Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Y nunca olvidaré a Mahmoud y a su hijo caminando juntos, empujando la silla de ruedas vacía.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.Και δεν θα ξεχάσω ποτέ τον Μαχμούτ και το γιο του να περπατούν μαζί και να σπρώχνουν την άδεια καρέκλα.
Hiçbir zaman unutmayacağım, Mahmut ve oğlunun beraber yürüdüğünü ve boş tekerlekli sandalyeyi ittiklerini.И я никогда не забуду как Махмуд с сыном шли вместе и катили пустое инвалидное кресло.
Hiç kimse oturmadan önce bir sandalye seçelim.아직 아무도 앉기 전에 우리가 의자를 하나 고른다면,
Hiç kimse oturmadan önce bir sandalye seçelim. Sandalyeleri gelişigüzel adlandırdım.Но перед тем, как рассадить людей по креслам, давайте обозначим кресла метками (произвольно).
Hiç kimse oturmadan önce bir sandalye seçelim.Zanim ktokolwiek usiądzie, wybierzmy sobie krzesło.
Hiç kimse oturmadan önce bir sandalye seçelim.حسناً قبل أن يجلس الجميع إذا إلتقطنا كرسي
Hiç kimse oturmadan önce bir sandalye seçelim.これらの椅子につけられたのは任意のラベルですが、
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?아직 아무도 앉아있지 않다면, 의자 1에 앉을 수 있는 사람의 수는 몇 가지일까요?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Als er nog niemand zit, hoeveel verschillende mensen kunnen gaan zitten op stoel 1?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Jestliže na ní nikdo nesedí, kolik různých lidí by se mohlo posadit na židli číslo 1?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Jeżeli nikt jeszcze nie siedzi - ile różnych osób może usiąść na pierwszym krześle?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Om ingen sitter där, hur många olika personer skulle kunna sätta sig i den stolen?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Se nessuno e' seduto, quante persone differenti potrebbero sedersi sulla sedia numero uno?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Se ninguém estiver sentado, quantas pessoas diferentes poderiam sentar na cadeira um?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Si nadie esta sentado, ¿cuantas personas diferentes podrian sentarse en la silla #1?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Si personne n'est assis, combien de personnes différentes pourraient s'asseoir dans la chaise 1 ?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Ако няма никой седящ, колко на брой различни хора биха се събрали в стол едно?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?Если кресло еще никем не занято, то сколько разных людей могли бы сесть в кресло №1?
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?اذا لم يجلس اي احد , كم فرد مختلف قد يجلس في الكرسي الاول
Hiç kimse oturmazken, 1 numaralı sandalyede kaç farklı kişi oturabilir?この1の椅子に座れるでしょうか? 7人が立ったままで、誰も椅子に座っていないので、
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››가로되 너희는 히브리 여인을 위하여 조산할 때에 살펴서 남자여든 죽이고 여자여든 그는 살게 두라
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››ויאמר בילדכן את העבריות וראיתן על האבנים אם בן הוא והמתן אתו ואם בת היא וחיה׃
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››وقال حينما تولّدان العبرانيات وتنظرانهنّ على الكراسي. ان كان ابنا فاقتلاه وان كانت بنتا فتحيا.
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››你 們 為 希 伯 來 婦 人 收 生 、 看 他 們 臨 盆 的 時 候 、 若 是 男 孩 、 就 把 他 殺 了 、 若 是 女 孩 、 就 留 他 存 活
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››你 們為 希伯來婦 人 收生 、 看他 們臨 盆 的 時候 、 若是 男孩 、 就 把 他 殺 了 、 若是 女孩 、 就 留 他 存活
İki sandalye çok gidiyorum çok önemli ve ilginç konuşmacılar.Εγώ πρόκειται να καρέκλα δύο πολύ ενδιαφέρον και πολύ σημαντικό ομιλητές.
