sanatı ile cümle

sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babam neden sanatı da söylemedi?Чому ж батько не сказав "здібний до мистецтва"?
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.Cunoştea echipamentul, dar nu arta.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.Hans pappa kände utrustningen, men inte konsten.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.할아버지는 장비는 다룰 줄 알아도 예술은 몰랐죠.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.Sein Vater kannte die Ausrüstung, aber nicht mit der Kunst.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.Son père connaissait l'équipement mais pas l'art.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.Suo padre conosceva le attrezzature ma non l'arte.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.Su padre conocía el equipo pero no el arte.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.אבא שלו הכיר את הציוד אבל לא את האמנות.
Babası işin sanatını değil makineleri biliyordu.闇は分かっていても 光は分かっていなかった
Bahçıvanlık benim duvar yazım. Ben sanatımı yetiştiriyorum.정원을 가꾸는 것은 그래피티입니다. 저는 제 예술을 기릅니다.
Bahçıvanlık benim duvar yazım. Ben sanatımı yetiştiriyorum.La jardinería es mi grafiti, yo cultivo mi arte.
Bahçıvanlık benim duvar yazım. Ben sanatımı yetiştiriyorum.والزراعة بالنسبة لي كأنها جرافيتي. وأنا أزرع عملي الفني.
Bahçıvanlık benim duvar yazım. Ben sanatımı yetiştiriyorum.落書きアーティストが 壁面を美しく飾るように
Bakmakta olduğumuz Barok döneme ait bir eser, Barok sanatında teatralliğin en iyi örneklerinden.Jest to barokowa sceneria, teatralność baroku w najlepszym wydaniu.
Bakmakta olduğumuz Barok döneme ait bir eser, Barok sanatında teatralliğin en iyi örneklerinden.Takže toto je barokní dekorace, barokní dramatizace nejvyšší kvality.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.Hij doet wonderen met glasvezel.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.그는 조각, 회화, 설치미술이 만나는 곳에서 유리섬유로 놀라운 작업을 합니다.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.עומד בצומת הדרכים של פיסול, ציור ומיצבים, עושה פלאים עם פיברגלאס.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.والذي يمثل فنه نقطة تقاطع ما بين النحت والرسم والتركيب, والذي كان مبدعاً في مجال الألياف الزجاجية.
Balasubramaniam, heykelciliğin, boyamanın ve yerleştirme sanatının dönüm noktasında bulunuyor.グラスファイバーですばらしい作品を創造します バラ自身のちほどTEDで講演を行うので
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Bagi saya, seni karya yang saya ciptakan adalah suatu perjalanan dengan karpet ajaib.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Für mich ist meine Kunst meine Reise auf dem fliegenden Teppich.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.저에겐, 제 그림은 마법 양탄자입니다.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Moja sztuka jest dla mnie jak przejażdżka latającym dywanem.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Nekem a művészetem a varázsszőnyegem.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Para mí, mi arte es un viaje en alfombra mágica.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Pentru mine, arta mea este călătoria mea cu covorul fermecat.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Per me, la mia arte è un magico tappeto volante.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Pour moi, mon art est mon voyage en tapis volant.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Voor mij is mijn kunst een tocht op een vliegend tapijt.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Για μένα, η τέχνη μου είναι μια βόλτα με μαγικό χαλί.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.Для меня моё искусство - это волшебное путешествие.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.За мен, моето изкуство е вълшебното ми килимче.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.בשבילי, האומנות היא המסע בשטיח המעופף.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.بالنسبة لي، فني هو البساط السحري.
Bana göre, benim sanatım sihirli halıyla seyahat demek.皆さんも これに一緒に乗って 子ども達と触れ合い
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,Ich bin sehr stark von der traditionellen Chinesischen und Japanischen Kunst beeinflusst.
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,저는 중국과 일본 아트로부터 많은 영향을 받았다고 할 수 있습니다. 물론 포토그래피와,
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,Me ha influido mucho el arte tradicional chino y japonés, la fotografía, por supuesto,
Başta geleneksel Çin ve Japon sanatı olmak üzere, tabii ki fotoğrafçılık,もちろん、写真にも ルネッサンスの 巨匠たちの絵画にも
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Forse stiamo imparando anche l'arte di abbracciarle.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Kanske lär vi oss konsten att ta till oss.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.예술의 포옹력을 배우고 있는지도 몰라요.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Peut-être que nous apprenons l'art d'embrasser.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Poate învăţăm arta îmbrăţişării.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Quizás estamos aprendiendo el arte de abarcar.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.Vielleicht lernen wir auch die Kunst des Fassens.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.אולי אנחנו לומדים את אמנות האימוץ אל הלב.
Belki de kabullenme sanatıydı bu.あるいは私たちは 忘れる術を 学んでいたのかもしれない
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Ezt az irányítás gyümölcsöző elvesztésének hívom.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Ich nenne es die verlorene Kunst des produktiven Kontrollverlustes.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Îmi place să o numesc arta pierdută de a pierde controlul în mod productiv.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Je voudrais l'appeler l'art perdu de lâcher utilement les commandes.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.저는 이것을 생산적으로 컨트롤을 잃어나가는 잊혀진 기술이라고 부릅니다.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Me gustaría llamarlo "el arte perdido de perder el control de forma productiva".
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Mi piacerebbe chiamarla l'arte perduta del perdere il controllo produttivamente.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Nazywam to utraconą sztuką korzystnego tracenia kontroli.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Tôi gọi đó là việc thả lỏng kiểm soát một cách có năng suất
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Θα το ονομάσω χαμένη τέχνη του να χάνει κανείς το έλεγχο παραγωγικά.

İlgili Sayfalar