sanatı ile cümle
sanatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Бих желал да го нарека изгубеното изкуство на продуктивна загуба на контрол.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.Я бы предпочёл назвать её утраченным искусством продуктивной утери контроля.
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.הייתיי רוצה לקרוא לזה "האמנות האבודה של איבוד-שליטה יצירתי"
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.اود ان اطلق على ذلك "الفنّ الضائع لفقدان السيطرة بشكل مُنتج".
Ben bunu, verimli kontrol kaybının kayıp sanatı olarak adlandırıyorum.最終的にどこへ落ち着くか予想できません
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Azt hiszem ez a megközelítés megmagyarázhatja a különbséget emberek ízlése között, ami a művészetet illeti.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Cách tiếp cận này có thể giải thích được sự khác biệt về sở thích nghệ thuật của mỗi người.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Cred că abordarea asta explică gusturile oamenilor în materie de artă.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Creo que este enfoque puede explicar las diferencias en los gustos de la gente por el arte.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Eu acho que esta abordagem pode explicar diferenças do gosto das pessoas na arte.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Ich denke, dieser Ansatz kann den unterschiedlichen Kunstgeschmack der Menschen erklären.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Ik denk dat deze insteek de verschillen kan verklaren tussen de verschillen in smaak.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Io credo che questo approccio spieghi le differenze di gusto delle persone nei confronti dell'arte.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Jag tror att den ansatsen kan förklara skillnader i folks smak när det gäller konst.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Je crois que cette approche peut expliquer les différences dans les goûts pour l'art.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Jeg mener at denne tilgang kan forklare forskellen i menneskers smag for kunst.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.저는 이와 같은 접근 방식이 예술에 대한 사람의 취향에 따라 달리 설명 될것이라고 생각합니다
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Menim, da tovrsten pristop lahko pojasni razlike v različnih okusih za umetnost.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Myslím si, že tento příklad může vysvětlit rozdíl ve vnímání díla každého.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Myslím si, že tento prístup dokáže vysvetliť rozdiely v umeleckom vkuse rôznych ľudí.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Sądzę, że to podejście może tłumaczyć różnice w ludzkich gustach w sztuce.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Saya pikir pendekatan ini bisa menjelaskan perbedaan dalam selera orang terhadap seni.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Tämä lähtökohta voi selittää eroja ihmisten mieltymyksissä taiteeseen.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Νομίζω πως αυτή η προσέγγιση μπορεί να εξηγήσει διαφορές στις προτιμήσεις των ανθρώπων για την τέχνη.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Мисля, че този подход може да обясни разликите във вкуса на хората към изкуството.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Я вважаю, такий підхід може пояснити відмінності в мистецьких смаках людей.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.Я думаю, этот подход объясняет разницу во вкусах людей в искусстве.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.אני חושב שגישה זו יכולה להסביר את ההבדלים בטעם של אנשים באומנות.
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.واعتقد ان هذه الفكرة توضح الفرق في مذاق الناس فيما يتعلق بالفن
Bence bu insanların sanatı değerlendirmeleri arasındaki farkı açıklar.好みの違いの説明ができます ジャクソン・ポーロックの作品です
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.Chúng ta phải làm gì?
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.Je pense que notre mission est de réconcilier, de réintégrer
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.제가 생각하기에 우리의 사명은 과학과 예술의 화해와 통합이라고 생각합니다. 왜냐하면 바로 지금
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.Pienso que nuestra misión consiste en reconciliar, reintegrar
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.Wat moeten we doen?
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.לעשות? אני חושבת שמשימתנו היא לפייס, למזג את המדעים והאמנויות, מפני שברגע זה
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.علينا فعله؟ أعتقد أن رسالتنا هي التوفيق، لإعادة توحيد العلم والفنون، لأن هناك إنقسام موجود
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.科学と芸術を 調和させ 再統合させる事だと思います
Benim adıma sevin, emsalsiz sanatımı yapmamda bana yardım ediyor.Se feliz por mi, ella está ayudandome a hacer una obra de arte única.
Benim adıma sevin, emsalsiz sanatımı yapmamda bana yardım ediyor.Sii felice per me, lei mi sta aiutando a creare la mia arte.
Benim adıma sevin, emsalsiz sanatımı yapmamda bana yardım ediyor.Tu devrais être contente. Grâce à cette fille, je vais faire une pièce unique.
Benim adıma sevin, emsalsiz sanatımı yapmamda bana yardım ediyor.Πρέπει να χαίρεσαι. Με βοηθάει να φτιάξω ένα αριστούργημα.
Benim adıma sevin, emsalsiz sanatımı yapmamda bana yardım ediyor.Порадуйся за меня, она сама помогает мне создать уникальное произведение искусства.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.À mon avis, une façon de transcender ces ghettos culturels passe par l'art du conte.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.După părerea mea, un mod de a depăşi aceste ghetouri culturale este reprezentat de arta povestirii.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Enligt min åsikt, går det att överbrygga dessa kulturella ghetton genom historieberättandets konst.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.En mi opinión, una manera de trascender estos guetos culturales es a través del arte de contar cuentos.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.제 생각에, 이같은 문화적인 '구역화(ghettos)'를 넘어서는 한 가지 방법은 이야기를 나누는 겁니다.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Jedním ze způsobů, jak překonat tato kulturní ghetta, je vypravěčské umění.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Meiner Meinung nach ist ein Weg, diese kulturellen Ghettos zu überwinden, die Kunst des Geschichtenerzählens.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Menurut saya, salah satu cara untuk membebaskan diri dari sangkar budaya ini adalah melalui seni bercerita.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Na minha opinião, uma maneira de ultrapassar estes guetos culturais é através da arte de contar histórias.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Secondo me, un modo di trascendere questi ghetti culturali è attraverso l'arte del raccontare storie.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Theo tôi, có một cách để xuyên qua những khu ổ chuột văn hóa đó đó là nghệ thuật kể chuyện.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Véleményem szerint, a kulturális gettókból a történet mesélés erejével lehet kitörni (ez az egyik lehetőség).
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Volgens mij is één manier om deze culturele getto's te overstijgen de kunst van het vertellen.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.Моето мнение е, че един начин да надминем тези културни гета е чрез изкуството да разказваме истории.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.На мою думку, мистецтво оповіді є одним із шляхів виходу з цих культурних ґетто.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.По моему мнению, переступить пределы этих культурных гетто можно через искусство рассказывать истории.
Benim fikrime göre, bu kültürel getto'ları aşmanın yollarından biri hikayet anlatma sanatıdır.לדעתי, דרך אחת להתעלות מעל הגטאות התרבותיים האלה היא דרך אמנות הסיפור.