war Partnersuche wie die Reise nach Jerusalem.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Mis citas durante los 20s eran como el juego de las sillas.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Randenie v mojich dvadsiatich bolo ako ten stoličkový tanec.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Randění ve 20 byla jako hra na židle.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Randki przed 30. były jak gra w muzyczne krzesła.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Să ieși cu cineva la douăzeci de ani e ca jocul cu scaunele.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Zmenkarjenje v mojih dvajsetih je bilo kot 'ples s stoli.'
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Το να κάνω σχέσεις στα 20 μου ήταν σαν τις μουσικές καρέκλες.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Връзките в 20-те ми години бяха като игра на музикални столове.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Когда мне было 20, любовь больше походила на игру в "музыкальные стулья".
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."Побачення у мої 20 були як "музичні стільці".
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."דייטים בשנות ה 20 שלי היו כמו כיסאות מוזיקליים.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi."كانت المواعدة في العشرينيات كلعبة الكراسي الموسيقية.
"20'li yaşlarımda sevgililik sandalye kapmaca oynamak gibiydi.色々な人と楽しく 付き合っていたんですが
2 numaralı sandalyedeki her bir olasılık için de 3 numaralı sandalyede 5 olasılık vardır.이 의자에 대해서는 6가지 가능성이 있고, 또 이 6가지 각각에 대해서 저 의자에는 5가지 가능성이 있습니다.
2 numaralı sandalyedeki her bir olasılık için de 3 numaralı sandalyede 5 olasılık vardır.وهناك 6 إمكانيات في هذا الكرسي وإمكانيات 5 في ذلك الرئيس لكل واحدة من تلك 6.
2 numaralı sandalyedeki her bir olasılık için de 3 numaralı sandalyede 5 olasılık vardır.この椅子が5つの可能性があります。 つまり、全ての可能性を掛けることになるでしょう。
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.의자 2에 앉을 수 있는 사람은 6명이 남아있을 것입니다.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.6 lidí může být usazeno na židli číslo 2.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.6 mensen zijn over om op stoel 2 te gaan zitten.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.6 personas van a poder sentarse en la silla #2.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.6 personer finns kvar som kan sitta i stol 2.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.6 pessoas vão ser deixadas para sentar na cadeira dois.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.6 души остава да заемат стол номер две.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.Donc il reste 6 personne pour s'assoir sur la chaise 2
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.Restano 6 persone a potersi sedere sulla sedia 2.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.Zostaje 6 osób mogących usiąść na drugim krześle.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.Останется 6 человек, чтобы сесть в кресло №2.
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.ستة اشخاص تبقو لكي يجلسو على الكرسي رقم اثنان
2 numaralı sandalyeye oturmak için geriye 6 kişi kaldı.そして勿論、2人がすでに座っていたとしたら、
3 kişinin bu sandalyelere oturması söz konusu olduğunda, toplam 6 permütasyon vardır.그러니까 서로 다른 3명의 사람들이 자리에 앉는다면 우리가 순열을 계산할 때는 사실상 6개의 순열이 있을 것입니다.
3 kişinin bu sandalyelere oturması söz konusu olduğunda, toplam 6 permütasyon vardır.Započítali jsme každou z těchto 6 uspořádaných trojic. Ale v našich kombinacích budeme chtít něco jiného.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3개의 의자가 있고, 7명의 사람들이 있습니다.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3 cadeiras, e eu tenho também 7 pessoas.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3 chaises, et j'ai 7 personnes.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3 sedie e ho 7 persone.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3 stoelen, en er zijn 7 mensen.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3 stolar, och jag har 7 personer.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3 кресла, а также есть 7 человек.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.3 стола, и разполагаме със 7 души.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.Mamy 3 krzesła i 7 ludzi.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.Na tři židle mám 7 osob.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.Tres sillas y tenemos 7 personas.
3 sandalye ve 7 kişi olsun.لدي ثلاث اشخاص و سبعة كراسي
3 sandalye ve 7 kişi olsun.この人々をこう呼びましょう。A, B, C, D, E -- 何人かな?
5 adet tekerlekli sandalye bağışladı ve sedyeler de gönderdi.Donó 5 sillas de ruedas y ha pedido camillas también.
5 adet tekerlekli sandalye bağışladı ve sedyeler de gönderdi.L'appel a reçu une réponse immédiate de Junaid Akram, un humoriste pakistanais.
7 kişi. "p" burada "permütasyon" demek. 3 adet de sandalye var.7 человек... буква "А" здесь означает "размещеня" (от англ. "arrangement")... 7 человек на 3 кресла.
7 kişi. "p" burada "permütasyon" demek. 3 adet de sandalye var.순열 (permutations)을 나타내는 것입니다... 을 3개의 의자에.
7 kişi. "p" burada "permütasyon" demek. 3 adet de sandalye var.للناس، التباديل-إلى كراسي 3.
7 kişi. "p" burada "permütasyon" demek. 3 adet de sandalye var.別の記法は、大きくPを書いて、
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?7명의 사람을 3개의 의자에 앉히는 방법의 수는 몇 가지일까요?
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?"Сколько есть способов рассадить 7 человек по 3 креслам, если нам важно, на каком кресле они сидят?"
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?كراسي إذا كنا حريصين على كرسي ما أنهم يجلسون؟
7 kişiyi, 3 sandalyeye, hangi sandalyede oturdukları önemli olmak üzere, kaç farklı şekilde oturtabiliriz?つまり、こう書けます。7人の人々 -- このpは人々peopleではなく、
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.A férfi felugrott a székéből, és járkált fel-alá a szobában a fékezhetetlen izgatottság.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.agitation。 その後、絶望のジェスチャーに、彼は彼の顔からマスクを破り、それを投げつけた
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.De man sprong uit zijn stoel en liep heen en weer de kamer in oncontroleerbare agitatie.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Der Mann sprang von seinem Stuhl auf und ging hin und her den Raum in unkontrollierbare Agitation.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.El hombre saltó de su silla y empezó a pasear arriba y abajo de la habitación en la incontrolable agitación.