Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.E porás na arca o testemunho, que eu te darei.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.És a bizonyságot, a melyet néked adok, tedd a ládába.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.In de ark moeten de stenen plaquettes waar de wet op staat, komen te liggen.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Ja pane arkkiin laki, jonka minä sinulle annan.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.내가 네게 줄 증거판을 궤 속에 둘지며
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Lalu di dalam peti itu harus kauletakkan kedua batu dengan perintah-perintah yang akan Kuberikan kepadamu
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Nell'arca collocherai la Testimonianza che io ti darò
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Ngươi hãy cất vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho .
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Ngươi hãy cất vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Och i arken skall du lägga vittnesbördet, som jag skall giva dig.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Og i arken skal du legge vidnesbyrdet* som jeg vil gi dig. / {* se 2MO 16, 34.}
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Og i Arken skal du nedlægge Vidnesbyrdet, som jeg vil give dig.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Pondrás en el arca el testimonio que yo te daré
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Să pui în chivot mărturia, pe care ţi -o voi da.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Tu mettras dans l`arche le témoignage, que je te donnerai.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.Und sollst in die Lade das Zeugnis legen, das ich dir geben werde.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.V skrinjo pa deni pričevanje, ki ti ga dam.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.και θελεις θεσει εν τη κιβωτω τα μαρτυρια τα οποια θελω δωσει εις σε.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.И да вложиш в ковчега плочите на свидетелството, което ще ти дам.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.И положи в ковчег откровение, которое Я дам тебе.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.ונתת אל הארן את העדת אשר אתן אליך׃
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.وتضع في التابوت الشهادة التي اعطيك.
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.必 將 我 所 要 賜 給 你 的 法 版 、 放 在 櫃 裡
Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları sandığın içine koy.必將 我 所 要 賜給 你 的 法版 、 放在 櫃裡
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.(131:6) Вот, мы слышали о нем в Ефрафе, нашли его на полях Иарима.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Aj, uslyšavše o ní, že byla v kraji Efratském, našli jsme ji na polích Jaharských.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Di Betlehem kita mendengar tentang Peti Perjanjian, lalu menemukannya di padang Yaar
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Ecco, abbiamo saputo che era in Efrata, l'abbiamo trovata nei campi di Iàar
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Eis que ouvimos falar dela em Efrata, e a achamos no campo de Jaar.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Glej, skrinja zaveze je bila, kakor smo slišali, v Efrati, našli smo jo na poljanah Jaarskih.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.He aquí, en Efrata oímos de ella, y la encontramos en los campos de Yaar
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Hľa, počuli sme o ňom v Efrate; našli sme ho na poliach Jaara.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Iată, am auzit vorbindu-se despre el la Efrata, l-am găsit în ogorul Iaar...
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Ímé, hallottunk róla Efratában; rátaláltunk Jaar térségein:
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Ja, vi hörde därom i Efrata, vi förnummo det i skogsbygden.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Katso, me kuulimme sen olevan Efratassa, me löysimme sen Jaarin kedoilta.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Kìa , chúng_tôi có nghe_nói về hòm giao_ước tại Ê - phơ-rát , Có tìm đặng hòm ấy trong đồng_bằng Gia - a .
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Kìa, chúng tôi có nghe nói về hòm giao ước tại Ê-phơ-rát, Có tìm đặng hòm ấy trong đồng bằng Gia-a.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.우리가 그것이 에브라다에 있다 함을 들었더니 나무 밭에서 찾았도다
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Oto usłyszawszy o niej w Efracie, znaleźliśmy ją na polach leśnych.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk."Se, i Efrata hørte vi om den, fandt den på Ja'ars Mark;
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Siehe, wir hörten von ihr in Ephratha; wir haben sie gefunden auf dem Felde des Waldes.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Voici, nous en entendîmes parler à Éphrata, Nous la trouvâmes dans les champs de Jaar...
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Weet u, wij hoorden in Efratha al over Zijn woning spreken en vonden haar in de velden van Jaär.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Ιδου, ηκουσαμεν περι αυτης εν Εφραθα ευρηκαμεν αυτην εις τας πεδιαδας του Ιααρ.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.Ето, ние чухме, че той бил в Ефрата; Намерихме го в полетата на Яара.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.הנה שמענוה באפרתה מצאנוה בשדי יער׃
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.هوذا قد سمعنا به في افراتة. وجدناه في حقول الوعر.
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.我 們 聽 說 約 櫃 在 以 法 他 . 我 們 在 基 列 耶 琳 就 尋 見 了
Antlaşma Sandığının Efratada olduğunu duyduk, Onu Yaar kırlarında bulduk.我 們聽說約 櫃在 以法 他 . 我 們在 基列耶琳 就 尋見了
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.-46-figlio di Amsi, figlio di Bani, figlio di Semer
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.A toto sú tí, ktorých postavil Dávid ku spevu v dome Hospodinovom, odkedy mala truhla Hospodinova pokoj,
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.Dette var de som David satte til å sørge for sangen i Herrens hus efterat arken var kommet til ro,
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.ek azok, a kiket Dávid állított be az Úr házában az énekléshez, mikor az [Isten] ládája elhelyeztetett.
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.Estes são os que Davi constituiu sobre o serviço de canto da casa do Senhor, depois: que a arca teve repouso.
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.Følgende er de, hem David overdrog Sangen i HERRENs Hus, efter at Arken havde fået et Hvilested,
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.언약궤가 평안한 곳을 얻은 후에 다윗이 이 아래의 무리를 세워 여호와의 집에서 찬송하는 일을 맡게 하매
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.Syna Amsego, syna Banego, syna Semmerowego,
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.Tito jsou pak, kteréž ustanovil David k zpívání v domě Hospodinově, když tam postavena truhla,
Antlaşma Sandığı RABbin Tapınağına taşındıktan sonra Davutun orada görevlendirdiği ezgiciler şunlardır.Вот те, которых Давид поставил начальниками над певцами в доме Господнем, со временипоставления в нем ковчега.