sandığı ile cümle
sandığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Davy Jones, Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı filmindeki önemli bir karakterdir.Davy Jones là một nhân vật tưởng tượng xuất hiện trong loạt phim về Cướp biển vùng Caribbean.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Chiếc chìa khóa đó dùng để mở chiếc hộp nơi cha của William để lại thứ gì đó cho anh.
Deniz Tavuğu'na dönüp sandığı açarlar.ここに鶏肉を戻して蓋をする。
Ancak bu sandığından daha zor olacaktır...だが、オープンはもっと難しい…。
Harpagon ise sürekli çalınır korkusu ile yaşadığı altınlarını bir sandığın içinde bahçeye gömmüştür.そんな折、アルパゴンが庭に埋めておいた大金が盗まれる。
Burası, Crowley'in öldüğünü sandığımız noktadır.ローランが死去したと伝えられる場所には石碑が勃っている。
Emekli Sandığı İnşaat'da müdürlük yapmıştır.現在は引退して建設会社の社長夫人になっている。
"Sıla sandığını benim için açtı".彼女のためと思って私が買った」と語っている。
Öldüğünü sandığı Orhan'ı karşısında gören Asım bey çok şaşırır.彼はムーミン谷で求めていたものを見つけて、大いに喜ぶ。
Heykeli ölümünden yaklaşık yüzyıl sonra, mezar sandığı çok daha sonra tarihlidir.雕像的时期大约在他死后约100年,棺木就更迟了。
Amaç Gerçeğin Sandığı'nı bulmaktır.稱自己是追隨真相的那一方。
Bugün sandığın nerede olduğuna dair de pek çok iddia vardır ve çeşitli kimseler hâlâ sandığı aramaktadırlar.오늘날 수많은 사람들은 그를 탐관오리를 징치(懲治)하고, 핍박받는 서민들을 위해 싸운 의적으로 인식하고 있다.
27 Aralık - 116 yıllık Emekli Sandığı kapandı.11월 26일 - 대도 조세형 16년 만에 석방.
Burası, Crowley'in öldüğünü sandığımız noktadır.멀린이 매장되었다고 전해지는 장소 중 하나다.
Ancak bu sandığından daha zor olacaktır...המשימה הזו תהפוך הרבה יותר קשה ממה שחשב.
Heather kendisinin sandığı kişi olmadığını keşfetmiştir.Властите в Хаил вече са се досетили, че той не е този, за когото се представя.
Yüklenen her mermi sandığı ortalama 200–250 adet mermiyi barındırır.Кутията съдържа от 100 до 250 патрона.
Ben senin sandığın kadar iyi Fransızca konuşmuyorum.Аз не говоря френски толкова добре, колкото си мислиш.
Bugün sandığın nerede olduğuna dair de pek çok iddia vardır ve çeşitli kimseler hâlâ sandığı aramaktadırlar.Brojni vjernici i danas posjećuju njegov grob (kabur) te mu tako odaju počast.
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Rupert podigne poklopac škrinje i unutra pronađe tijelo.
Ahit Sandığı'nın, Sina Dağı'nda Musa'ya Tanrı tarafından verilen On Emir'i barındırdığı kabul edilir.U 32. glavi Knjige Izlaska opisano je kako je Mojsije primio od Boga na brdu Sinaj Deset zapovijedi.
Diğer emir ve madalyaların üzerinde sandığın sol tarafında giyilir.Nosi se s lijeve strane grudi iznad svih odlikovanja i vrpca.
Diğer emir ve madalyaların üzerinde sandığın sol tarafında giyilir.Medalit kantakse vasakul pool rinnal teiste ordenite ja medalite kohal.
Amaç Gerçeğin Sandığı'nı bulmaktır.Viimane soovib saada teada tõde.
"8. Dişi hayvanlar sandığınızdan daha çok zevk alıyor.""Vrouwelijke dieren hebben meer lol dan je denkt."
