Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Después de esta experiencia, comencé a mirar más detalladamente el arte moderno.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Door deze ervaring begon ik meer te letten op moderne kunst.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.După această întâmplare, am început să mă uit mai atent
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Mit diesem Erlebnis fing ich an, moderne Kunst genauer zu studieren.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Miután ezzel gyakorlatot szereztem, már figyelmesebben kezdtem nézni a modern művészetet.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Poczynając od tego doświadczenia, zacząłem przyglądać się uważniej sztuce nowoczesnej.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Po této zkušenosti jsem se na moderní umění podíval trochu blíže.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Με αυτή την εμπειρία, άρχισα να βλέπω πιο προσεκτικά την μοντέρνα τέχνη.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.След този опит, започнах да се вглеждам по-отблизо в модерното изкуство.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.С этим опытом я начал изучать современное искусство более внимательно.
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.Imádom a kortárs művészetet, de sokszor nagyon frusztrál a kortárs művészvilág, és a kortárs szcéna.
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.전 현대 미술을 사랑하지만 가끔은 현대 미술의 세계와 그 바닥에 실망감을 느껴요
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.Me encanta el arte contemporáneo, pero a menudo me siento frustrado con ese mundo y su escenificación.
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.Milujem moderné umenie, ale často som poriadne frustrovaný svetom moderného umenia a scénou moderného umenia.
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.Miluji současné umění, ale často jsem frustrovaný světem moderního umění a jeho scénou.
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.אני אוהב אמנות עכשווית, אבל לעיתים קרובות אני מתוסכל מעולם האמנות העכשווית וסצינת האמנות העכשווית.
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.أحب الفن المعاصر لكن عالم الفن المعاصر يبدو لي محبِطًا وكذلك المشهد الفني المعاصر
Çağdaş sanata hayranım... ...ancak çağdaş sanat dünyası ile ilgili... ...çoğu kez hüsrana uğradım.この世界とこの環境に 強く不満を感じることがよくあります 数年前
Çocukluğumdan itibaren başlayan teknoloji ve dijital sanata karşı bir tutkum vardır.Ich war noch ein Kind, als Kind ich meine Leidenschaft für Technologie und Digitale Kunst entdeckt habe.
Çocukluğumdan itibaren başlayan teknoloji ve dijital sanata karşı bir tutkum vardır.I od dziecka pałam pasją do Nowych Technologii oraz Sztuki Cyfrowej.
Çocukluğumdan itibaren başlayan teknoloji ve dijital sanata karşı bir tutkum vardır.저는 어렸을 때부터, 테크놀러지와 디지털 아트에 관심이 많았습니다.
Çocukluğumdan itibaren başlayan teknoloji ve dijital sanata karşı bir tutkum vardır.きっかけは、私が7歳ぐらいの時 父が鉛筆で描いた絵に
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Религии же занимают гораздо более разумную позицию в отношении искусства.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Религиите, обаче, имат много по-здравомислещо отношение към изкуството.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.כעת, לדתות יש גישה שפויה בהרבה לאמנות.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.الاديان لديها موقف اكثر عقلانية تجاه الفن
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.芸術の意味を説明するのに躊躇いません
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.A vallásoknak sokkal józanabb a művészethez való hozzáállásuk.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Kini, agama-agama memiliki perilaku yang lebih masuk akal terhadap seni.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.종교는 예술에 대해 훨씬 더 온전한 아이디어를 가지고 있습니다.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Las religiones tienen una actitud mucho más sana con el arte.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Le religioni hanno un atteggiamento molto più sano nei confronti dell'arte.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Les religions ont une attitude beaucoup plus raisonnable envers l'art.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Náboženský přístup k umění je mnohem zdravější.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Náboženstvá majú voči umeniu omnoho rozumejší postoj.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Obecnie religie mają rozsądniejsze podejście do sztuki.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Ora as religiões têm uma atitude muito mais sã em relação à arte.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religies hebben een veel gezonder instelling tot kunst.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religiile au o atitudine mult mai sănătosă către artă.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religije pa imajo veliko razumnejši odnos do umetnosti.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religionen haben eine viel vernünftigere Herangehensweise.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religioner har et meget mere sundt forhold til kunst.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Religion har en mycket sundare inställning till konst.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Tôn giáo có một thái độ đúng mực hơn với nghệ thuật.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Οι θρησκείες έχουν μια πολύ πιο λογική στάση απέναντι στην τέχνη.
Dindarların sanata bakış açısı daha aklı başında.Натомість релігії розсудливіше ставляться до мистецтва.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkBạn phải đứng và nhìn vào nghệ thuật đến bạn bè, và nhìn vào nghệ thuật.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydık서서 돌아다니며 그림을 보는 사람들을 보고, 예술작품을 보았죠.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkPotevi stare in giro e guardare la gente che guarda arte e guardare arte.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkTenias que estar parado y mirar a la gente mirando arte y mirar arte.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkTinhas de estar parado e olhar para as pessoas a olharem para a arte e olhar para a arte.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkTu pouvais te déplacer et regarder les gens qui regardaient les oeuvres, et regarder les oeuvres.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkНадо было стоять и смотреть на людей, которые разглядывали творения искусства, и самому любоваться искусством.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkאתה צריך לעמוד ולהסתכל על האנשים שמסתכלים על האמנות, ולהתבונן באמנות.
Fiziki ve mobil kanallarda en yalın ve sade ürünün geliştirilmesi sanata dayanır.물리적 채널이든 모바일 채널이든 최소요건 제품을 설계하는 기술이 있습니다
Fiziki ve mobil kanallarda en yalın ve sade ürünün geliştirilmesi sanata dayanır.MVPは最低限の商品ではないのです
Fiziki ve mobil kanallarda en yalın ve sade ürünün geliştirilmesi sanata dayanır.Zarówno w kanale fizycznym jak i w mobilnym, sztuką jest stworzyć najprostszy produkt gotowy do użycia.
Fiziki ve mobil kanallarda en yalın ve sade ürünün geliştirilmesi sanata dayanır.Для фізичних та мобільних каналів існує мистецтво побудови мінімально життєздатного продукту.
Fiziki ve mobil kanallarda en yalın ve sade ürünün geliştirilmesi sanata dayanır.بالنسبة للقنوات المادية والافتراضية، يوجد فن لبناء المنتج ذو الصيغة الأبسط.
Gerçek bir eğitim sanata, beşeri bilimlere beden eğitimine eşit derecede önem vermeli.Bildung sollte den Künsten, den Geisteswissenschaften und Sport die gleiche Bedeutung beimessen.