Ana içeriğe geç
Sözlük

sanata ile cümle

sanata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.Và tôi đã vào khoa mỹ thuật bởi vì họ đánh giá cao môn vẽ.
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.Y decidí ingresar en las artes porque ahí si apreciaban el dibujo.
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.Και μεταφέρθηκα στην τέχνη επειδή εκτιμούσαν το σχέδιο.
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.И я оказался на факультете искусств, где рисование действительно ценилось.
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.Прехвърлих се към изкуствата, защото те ценяха рисуването.
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.והלכתי למחלקת אומנות. כי הם העריכו את יכולת השרטוט.
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.وذهبت الى الفنون لانهم كانو يقدرون الرسم.
Ben de çizime değer veriyorlar diye sanata geçtim.美術に移りました 絵画も学びましたがあまり得意ではありませんでした
Benim için önemli olan gerçek deneyimi kullanarak, bunu sanata nasıl tercüme edebileceğim.Bagi saya, apa yang terpenting adalah penterjemahan dari pengalaman nyata.
Benim için önemli olan gerçek deneyimi kullanarak, bunu sanata nasıl tercüme edebileceğim.Io penso per me, ciò che è importante è la traduzione dall'esperienza reale.
Benim için önemli olan gerçek deneyimi kullanarak, bunu sanata nasıl tercüme edebileceğim.je pense que pour moi le plus important est ce qui se traduit depuis une expérience réèlle.
Benim için önemli olan gerçek deneyimi kullanarak, bunu sanata nasıl tercüme edebileceğim.Yo creo que para mí, lo que es importance es la traducción. de la experiencia real.
Benim için önemli olan gerçek deneyimi kullanarak, bunu sanata nasıl tercüme edebileceğim.אני חושב בשבילי, מה שחשוב הוא התרגום מהחויה האמיתית.
Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.과학은 예술, 그러니까 극단적으로 빠른 속도의 사진으로 된 예술이 된거죠
Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.מדע הפך לאמנות, אמנות של צילום סופר מהיר,
Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.العلم أصبح فنا، فن للتصوير فائق السرعة
Bilim bir sanata dönüştü. Ultra-hızlı fotoğrafçılık sanatı.私も実験のたびに集まる
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.제가 몇 슬라이드 전에 보여준 인간 일반의 공통점 목록에는 예술이 포함되어 있었습니다.
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.Lembro-vos que, entre a longa lista de universos humanos, que eu apresentei há bocado, estão as artes.
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.Osservo che nella lista degli universali umani che ho presentato qualche slide fa c'è l'arte.
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.Zaznaczam, że wśród długiej listy rzeczy powszechnych dla gatunku ludzkiego jest sztuka.
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.Забелязвам, че сред дългия списък от човешки универсали, които представих преди няколко слайда, са изкуствата.
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.מתוך כל האוניברסלים האנושיים שהצגתי לפני מספר שקופיות נמצאת אמנות.
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.لاحظت خلال القائمة الطويلة من القواسم المشتركة لدى البشر التى عرضتها قبل بضعة مشاهد هي فن .
Birkaç slayt önce sunduğum insanların evrensel özellikleri listesinde sanata işaret ediyorum.人間の普遍的特性の長い表の中に 芸術がありました 世界でどんなに遠隔なところでも
Bu büyü beni sanata yöneltti, sinir bilimi eğitimi aldım psikoperapist olmak için.Door die fascinatie verdiepte ik mij in kunst, studeerde neurowetenschappen en werd later psychotherapeut.
Bu büyü beni sanata yöneltti, sinir bilimi eğitimi aldım psikoperapist olmak için.Esta fascinación me llevó a sumergirme en el arte, a estudiar neurociencia y más tarde a ser psicoterapeuta.
