Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Inom koalitionerna delas platserna upp mellan partierna med d’Hondts metod.
2001 seçimlerinde % 17.1 oy alan koalisyon böylece parlamentodaki 240 sandalyeden 48'ine sahip oldu.I valet 2001 fick koalitionen 17,1 % av rösterna och 48 av de 240 platserna i det bulgariska parlamentet.
VVD, 41 sandalyeyle en büyük parti olarak kaldı.VVD vann 41 mandat och partiet fortsatte att vara det största partiet i andra kammaren.
Söz konusu 120 sandalye, dört yılda bir gerçekleştirilen seçimler ile belirlenir.Det har 120 platser, och val hålls vart fjärde år.
Haziran 2005 seçimlerinde 4 sandalye kazandılar.Han tog alla fyra segrarna januari 2009.
Parti ilk katıldığı 1992 seçimlerinde yedi sandalye kazanmıştır.1992 deltog partiet i sitt första parlamentsval där man vann 7 mandat i parlamentet.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Efter en bilolycka sitter hon i rullstol sedan 1994.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Han blir överlycklig när han får den i present på sin födelsedag.
27 Ocak - Filistin Parlamentosu seçimlerinde Hamas 76 sandalye elde ederek zafere ulaştı.25 januari – Det palestinska valresultatet visar att Hamas får 74 platser i parlamentet, och al-Fatah 45.
Büyük bir sandalye istiyorum.Jag vill ha en stor stol.
Büyük bir sandalye istiyorum.Jag vill ha en stor stol.
Sandalye odası, Antarktika'daki eski Kadim Karakolu gibi, Atlantis'de de bir kontrol sandalyesi bulunmaktadır.Кімната Крісла - як і аванпост Древніх в Антарктиді, Атлантида також має крісло.
İşçi Partisi bu seçimin ardından 96 sandalye daha fazla kazanarak çok büyük çoğunluk elde etti.Лейбористський уряд повернувся після дострокових виборів з більшістю на 96 місць.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Офісний стілець - це стілець, який призначений для використання в офісі.
Odada herkesin oturmasına yetecek kadar sandalye bulunmalıdır.Крісло зображене в такій кімнаті буде достатньо добрим щоб сидіти.
Sandalyeler masanın etrafında sıralanmış bir şekilde bulunur.Звичайно сідають за круглий стіл.
Çoğunluk için ise 238 sandalye gerekmektedir.Для того, щоб стати президентом треба набрати 270 з 538 голосів.
Kent meclisi 78 sandalyeye sahiptir.Секція містить 78 родин.
P(sandalyelereErişim) # Uyandım - uygun sandalye sayısını değiştir.Рекламний слоган сезону — «Прокинься! Розірви ланцюга долі!»
Bir sandalyeye bağlandı ve vurularak idam edildi.Потрапив у полон та був засуджений до розстрілу.
Şu anda, Senato 81 sandalye içeriyor.Сенат складається з 81 сенаторів.
Çelik sandalyeyle defalarca onun koluna vurdu.Нападник кілька разів ударив Боку по голові сокирою.
Sandalyeyi kapan kazanır.Перемога розриває мої ланцюги.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.Уся сім'я зібралася на святкування дня народження дідуся, останнього його дня народження.
Müzik durunca en yakın sandalyeye otururlar.Як тільки музика припиняється, гравці повинні швидко сісти на стільці.
Daha sonra onu bir sandalyeye bağlar.Потім його тросами прив'язують до причалу.
O, benim favori sandalyem.Це мій улюблений стілець.
Bu sandalye plastik.Цей стілець зроблено з пластику.
Sandalye ahşaptan yapılmış.Стілець дерев'яний.
Tom Mary'ye bir sandalye teklif etti.Том запропонував Мері стілець.
Neredeyse sandalyemden düşüyordum.Я ледве не впала зі стільця.
Çift elektrikli sandalyede idam edildi.Je popraven na elektrickém křesle.
