Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.Anty-lewicowy partyzant został śmiertelnie ranny podczas ataku Komendanta Zero na miasto w płd. Nikaragui.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.남부 니카라과의 마을에서 커맨더 제로의 공격을 받은 반 산디니스타 게릴라 대원이 치명상을 입었습니다.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.Анти-сандинистки партизанин е бил смъртоностно ранен, когато командир Зеро нападнал град в северна Никарагуа.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.Партизан анти-Сандинист был смертельно ранен когда командир Зеро атаковал город в Южном Никарагуа.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.איש גרילה סנדיניסטי נפצע פצעי-מוות כשהמפקד זירו תקף עיר בדרום ניקרגואה.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.عصابات معادية للالساندينية أصيبت بجروح بالغة حيث هجم "القائد صفر" على قرية في جنوب نيكراغوا.
Bir anti-Sandinista gerillası, Komutan Zero Güney Nikaragua'ya saldırdığında ölümcül şekilde yaralanmıştı.致命傷を受けた反サンディニスタゲリラ兵士です ソモザの国家警備隊に属する戦車の残骸が
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.A tato 1 je ve skutečnosti 10, správně? Takže 10 plus 3 je ted 13. A teď to jsou moje sloupečky.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Cada número de arriba es mayor al número de abajo. Así que ahora puedo restar. 13 - 7 = 6 9 - 6 = 3 6 - 0 = 6
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Con un po' di pratica si spera tu ti accorga che non e' neanche troppo male.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Deci dacă vreau să transform acest 2 în ceva mai mare, de ce să nu iau 10 dolari de aici?
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.하지만 조금만 연습해보면 그렇다고 또 너무 어려운 것이 아니라는 것도 아셨으면 합니다
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Med en smule øvelse vil du forhåbentlig indse at det heller ikke er alt for dårlig.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Med lite träning så kommer du förhoppningsvis att tycka att det inte är så svårt.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Mit einem bisschen Übung stellt ihr hoffentlich fest, dass es auch nicht so schlimm ist.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.S trochou praxe dúfajme, sa vám podarí zistiť, že to tiež nie je až také zlé.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Voin jakaa sen 100€ setelin, antaa 90€ tälle tyypille tässä ja sitten 10€ tälle tyypille
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Z większym doświadczeniem praktycznym mam nadzieję, że zauważycie iż to nie jest zbyt trudne.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Με λίγη εξάσκηση ελπίζω ότι θα συνειδητοποιήσετε ότι, επίσης, δεν είναι τόσο δύσκολο.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.Вы, возможно, ответите: "А давайте решим этот пример так, как вы решали прежде!"
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.עם קצת תרגול אני מקווה שאתם תבינו שזה גם לא כל כך קשה.
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.مع القليل من التكرين ستتقنوها وهي ليست سيئة أبدا
Birazcık alıştırmayla, sandığınız kadar da kötü olmadığını da göreceksiniz.大して難しくないようになるからがんばって。 では、22−17は?
Birden bire bu ilişki emekli sandığı olarak yatırım yapabileceğim seviyeye yükseliyor.このAAの実体から保証されており、それはムーディーズが、
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Ik wist dat je op een dag je echte gevoelens zou ontdekken, maar de dag is eerder gekomen dan ik gedacht had.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Jag visste att du en dag skulle komma på om dina riktiga känslor, men denna dag kom fortare än vad jag trodde.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.언젠가 니가 네 마음을 깨달랄 줄 아는데 생각보다 그 날이 빨리 왔다고.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Mình biết rằng một ngày nào đó cậu sẽ nhận ra cảm xúc thật của cậu, nhưng... ngày này đến nhanh hơn mình nghĩ.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Vedela sem, da boš nekega dne ugotovil, kaj v resnici čutiš, ampak... je ta dan prišel prej, kot sem mislila.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Wiedziałam, że kiedyś zrozumiesz swoje prawdziwe uczucia, ale ten dzień przyszedł wcześniej niż oczekiwałam.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Я знала, что когда-нибудь ты поймешь свои истинные чувства, но... этот день наступил быстрее, чем я думала.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.ידעתי שיום אחד תבין את רגשותייך האמיתיים, אבל .היום הזה בא מהר יותר משחשבתי
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi...علمتْ ان في يوم ما ستكتشف مشاعرك الحقيقه ولكن هذا اليوم أتى ابكر مما توقعت
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.思ったより 早かったみたい 俺もこうなるなんて思ってなかったよ
Birleşik Devletler'in tedarik rotası olduğunu sandığı, bir nevi yoğun bombardıman alanıydı.미국 정부는 이 루트들을 융단폭격하고 차단해서 북베트남으로부터 남베트남으로 가는 물자수송을 막고 싶어했다.
Birleşik Devletler'in tedarik rotası olduğunu sandığı, bir nevi yoğun bombardıman alanıydı.米国がこれらのいくつかと思っていた供給路。 -私たちは本当にいい... 私達は決して--
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.Apareceu-me e disse: "Vem".
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu."Gyere!"
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu."팔을 벌려" "제 앞에 나타나서는 '이리 오시오' 라고 말했죠."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu."Kom."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.עם ידיים מושטות, כאילו אומר לי "בוא."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.مع ساعدين ممتدين، ظهر ليقول لي: "تعال."
Bir saniye için, kurtarıcıyı odada insan formunda gördüğümü sandım, kolları açık, bana "Gel." diyordu.「来なさい」と私に言ったように思われました。 次の日、私は身悶えして喜びました。
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir. Buradan gidiyoruz..היה נדמה לי ששמעתי פה רעש .תעלה לרכב. אנחנו יוצאים מכאן-
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir. Buradan gidiyoruz.أيها الطبيب
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir.Naložíme je a padáme pryč!
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir.Pensei ter ouvido baruIho aqui fora!
Bir ses duyduğumu sandım!Ja, modtaget sir! Modtaget!
Bir ses duyduğumu sandım!¡Me pareció oír un ruido afuera!
Bir ses duyduğumu sandım!-Mi s-a părut că aud ceva aici.
Bir ses duyduğumu sandım!Premik!
Bir ses duyduğumu sandım!Καλά άκουσα έναν θόρυβο έξω!
Bir ses duyduğumu sandım!Какъв е този шум тук?
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.A do rodičovstva sme šli s tým, že náš život bude vyzerať takto.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.A my jsme se chtěli stát rodiči za předpokladu, že náš život bude vypadat takto.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.E ci siamo avventurati ad essere genitori aspettandoci che la nostra vita assomigliasse a questa.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.En we gingen het ouderschap in met de verwachting dat ons leven zo zou zijn.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.És úgy csöppentünk bele a szülőí szerepbe, hogy azt vártuk, hogy a mi életünk is ilyen lesz.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.Et nous concevions l'art d'élever un enfant en imaginant que nos vies ressembleraient à ça.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.I weszliśmy w rodzicielstwo, oczekując, że nasze życia będą wyglądać tak.