Sana nasıl davranılmasını istiyorsan başkalarına aynı şekilde davran.Do unto others as you would have others do unto you.
Kendi giysilerini yaparsan, bu sana para kazandırır.If you make your own clothes, it will save you money.
Sana doğru görüneni yapmalısın.You must do what seems right to you.
Sana doğruyu söylemem gerekirse, ondan hoşlanmıyorum.To tell you the truth, I don't like him.
Sana açık söylemek gerekirse, Amerika'yı sevmiyorum.To tell you the truth, I don't care for America.
Fotoğrafçılık, şimdi sanatın yeni bir formu olarak kabul edilmektedir.Photography is now considered a new form of art.
Bana yardım et. Bunu yaparsan, daha sonra sana içki ısmarlarım.Give me a hand. If you do, I'll buy you a drink later.
Sana yardım edeyim. Çantan ağır gözüküyor.Let me help you. Your bag looks very heavy.
Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.I'd like to treat you to lunch to thank you for all your help.
Sana yardım etmemi ister misin?Do you want me to give you a hand?
Ödevime yardımcı olduğun için sana minnettarım.I'm thankful to you for your helping me with my homework.
Sana sunulanı yemek zorundasın.You must eat what you are served.
Birkaç saatlik uyku sana iyi gelecektir.A few hours nap will do you good.
Sahip olduğum az parayı sana vereceğim.I will give you what little money I have.
Herhangi biri bizi sana tavsiye etti mi?Did anybody recommend us to you?
Sana sempatim var.You have my sympathies.
Endişelenme. Sana öfkeli değilim.Don't worry. I'm not mad at you.
Yeni bir kalemim var. Onu sana ödünç vereceğim.I have a new pen; I'll lend it to you.
Üzgünüm, sana birinci sınıfta bir yer alamadık.I'm sorry we couldn't get you a seat on first class.
Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.A man is known by the company he keeps.
Herkes sanatçı olmak istemez.Not everybody wants to be an artist.
Herkes sanatçı olamaz.Not everybody can be an artist.
Sana bir bardak su getireyim mi?Shall I bring you a glass of water?
Sana biraz su getireyim mi?Shall I get you some water?
Sanayi devriminden beri dünya nüfusu üç kattan daha fazla arttı.Since the Industrial Revolution, the world population has more than tripled.
Hükümet, sanayinin gelişmesine yardımcı olmak için yeni bir program başlattı.The government started a program to promote industry.
Hükümet sanayiye daha çok para yatırmalı.The government should invest more money in industry.
Elimden geldiği kadar onu sana açıklamaya çalışacağım.I'll try to explain it to you to the best of my ability.
Ben sana manevi destek vereceğim.I'll give you moral support.
Sadece sessizce dinlersen sana söylerim.I would tell you if you would just listen quietly.
Bu muhitte bir sanat müzesi vardı.There used to be an art museum in this neighborhood.
Petrol,Japon sanayinin gelişiminde önemli bir rol oynadı.Oil has played an important part in the progress of Japanese industry.
Sen önden git. Ben yakında sana yetişirim.Go on ahead. I'll catch up with you soon.
Bir hafta önce sana 10,000 yen vermedim mi?Didn't I give you 10,000 yen a week ago?
Sana geçen hafta ödünç verdiğim kitabı bitirdin mi?Have you finished reading the book I lent you last week?
Yedi sanayi demokrasilerinin liderleri 2000 yılında Okinawa'da buluşacak.The leaders of seven industrial democracies will meet in Okinawa in 2000.
Geçen gün sana ödünç verdiğim kitabı okumayı bitirdin mi?Have you finished reading the book I lent you the other day?
Geçen günkü tüm yardımın için sana teşekkür ederim.Thank you for all your help the other day.
Birkaç gün önce sana ödünç verdiğim kitabı iade etmeni istiyorum.I want you to return the book I lent you the other day.
Üzgünüm sana daha erken yazamadım.I'm sorry I couldn't write to you sooner.
Ben sana ayak uyduramam.I can't keep pace with you.
Bir üniversite işi çok sana daha çok istirahat zamanı verirdi.A university job would give you a lot more free time.
Sanayideki büyük firmalar kontrolü ellerinde tutarlar.The large firms in the industry call all the shots.
Sana önemli bir şey söylemek üzereyim.I'm about to tell you something important.
Sol elinle yazmanı sana kim söyledi?Who told you to write with your left hand?
Birisi sana yardım ettiğinde, en azından, " teşekkür ederim" diyebilirdin.You might at least have said, "Thank you", when someone helped you.
Sana onu kim önerdi?Who put you up to it?
Sana hikayeyi kim anlattı?Who told you the story?
Her insan bir sanatçı olamaz.Every man can't be an artist.
Bu bisikleti sana bir doğum günü hediyesi olarak vereceğim.I will give you this bicycle as a birthday present.
Fiyat sana kalmış.The price is up to you.
Keşke bir haritam olsa, sana yolu gösterebilirim.If only I had a map, I could show you the way.
Ayıp sana!Shame on you!
Soyut sanat hissedilecek bir şeydir.Abstract art is something to feel.
Bazı soyut sanatları anlaması zordur.Some abstract art is difficult to understand.
Dikkatli bir gözlem sana farkı gösterecektir.A careful observation will show you the difference.
Sana bir enjeksiyon vereceğim.I'll give you a shot.
Sana kasabayı gezdireceğim.I'll show you around the town.
Sana uzun süre yazmadığım için özür dilemeliyim.I must apologize to you for not writing for so long.
Erkek kardeşimin bazı kitaplarını sana ödünç vereceğim.I'll lend you some books of my brother's.