Daha sonra onu bir sandalyeye bağlar.Proto ho sváží k židli.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Křesla v těchto departementech se rozdělují D'Hondtovou metodou.
Katıldıktan hemen sonra örgütün icra komitesindeki 105 sandalyenin 33ü El Fetih’e verildi.Okamžitě mu bylo přiděleno 33 ze 105 křesel ve výkonném výboru OOP.
Sandalye, oturmak için kullanılan bir eşyadır.Křeslo je druh sedacího nábytku, který slouží k odpočinku.
175–176 National Gallery'de Van Gogh'un Sandalyesi175-176 Národní shromáždění.
Parti 2011 seçimlerinde bir yerel sandalye almıştır.V říjnových volbách roku 1991 získal křeslo v Národním shromáždění.
Jerry plaj sandalyesine oturmuş rahalıtlıyordur.Jerry umírá téměř pokojně na lavičce.
Ulusal Liste 1969 seçimlerinde 4 sandalye kazandı.Ta v volbách v roce 1969 získala čtyři křesla v Knesetu.
Daha sonra parti grubuna 10 sandalye daha katılmıştır.Ke skupině se později připojilo dalších 70 rodin.
2008 Mart seçimlerinde Temsilciler Kongresi'nde 10 sandalye kazandı.V březnu 2010 získali zelení ve volbách 5 křesel v senátu.
Ulusal Meclis toplamda 118 sandalyeye sahiptir ve vekiller beş yıllık bir süre için görev almaktadırlar.Jednokomorový parlament (Národní shromáždění) má 131 křesel a je volen na 5 let.
Bir sandalyeye bağlandı ve vurularak idam edildi.Byl přivázán k dělu a zastřelen.
Güç dengesi 64 sandalye ile ultramilliyetçi Rusya Liberal Demokrat Partisi'ne kalmıştır.Výrazně si polepšila Strana pro svobodu a Demokraté 66.
VVD, 41 sandalyeyle en büyük parti olarak kaldı.V nejvyšší české lize nastoupil ve 47 utkáních.
Parti 2012'de kurulduktan sonra, Ekim 2014 parlamento seçimlerinde çok sayıda sandalye kazandı.Strana se však před parlamentními volbami v roce 2006 potýkala s mnoha aférami.
Sandalye sadece mahkûmun oturması içindir.Stadion má místa pouze k sezení.
Tekerlikli sandalye veya protez kullanan katılımcılar için de etkinlikler bulunmaktaydı.Osvědčily se též masáže revmatismem postižených svalů nebo kloubů s přídavkem vratiče.
Buna rağmen programı aksatmayıp kalan beş temsili tekerlekli sandalyede oynadı.Dalších pět plánovaných repríz zazpívala na kolečkovém křesle.
2 sandalye Türk temsilcileri içindir.2 locuri pentru turci.
2002 parlamento seçiminde, parti 610,461 oy aldı (8.2%, 47 sandalye).La alegerile parlamentare din anul 2002, partidul a obținut 610 461 de voturi (8.2 %, 47 locuri).
Sandalye parçalanır.Scaunul Rupea.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Alocarea mandatelor în cadrul circumscripției naționale, prin metoda d'Hondt.
Bir sandalyeye bağlandı ve vurularak idam edildi.A fost condamnat la moarte de o curte marțială și a fost executat prin împușcare.
1977'de tekerlekli sandalye ile hayatını devam ettiriyordu.În 1977 avea deja dificultăți în comunicare și se deplasa într-un scaun cu rotile.
Etkinliğin konsepti olarak maçlarda masa, merdiven ve sandalye kullanılması serbest olmuştur.Conceptul acestui PPV este ca principale lupte să fie meciuri cu scări, mese și scaune.
Salonlarından birinde 5.000 sandalye bulunmaktadır.Are o capacitate de 5.000 de locuri, toate pe scaune.
Kedi sandalyenin altındadır.Pisica este sub scaun.
Sandalyenin altındaki eldivenleri buldum.Am găsit mănușile care erau sub scaun.