Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.ואלה אשר העמיד דויד על ידי שיר בית יהוה ממנוח הארון׃
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.وهؤلاء هم الذين اقامهم داود على يد الغناء في بيت الرب بعدما استقرّ التابوت.
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.約 櫃 安 設 之 後 、 大 衛 派 人 在 耶 和 華 殿 中 管 理 歌 唱 的 事
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.約櫃安 設 之後 、 大衛 派人 在 耶和華 殿 中 管理 歌唱 的 事
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.E poi, in realtà, metterò in dubbio anche alcune di queste cose che voi credete di sapere.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.És talalán olyan dolgokat is meg fogok ingatni, amit tudni véltek.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.사실, 여러분들이 알고 있다고 생각하는 몇 가지 부분에 대해 다른 시각을 이야기 하고자 합니다.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Lalu saya akan menyanggah beberapa hal yang Anda pikir sudah Anda ketahui.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Puis je vais remettre en question certaines des choses que vous pensez savoir.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Ulterior voi încerca de asemenea să pun sub semnul întrebării unele date care credeţi că vă sunt cunoscute.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Und dann werde ich sogar einige der Dinge angreifen, über die Sie glauben, schon Bescheid zu wissen.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Vervolgens ga ik zelfs sommige aspecten die je denkt te weten bestrijden.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Y después, en realidad, voy a poner a prueba algunas de esas cosas que ustedes creen que saben.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.Zakwestionuję też kilka poglądów które są wam znane.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.А затем, на самом деле, я ещё собираюсь оспорить некоторые вещи, про которые вы думаете, что вы о них знаете.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.И всъщност, аз също ще се сблъскам с някои от тези неща, които вие мислите, че знаете.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.ואחר-כך, אני בעצם הולכת לאתגר חלק מהדברים שנדמה לכם שאתם יודעים.
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.و من ثم سأقوم أيضاً بالطعن في صحة بعض الأمور التي تعتقدون انكم تعرفونها
Ardından, bildiğinizi sandığınız şeylerden bazılarının doğruluğunu sorgulayacağım.少し くつがえしてみます まず 私が経済学者として研究した
Artık işimin bittiğini sandım. Fakat sonra...Jag trodde att det var slut, men...
Artık işimin bittiğini sandım. Fakat sonra...Jeg troede, at det var slut, men ...
Artık işimin bittiğini sandım. Fakat sonra...Luulin jo hetkeni koittaneen, mutta...
Artık işimin bittiğini sandım.Myślałam, że już po mnie.
Artık işimin bittiğini sandım.Pensavo che fosse finita per me.
Artık işimin bittiğini sandım.Pensei que tudo chegara ao fim para mim.
Artık işimin bittiğini sandım.Pensé que estaba a punto de morir.
Artık işimin bittiğini sandım.Νόμιζα ότι ήμουν τελειωμένη.
Artık işimin bittiğini sandım.Я думала, для меня всё кончено.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Basicamente, as pessoas foram às urnas dizer que não tinham ninguém em quem votar.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Básicamente fueron a las urnas a decir que no tenían a nadie por quién votar.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Befolkningen gik simpelthen til stemmeurnen for at fortælle politikerne, at de ikke havde nogen at stemme på.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Chủ yếu là họ đến các hòm phiếu để nói rằng họ chẳng có ai để bầu.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.En gros, ils se sont rendus aux urnes pour dire qu'il ne souhaitaient donner leur vote à personne.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Im Wesentlichen sind sie zur Wahl gegangen um auszudrücken, dass sie niemandem wählen konnten.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.În esenţă au mers la votare să spună că nu au pentru cine vota.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.In feite lieten ze via de stembus weten dat ze niemand hadden om voor te stemmen.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.In sostanza andarono ai seggi a dire che non avevano nessuno per cui votare.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.아무도 뽑고 싶은 사람이 없다는 것을 말하려고 투표함으로 간것입니다.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Valójában azért mentek el szavazni, hogy elmondják: nincs kire szavazniuk.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.W zasadzie poszli głosować tylko po to, by pokazać, że nie ma na kogo.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Ουσιαστικά πήγαν στις κάλπες για να πουν ότι δεν είχαν κανέναν να ψηφίσουν.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Люди просто пришли к выборочным урнам, чтобы сказать, что им не за кого голосовать.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.По суті, люди просто прийшли до виборчих урн лише для того, щоб сказати, що їм нема за кого голосувати.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.Те отиваха до кутиите за гласуване, за да кажат, че няма за кого да гласуват.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.בעצם הם הלכו לקלפיות בכדי לומר שאין להם למי להצביע.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.فقد ذهبوا لصناديق الاقتراع أساسا ليقولو أنهم ليس لديهم من يصوتون له.
Aslında onlar oy kullanacakları kimse olmadığını söylemek için sandığa gittiler.投票するに値する者が いないことを示したのです これはジョゼ・サラマーゴのすばらしい小説
Ayrıca hiçbir sendikaya üye olmadan üye olabileceğiniz işsizlik sandıkları da vardır.Det finns också arbetslöshetskassor som man kan ansluta sig till utan att vara medlem i något fackförbund.
Ayrıca hiçbir sendikaya üye olmadan üye olabileceğiniz işsizlik sandıkları da vardır.Il existe également des caisses de chômage auxquelles vous pouvez adhérer sans faire partie d’aucun syndicat.
Ayrıca hiçbir sendikaya üye olmadan üye olabileceğiniz işsizlik sandıkları da vardır.On olemassa myös työttömyyskassoja, joihin voit liittyä olematta minkään ammattiliiton jäsen.
Ayrıca hiçbir sendikaya üye olmadan üye olabileceğiniz işsizlik sandıkları da vardır.También existen cajas de desempleo a las que uno se puede afiliar sin ser miembro de ningún sindicato.
Ayrıca hiçbir sendikaya üye olmadan üye olabileceğiniz işsizlik sandıkları da vardır.Существуют также прочие кассы взаимопомощи, куда вы можете вступить, не являясь членом никакого профсоюза.
Ayrıca hiçbir sendikaya üye olmadan üye olabileceğiniz işsizlik sandıkları da vardır.توجد هناك صناديق بطالة عن العمل يمكن الإنضمام إليها دون أن يكون الشخص عضو في أي إتحاد عمال كان.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››A postavil jsem tam truhlu, v níž jest smlouva Hospodinova, kterouž učinil s syny Izraelskými.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››A postavil som tam truhlu, v ktorej je smluva Hospodinova, ktorú učinil so synmi Izraelovými.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››en er de ark een plaats gegeven. En in die ark rust het verbond tussen de HERE en Zijn volk Israël."
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››E pus nela a arca, em que está o pacto que o Senhor fez com os filhos de Israel.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››És abba helyeztem a ládát, a melyben az Úrnak szövetsége van, melyet szerzett volt az Izráel fiaival.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››In vanjo sem postavil skrinjo, v kateri je zaveza GOSPODOVA, ki jo je sklenil s sinovi Izraelovimi.
Ayrıca RABbin İsrail halkıyla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandığı oraya yerleştirdim.››Ja minä olen sijoittanut siihen arkin, jossa on se Herran liitto, minkä hän teki israelilaisten kanssa."