Ana içeriğe geç
Sözlük

sana ile cümle

sana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bilmek istediğini sana söylemez.Tom won't tell you what you want to know.
Tom ne olduğunu sana söylemez.Tom won't tell you what happened.
Tom gerçekten ne olduğunu asla sana söylemeyecek.Tom will never tell you what really happened.
Tom Mary'yi sanat eğitimi alması için teşvik etti.Tom urged Mary to study art.
Tom sanat müzesini en son ne zaman ziyaret ettiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had visited an art museum.
Tom bana istediğin bir şeyi sana vermemi söyledi.Tom told me to give you anything you want.
Tom sana Boston'da yaşadığı hakkında sana yalan söyledi.Tom lied to you about having lived in Boston.
Tom'un sana göstermek için bekleyemediği bir şeyi var.Tom has something he can't wait to show you.
Tom bugün sana yardım edecek zamanı olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think he has the time to help you today.
Tom modern sanatı sevmez.Tom doesn't like modern art.
Tom şu anda sana bir cevap veremez.Tom can't give you an answer now.
Tom sana yarın bir cevap verebilir.Tom can give you an answer tomorrow.
Tom bu sabah sana bunu vermek için geldi.Tom came here this morning to give you this.
Tom sanat tarihi ile son derece ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom, sanat tarihiyle derinden ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom'un sağlık problemlerini sana anlatmak etik olmazdı.It would be unethical for me to tell you about Tom's medical problems.
Eğer Tom erken gelirse sana bildiririm.I'll let you know if Tom shows up early.
Sanırım Tom sana ne olduğunu söyledi.I suppose Tom told you what happened.
Üzgünüm fakat gelecek hafta sana arabamı ödünç veremem.I'm sorry, but I can't lend you my car next weekend.
Eğer çok yorgun olmazsam, işten sonra sana yardım ederim.I'll help you after work if I'm not too tired.
Makul düzeyde istediğin bir şeyi sana vereceğim.I'll give you anything you want within reason.
Seninle takılmayı istemediğimi sana daha önce söyledim.I told you before that I'm not interested in hanging out with you.
Biraz ihtiyacın varsa sana biraz ödünç para verebilirim.I can lend you some money if you need some.
Bunu sana satıyorum.I sell this to you.
John sana ihanet edecek bir adam türü değildir.John isn't the kind of man who would betray you.
Müzik, sanatların en büyüğüdür.Music is the greatest of the arts.
Bunun nasıl çalıştığını sana açıklayayım.Let me explain to you how this works.
Mektubu sana okuduğumu biliyorum.I know I read the letter to you.
Sana söyleyemem. Bu bir sır ve eğer sana söylersem artık sır olmaz.I can't tell you. It's a secret and if I told you, it wouldn't be a secret anymore.
Sana daha sonra anlatırım.I'll fill you in later.
Neler olmuş sana böyle?What's gotten into you?
Henüz sana söyleyemem.I can't tell you yet.
O, sana ihanet etti.She betrayed you.
Onlar sana ihanet ettiler.They betrayed you.
Sana ihanet ettim.I betrayed you.
Sana anlatmak istedim.I wanted to tell you.
Müze yetkilileri, ETA'nın müzede daha çok Bask sanatı istediğini düşünüyorlar.Museum officials think that ETA wanted more Basque art in the museum.
Ben bir sanatçıyım.I'm an artist.
Sana bir tane borçluyum.I owe you one.
Sana her şeyi anlattım.I've told you everything.
Sana bir mektup gönderdim.I sent you a letter.
Sana yardım edemem çünkü meşgulüm.I can't help you because I'm busy.
Ziyaret ettiğinde sana söylerim.I will tell you when you visit.
Sana niye yalan söyleyeyim ki?Why would I lie to you?
Bu sana kötü hissettiriyorsa, neden sigara içiyorsun?If it makes you feel bad, why do you smoke?
Sana son kez hatırlatacağım.This is the last time I'm going to remind you.
Sana biraz ipucu vereceğim.I'll give you a little tip.
Sana biraz bahşiş vereceğim.I'll give you a little tip.
Geçen hafta Bay Wood'a yazdım ve sana çiftlikte bir iş vermesini istedim.I wrote last week to Mr. Wood and I asked him to give you a job on the farm.
Politika, gerekli olanı mümkün kılma sanatıdır.Politics is the art of making possible that which is necessary.
Paramı sana vermek istemiyorum.I don't want to give you my money.
Sana yardım edemeyeceğimi anlamalısın.You must realize that I can't help you.
Sana vuran adam ön kapıda.The guy who hit you is at the front door.
Mademki buradayım, sana yardım edeyim.Since I'm here, let me help you.
Sana onu yapmanın yeni bir yolunu öğreteyim.Let me introduce you to a new way of doing that.
Tom sana bir şey göstermek istiyor.Tom wants to show you something.
Tom'un sana yalan söylemiş olması mümkündür.It's possible that Tom lied to you.
Ben sana hakaret etmiyorum, seni tarif ediyorum.I'm not insulting you, I'm describing you.
Sana büyük başarılar diliyorum.I wish you great success.
O sürekli sana bakıyor. O kesinlikle seni seviyor.He is constantly staring at you. He surely loves you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sana ile cümle - Sayfa 20 - sana kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App