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.A dáš zlatý oltár na kadenie pred truhlu svedoctva a zavesíš záclonu dverí príbytku.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.Altarul de aur pentru tămîie să -l aşezi înaintea chivotului mărturiei, şi să atîrni perdeaua la uşa cortului.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.cũng hãy để bàn thờ bằng vàng dùng xông hương trước hòm bảng chứng, rồi xủ tấm màn nơi cửa đền tạm.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.cũng hãy để bàn_thờ bằng vàng dùng xông hương trước hòm bảng chứng , rồi xủ tấm màn nơi cửa đền tạm .
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.És helyheztesd a füstölõ áldozat arany oltárát a bizonyság ládája elé, tedd fel a leplet a hajlék nyílására.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.In postavi zlati oltar za kajenje pred skrinjo pričevanja in obesi zaveso k vhodu v prebivališče.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.Ja sijoita kultainen suitsutusalttari lain arkin eteen ja ripusta uudin majan oveen.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.또 금 향단을 증거궤 앞에 두고 성막 문에 장을 달고
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.Letakkanlah mezbah emas tempat membakar dupa di depan Peti Perjanjian, dan gantungkanlah tabir di pintu Kemah
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.Postavíš též oltář zlatý pro kadění naproti truhle svědectví, a zavěsíš zastření ve dveřích příbytku.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.Postawisz też ołtarz złoty do kadzenia przed skrzynią świadectwa, i zawiesisz zasłonę u drzwi przybytku.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.Stil Guldalteret til Røgelsen op foran Vidnesbyrdets Ark og hæng Forhænget op foran Boligens Indgang.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.Zet het gouden reukofferaltaar voor de ark en hang het gordijn voor de ingang van de tabernakel.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.и поставь золотой жертвенник для курения пред ковчегом откровенияи повесь завесу у входа в скинию.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.ונתתה את מזבח הזהב לקטרת לפני ארון העדת ושמת את מסך הפתח למשכן׃
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.وتجعل مذبح الذهب للبخور امام تابوت الشهادة. وتضع سجف الباب للمسكن.
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.把 燒 香 的 金 壇 、 安 在 法 櫃 前 、 挂 上 帳 幕 的 門 簾
Altın buhur sunağını Levha Sandığının önüne koy, konutun giriş bölümüne perdesini tak.把 燒香 的 金壇 、 安在 法櫃 前 、 挂上 帳幕 的 門簾
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.Et dans un cruel revirement de situation, après que nous avons presque entièrement conquis la variole,
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.우리가 천연두를 거의 퇴치시켰을 무렵 - 사태가 다시 악화됐죠.
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.בהיפוך מרושע, אחרי שכמעט ניצחנו את האבעבועות-
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.وفي انتكاسة قاسية بعد ذلك كان علينا ان نهاجم الجدري ونغزوه تقريبا-
Ama çiçek hastalığını yendiğimizi sandığımız anda talihimiz yine gülmedi.これは社会起業家として学ばなければならない 最後の詰めの領域なのです
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Aber es sollte sich nicht so einfach herausstellen, wie es zunächst aussah.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Aí o Dan liderou a equipa de síntese deste cromossoma com mais de um milhão de pares de bases.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Dar s-a dovedit că nu avea să fie aşa de uşor până la urmă.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.De kiderült, hogy végül mégsem lesz olyan egyszerű.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.하지만, 이 실험은 쉽게 마무리되지 않았습니다.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Maar uiteindeljk bleek het niet zo eenvoudig te zijn.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Mais il s'est avéré que ce ne serait pas si simple en fin de compte.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Ma non fu così semplice.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Okazało się, że to nie takie łatwe.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Pero resultó que no iba a ser tan simple al final.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Αλλά αποδείχτηκε ότι δεν επρόκειτο να είναι τόσο απλό τελικά.
Ama sonunda sandığımız kadar kolay olmayacağını gördük.Но ближе к концу оказалось, что это не так просто.