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Also der erste Wurf den wir gemacht haben hat einen unserer Kopf-Stühle besetzt
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Bom, o primeiro lançamento que nós usamos, usamos uma das cadeiras para caras.
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Pierwszy rzut zajął jedno z krzeseł, na których mają siedzieć reszki.
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -První hod, který jsme použili, obsadil jednu z židlí.
İlk atışımız tura sandalyelerinden birini kullandı. -Ну, первое подбрасывание, которое мы уже использовали, забрало одну возможность выпадения "орла".
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil. Diyelim ki, fincanlarımız var.Jag menar att vi inte har personer i stolar, utan vi har koppar.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil. Diyelim ki, fincanlarımız var.Quiero decir, no tenemos que sentar personas en sillas digamos que tenemos copas.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil. Diyelim ki, fincanlarımız var.В нем не будем рассаживать людей по креслам.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.Ik bedoel, we hoeven geen mensen op stoelen te zetten.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.Je veux dire que nous n'avons pas à faire asseoir des personnes dans des chaises
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.제 말은 우리가 꼭 의자에 사람을 앉히는 문제를 생각할 필요는 없다는 거예요.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.Myslím tím, že nemusíme počítat s lidmi na židlích.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.Oczywiście nie jesteśmy ograniczeni do rozmieszczania ludzi po krzesłach.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.Quero dizer que não tem a ver com pessoas em cadeiras.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.Voglio dire non e' che dobbiamo fare persone e sedie.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.Искам да кажа, че не е нужно да използваме хора и столове.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.يعني لا يتعين علينا القيام به الناس في الكراسي.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil.カップがいくつかあるとします。
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?"Când am întrebat oamenii despre asocierile lor cu scaunul cu rotile, foloseau cuvinte ca "limitare," "frică,"
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?" Cevaplar genelde şöyleydi:Khi tôi hỏi mọi người về những liên hệ họ nghĩ tới với xe lăn, họ dùng những từ như "giới hạn", "sợ hãi"
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?" Cevaplar genelde şöyleydi:Kiedy pytałam, co kojarzy się z wózkiem inwalidzkim, używali takich słów jak "ograniczenie", "lęk",
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?" Cevaplar genelde şöyleydi:Όταν τους ρωτούσα τους συνειρμούς τους για το καροτσάκι χρησιμοποιούσαν λέξεις όπως "περιορισμός", "φόβος",
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?" Cevaplar genelde şöyleydi:Когато питах хората с какво асоциират инвалидната количка, те използваха думи като "лимитация", "страх",
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?" Cevaplar genelde şöyleydi:Коли я запитала людей про їхні асоціації з інвалідним візком, вони використали такі слова, як "вада", "страх",
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?"Ich fragte Leute, was sie mit dem Rollstuhl verbanden.
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?"휠체어에 대한 인상을 물어보면
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?"כששאלתי אנשים על האסוציאציות שמעורר בהם כיסא הגלגלים,
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?"عندما أسأل الناس عن ما يعنيه الكرسي المتحرك لهم،
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?"當我問「一提起輪椅 你哋會諗起乜嘢?」
İnsanlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye sana ne çağrıştırıyor?"返ってきたのは「限界」「不安」
Jeet Kune Do'yu icat ettim Bu yüzden sandaletlerimi tat İki parmağım kalkmak için buradaHo inventato il Jeet Kune Do quindi assaggia il mio mocassino eccoti le mie flessioni sul due dita:
Jinnah'daki tekerlekli sandalyelerin durumu bu, birileri lütfen tekerlekli sandalye bağışlayabilir mi?En visitant le service le 30 juin et en remarquant les conditions de prise en charge, il a tweeté :
Kameramı çıkardım, defterimi çıkardım, bir sandalye çektim ve bu davranışı gözlemlemeye başladım.Also nehme ich meine Kamera, mein Notizbuch, zog einen Stuhl heran und beobachtete das Geschehen.