Ana içeriğe geç
Sözlük

sandı ile cümle

sandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.She is given the key she thinks her father's possessions are.
Mevzubahis bireylerin çoğu Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN) üyesiydi.Many of these individuals were part of the Sandinista National Liberation Front (FSLN).
(3) ; 2-İnsanlar “İnandık” demeleriyle bırakılıp ta hiç sınanmayacaklarını mı sandılar?The message said, “Do you suppose we have killed the two white men for nothing?
Grönland'a ulaştı, buranın Asya kıtasının doğu sahilleri olduğunu sandıysa da karaya çıkmadı.He reached Greenland, believing it to be east Asia, but chose not to land.
1990 - Sandinistalar, Nikaragua seçimlerinde yenilgiye uğradılar.In 1990 the Sandinistas were defeated in national elections.
Amaç Gerçeğin Sandığı'nı bulmaktır.Fact has taken the place of truth.
30:9 Leviler Ahit Sandığı'nı omuzlarında taşımalı Num.30:9 The Levites must transport the ark on their shoulders — Num.
Onu Kaybedince Bir Anda Her Şeyimi Kaybettim Sandım.If we lose this fight then we have lost it all.
"İlk'i kandırabileceğini mi sandın?" der."Do You Think You Can Hide From Stardom?".
1979 - Sandinista gerillaları, Nikaragua'daki ABD destekli Somoza hükümetini devirdi.1979 – The Sandinista rebels overthrow the government of the Somoza family in Nicaragua.
Fakat durum Pat için sandığından daha zor olacaktır.It was harder than it looks even for Robin.
Lamalar 3-15 slotluk sandık taşıyabilir.They can haul 3–5 cars in the main slopes.
"'Aşk Yeniden' dediler, herkes gerçek sandı"."Believe In Love All Over Again".
Uygulamaya neden olarak ise yurt genelindeki sandık alanlarının yetersiz olması gösterildi.The testing soon showed that its handling qualities in terrain were unacceptably poor.
Sana geri mi dönerim sandın?Do you want to take it back?.
Eddard Stark'ın ihanetini hatırlattığını sandığı için Leydi Catelyn tarafından sevilmez.There he recognizes Lady Catelyn Stark in disguise.
Denizciler kendi askerlerinin denizcileri infaz ettiğini sandılar.Some scholars believe that his own soldiers killed him.
Üyeleri Sandinist olarak adlandırılır.The participants are called sardinistes.
Halife sandığın açılmasını emreder.Omar demands that they open the truck.
Brian bir süre sonra Quagmire'ın köpeği olduğunu sandı.An hour later, Brian called Waggoner.
Fakat üzerlerine sandık yerleştirebilirsiniz.Can you tie them in a bow?
Seni hemen unutacağımı mı sandın).And it will be immediately forgotten.
Memedik, bir gece Muhtar Sefer sandığı başka bir adamı öldürür.In exchange, Dylan will be allowed to live one more month for every person he kills.
Çünkü sandıktan çıkan sonuçla Gürsel'in seçilmesi zor görünüyordu.But it was easy to see how the wreck had occurred.
(Kim olduğumu sandın?)Do you know who I was?
Erzaklarını saklamak için çok sayıda dolap ve sandıkları vardı.There were many secret doorways and hiding holes.
Bunlar çağrıldı, soruldu: “Üzerimize sanki manda çökmüş sandık“ dediler.The Companions were surprised and said, "But we do it purely out of our desire.
1706’da sandıklı toplar yapıldı.1706 – Zeughaus built.
İngiliz bilim insanları bu garip fiziksel özellikleri görünce bunun bir aldatmaca olduğunu sandılar.Many German social democrats thought such an experiment was absurd.
Sandıklı-Dodurga’nın kaz yetiştiriciliği ünlüdür.The flesh of the dog conch is edible.
Ben o sandığım bir fotoğraf bırakmak sahip; ve ben, sevgili Bay Sherlock kalırI leave a photograph which he might care to possess; and I remain, dear Mr. Sherlock
Benim bir tür sihirbaz olduğumu sandı.He thought I was some kind of magician.
Sandığımı getirir misin?Would you get my trunk?
Mary bile o gözyaşları kırpmak gibi onun gözleri kırpmak gördüğünü sandı.Mary even thought she saw him wink his eyes as if to wink tears away.
Ve işe yaradı, ya da ben öyle sandım.And it worked, or so I believed.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.There were claims of intimidation at the polling stations, of ballot boxes being stolen.
İkinizin arkamdan konuştuğunu sandım.No, I thought you two were talking behind my back.
Soğuk bir gündü. Rüzgâr o kadar sert esiyordu ki... ...uçacağım sandım.It was a freezing cold day.
Başka bir şeyden bahsettiğinizi sandım.I was wondering what you guys were talking about.
Eller yatıyordu sanki ve o arabayı kuyruk doğru adımları indi küçük sandık.And he came down the steps towards the tail of the cart as if to lay hands on the smaller crate.
Ve muhtemelen "Peki, tamamen seksle ilgili." diyeceklerini sandım.And I thought that they'd probably say, "Well, it's all about sex."
Bu da bize bildiğimizi sandığımız şeylerden biri hakkında birşeyler söylüyor.But it also tells us something about one of these things that we think that we know.
Seçim sandıkları oy sayımı yapılan yerlere iletilir.The ballot boxes go to counting places.
Mühürleri açılır, oylar sandıklardan çıkartılır ve harıl harıl sayılır.They're unsealed and the votes are poured out and laboriously counted.
Yanıma gelirsen çığlık atıp karışıklık çıkarırım sandın, değil mi?What, if you came next to me, did you think I would scream? Yell and kick?
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.We didn't push the limit; we just showed that they were further than anyone thought.
Dalga geçtiğimi mi sandın?You have the power to kill, but not negotiate.
Sen gerçekten Goo Joon Pyo sun seni özledim öleceğim sandım seni asla bırakmayacağımIt's Goo JoonPyo. You're really Goo JoonPyo. I missed you.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Well, this is much more prevalent than we thought at the time.
Bu sandık arkasındayız ve yapacağım gerisinde kendinizi gizlemeye.I shall stand behind this crate, and do you conceal yourselves behind those.
Çekimler sırasında kaçtığını sandım...Earlier, I think it escape from the shoot.
Yukarıdan görünce, bununla çıkabilirim sandım.When I saw it from above, I thought I could climb back out of it with this.
Öleceğimi sandım.I really thought I would die.
Yani, benim olduğumu sandığım kişiyi. Benim Batılı tabirlYou know, my who I think I am, my conventional Western sense of
Bear, dedin sandım.Okay, I thought you said Bear.
Sen, benim olduğunu sandığım kişi değilsin.You are not what I thought you were
Korkudan gözlerim döndü ve öleceğimi sandım.And I went wild eyed and thought I was going to die.
Halen devam etmekte olduğunu sandığım bir oyun geçmişi daha var.Now there's another play history that I think is a work in progress.
Tam da tabiatı çözdüğünüzü sandığınızda böyle bir şey oluveriyor.And just when you think you've figured out nature, this kind of thing happens.
Bildiğimizi sandığımız zaman bile o ürkütücü yerlere gidebilmeliyiz.And we have to be able to go into scary places where we may, you know, we think we know.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod