Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.Kami mengasuh anak dengan harapan hidup kami seperti ini.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.그리고 우리의 삶도 이러할 것이라고 기대하며 양육에 임했습니다.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.Şi am intrat în creşterea copiilor aşteptându-ne ca vieţile noastre să arate aşa.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.Und wir wurden Eltern mit der Erwartung, dass unser Leben so aussehen würde.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.Và chúng tôi bắt đầu làm cha mẹ kỳ vọng rằng cuộc sống của chúng tôi cũng sẽ trông giống như thế.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.Y encaramos la crianza esperando una vida así.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.Και γίναμε γονείς περιμένοντας οι ζωές μας να είναι έτσι.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.И мы вступили на свой родительский путь, ожидая, что наша жизнь будет выглядеть вот так.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.И ние навлязохме в родителството, очаквайки живота ни да изглежда така.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.І ми стали на свій батьківський шлях, очікуючи, що наше життя виглядатиме ось так.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.ונכנסו להורות בציפייה שחיינו ייראו כך.
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.وعندما كنا نقترب من مرحلة " الابوة والامومة " كنا نعتقد ان حياتنا سوف تكون مثل هذه الصورة
Biz de anne baba olunca hayatımız böyle olacak sandık.子育てを始めたのに... 日の光がいつも差し込み 子供は決して泣きわめいたりせず
Bizden vazgeçtin sandım.Chyba byliśmy poza listą.
Bizden vazgeçtin sandım.Ik denk dat we net buiten waren.
Bizden vazgeçtin sandım.Je crois qu'on n'était pas sur la liste.
Bizden vazgeçtin sandım.Mi pare che fossimo semplicemente fuori lista.
Bizden vazgeçtin sandım.Pienso que estábamos afuera.
Bizden vazgeçtin sandım.Мисля че, бяхме малко отвън.
Bizden vazgeçtin sandım.Я думаю, что мы не были включены вообще...
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.우리가 인간이 자만스럽게 단지 인간만이 가능할 것으로 여긴 것을 해내는 동물을 연구할 때마다 그 경계는 점점 더 희미해졌습니다.
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.והוא נעשה מטושטש יותר ככל שאנחנו מגלים שבע"ח עושים דברים שאנחנו, ביהירותנו, חשבנו שעושה אותם רק האדם.
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.ويصبح أرفع في كل وقت حيث نجد الحيوانات تفعل أشياء التي نفعلها، في غرورنا، واستخدام التفكير كان للإنسان فقط.
Bizim cehalet içinde insana özgü sandığımız şeyleri yapan hayvanlar olduğunu gördükçe daha da belirsizleşiyor.違うとわかるたびに境界線は更に曖昧になります 時間の関係上 すべては語れませんが
Bizi saklayacağınızı mı sandınız?Esperavam nos pegar?
Bizi saklayacağınızı mı sandınız?Надявахте се да ни хванете ли?
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Chúng tôi không hề đẩy lùi ranh giới, chúng tôi chỉ chỉ ra rằng chúng tôi đi xa hơn cái mà mọi người vẫn nghĩ.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.우리는 한계까지 몰아붙이지 않았어요, 그냥 남들의 생각보다 좀 더 나아갔다는 것을 보여준 것 뿐입니다.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Nem feszegettük a határokat, csak megmutattuk, hogy messzebb vannak, mint bárki gondolta.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Neposúvali sme hranice, len sme ukázali, že sme ďalej než by si niekto myslel.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Nešli jsme za hranice možností, jen jsme ukázali, že jsme dále než si kdokoliv myslel.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Nie pokonaliśmy jakiś granic, tylko pokazaliśmy, że jesteśmy dalej, niż ktokolwiek mógłby pomyśleć.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.No corrimos el límite, sólo mostramos que somos más de lo que cualquiera pensaba.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Nós não puxamos o limite, apenas mostramos que podíamos ir mais longe do que qualquer um pensava.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Nu am forţat nota. Am demonstrat c-am ajuns mai departe decât credea oricine.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.We gingen niet tot het uiterste, we toonden slechts aan dat we verder zijn dan we dachten.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Wir haben keine Grenzen überschritten, sonder nur gezeigt, dass wir weiter sind als jeder dachte.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Δεν πιέσαμε τα όρια, απλά δείξαμε ότι είμαστε πιο πέρα από ότι πίστευε κανείς.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Мы не переходили границы, мы просто доказали, что можно зайти чуточку дальше, чем мы думаем.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.Не прекрачвахме границата, просто показахме, че сме по-далеч, отколкото някой очакваше.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.לא חצינו את הגבול, פשוט הראינו שאנו רחוקים יותר ממה שכולם חשבו.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.لم نتخطى الحدود, لكن اثبتنا اننا متقدمين على اي شخص اخر.
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.想像より遠くへ行けることを証明しただけです 中東では
Biz sınırları zorlamadık, sadece herkesin sandığından daha ileride olduğumuzu gösterdik.我哋無挑戰界限, 我哋只不過系證明我哋做到嘅野比啲人諗嘅遠。
Böyle bir şeyin güzel tepkiler alacağını ve Prenses olacağını mı sandın?Mais si tu réagis comme ça face à une telle broutille, quel genre de princesse vas-tu devenir ?
Böyle bir şeyin güzel tepkiler alacağını ve Prenses olacağını mı sandın?Továbbra is elő fognak fordulni. De hogy lesz belőled hercegnő, ha így viselkedsz egy kellemetlenség miatt?
Böyle bir şeyin güzel tepkiler alacağını ve Prenses olacağını mı sandın?Αλλά αντιδράς έτσι σε κάτι τόσο ασήμαντο, και περιμένεις να γίνεις πριγκίπισσα;!
Böyle bir şeyin güzel tepkiler alacağını ve Prenses olacağını mı sandın?لكنك تتصرفين هكذا من اجل شيء تافه, وتريدين ان تصبحي اميرة؟
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.As pessoas é que voltaram às mesas de voto para escolherem o seu próprio presidente, não o sistema legal.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Astfel oamenii s-au întors la secţiile de votare pentru a-şi alege preşedintele, nu cadrul legal.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Az emberek tehát visszatértek a szavazóhelyiségekbe, hogy megválasszák saját elnöküket, és nem a jogrendszert.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Così la popolazione è tornata ai seggi per eleggere il proprio presidente, non il sistema legale.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Donc les gens sont retournés aux urnes pour déterminer leur président eux-mêmes, pas le système juridique.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.그래서 사람들은 대통령을 뽑기 위해 다시 투표소로 갔습니다. 그래서 사람들은 대통령을 뽑기 위해 다시 투표소로 갔습니다. 법률적인 일은 전혀 없었지요.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Ľudia sa vrátili späť k urnám, aby si určili svojho prezidenta; a nie legálny systém.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Tako so ljudje spet šli na volišča in izbrali svojega predsednika, tega ni storil pravni sistem.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Takže šli lidé k urnám znovu a nenechali rozhodnout právní systém, rozhodli sami.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Vì vậy dân chúng lại đi bỏ phiếu để quyết định tổng thống của họ, chứ không phải hệ thống luật pháp.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Więc ludzie jeszcze raz poszli na wybory aby wybrać swojego prezydenta, nie system prawny.
Böylece halk mevcut hukuk sistemini uygulamak yerine kendi başkanlarını seçmek için sandıklara geri döndüler.Έτσι ο λαός επέστρεψε στις κάλπες και πάλι για να αναδείξει ο ίδιος πρόεδρο, και όχι το νομοθετικό σύστημα.