Bu büyü beni sanata yöneltti, sinir bilimi eğitimi aldım psikoperapist olmak için.이 매력은 저를 예술에 깊이 잠기게 하였고, 신경 과학을 공부하게 하였으며, 나중에 정신 요법 의사가 되게 하였습니다
Bu büyü beni sanata yöneltti, sinir bilimi eğitimi aldım psikoperapist olmak için.Tämä kiinnostus sai minut taiteilemaan, opiskelemaan neurotieteitä ja myöhemmin alkamaan psykoterapeutiksi.
Bu büyü beni sanata yöneltti, sinir bilimi eğitimi aldım psikoperapist olmak için.העניין הוביל אותי להקיף את עצמי באמנות, ללמוד מדעי המוח ומאוחר יותר להיות פסיכותרפיסטית.
Bu büyü beni sanata yöneltti, sinir bilimi eğitimi aldım psikoperapist olmak için.هذا السحر قادني لأن أغوص بنفسي في الفن، دراسة علم الأعصاب وأن أصبح طبيبة نفسية مؤخرا.
Bu büyü beni sanata yöneltti, sinir bilimi eğitimi aldım psikoperapist olmak için.神経科学を学び 最終的には 心理療法士になりました 現在は 思考によるコンピュータ操作技術の
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.매우 좋았죠. 이 경험을 통해 전 현대 미술을 좀 더 가까이 보게 되었어요.
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.זה היה יופי, ואחרי ההתנסות הזו התחלתי להתבונן יותר מקרוב
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.وكانت تجربة عظيمة. وبهذه التجربة، بدأت أنظر بشكل أدق
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.注意深く観察することにしました。現代美術というのは
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.A i když to nebyl druh umění, kterému bych podlehl, byl to skvělý pocit.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Chiar dacă nu era genul de artă care mă pasiona cel mai mult, mă simțeam grozav.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Choć nie był to rodzaj sztuki, który mnie pasjonował, czułem się świetnie.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.E anche se non era l'arte del tipo di cui ero tanto appassionato, era fantastico.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.En, al was het niet het soort kunst waar mijn uiteindelijke passie lag, het voelde geweldig.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.És bár ez nem az általam imádott művészet volt, mégis nagyon jó érzés volt.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Et même si ce n'était pas le type de dessin qui me passionnait vraiment, c'était très bien quand même.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Fazia estes rabiscos todos. Apesar de não ser o tipo de arte que me apaixonava, soube-me bem.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.원래부터 열정을 품은 분야는 아니었지만 그래도 기분이 좋았어요.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Obwohl mir diese Art von Kunst nicht am Herzen lag, tat es sehr gut.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Og selvom det ikke var den slags kunst jeg i sidste ende brændte for at lave, føltes det fedt.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Si bien no era el tipo de arte que en última instancia me apasionaba, me gustó mucho.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Και παρόλο που δεν ήταν το είδος της τέχνης για το οποίο παθιαζόμουν, η αίσθηση ήταν υπέροχη.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.И макар да не е съвсем изкуство, към което да изпитвам страст, се почувствах страхотно.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.І хоча це не було тим художнім мистецтвом, яким я зрештою захоплювався, це було чудово.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Это было не то искусство, которым я страстно увлекался, но я чувствовал себя великолепно.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.ואף על פי שזה לא היה סוג האמנות שהייתי הכי נלהב לגביו, זה הרגיש מעולה.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.وعلى الرغم من أنه لم يكن النوع من الفن الذي كنت متحمساً له ، و لكنني شعرت بالروعة.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.ちょっと違いましたが それでも最高の気分でした 震えを受け入れてしまえば
Burda biz biraz [duyulamıyor], biraz sanata, biraz da fiziğe sahibiz.Entonces, tenemos [grrshhk], tenemos gráficos, tenemos algo de física.
Burda biz biraz [duyulamıyor], biraz sanata, biraz da fiziğe sahibiz.We hebben plaatjes, we hebben natuurkunde.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Avec cette expérience, j'ai commencé à regarder l'art moderne de plus près.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Com esta experiência, comecei a observar mais atentamente a arte moderna.
Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.Con questa esperienza ho cominciato a guardare con più attenzione all'arte moderna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod