sanık ile cümle
sanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hakim, daha sonra sanıklardan açıklama ister.その後、審査員が批評を行う。
Müdafi, ceza yargılamasında şüpheli veya sanıkların savunmasını yapan kişi ya da avukattır.検察審査員が事件について被疑者の代理人又は弁護人となったとき。
Sanıklar yalan söylemediklerini ifade etmişlerdir.そうではないと言う者たちはうそつきです。
Davada 1477 sanık var.裁判では144人。
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.主要審判持續到1961年,當時所有被告都被判無罪。
Davanın bazı sanıkları 1964'te görülen Rivonia Davası'nda hüküm giymişlerdir.一些被告後來於1964年在里沃尼亞審判(英语:Rivonia Trial)中被定罪。
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.這些因素將會決定被告的命運。
Sanıkların çoğunluğu yükseköğrenimli gençlerden oluşmaktadır.這些軍法審判的對象大都是未成年人。
"Bombacı sanıkların 'pişmanlığına' ret".鞠狱讯囚,务加仁恕。
Her iki sanık da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.兩人皆被裁判驅逐出場。
17 sanıklı dava daha sonra şu davalarla birleşti.到了17年後,該案才獲重審。
Bu olaylarla ilgili açılan bu davada 118 sanık yargılandı.是次案件的審訊將會包括18名被告。
Sanıkların çoğu bir avukat veya jüri görememişti.法官是不會允許律師騷擾或攻擊證人的。
Freisler, mahkeme sırasında sanıkları aşağılamaları ve onlara bağırması ile bilinirdi.弗萊斯勒特別為人所知的部分便是他會當庭羞辱被告,並且大聲的對他們咆嘯。
Diğer iki sanık beraat etti.다른 두 피고는 유죄를 인정했다.
Cezası diğer sanıklarla birlikte Taif'te sürgüne çevrildi.재판 후에는 다른 징역형 선고자들과 함께 슈판다우 감옥에서 복역했다.
Sanıklar, dört suçla yargılandı: Davalarda bütün davalılar, suçu reddetmiştir.신병을 이유로 재판이 중단된 피고는 4명이고, 재판 도중 자살한 피고는 4명이다.
Alpfidan, “Sanıkların Antep’teki olaylarını biliyorum.“그것이 알고 싶다, 방구석에 인어아가씨 사건을 아십니까”.
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.לאחר משפט שנמשך 5 שנים, נמצאו כל הנאשמים זכאים ב-1961.
Herta Oberheuser, Nürnberg mahkemeleri'nde Doktorlar davasında yargılanan tek kadın sanıktı.אוברהויזר הייתה האישה היחידה שנתבעה במשפט הרופאים בגרמניה.
Sanıkların savunmaları 25 Ağustos günü yapıldı.כל הנאשמים נשפטו להוצאה להורג שבוצעה ב-25 באוגוסט.
Bir ceza yargılamasında suçlanan kişi, suçluluğu ispatlanıncaya değin sanık olarak adlandırılır.כל אדם שמואשם בעבירה ייחשב חף מפשע עד שתוכח אשמתו.
Sanıklar yalan söylemediklerini ifade etmişlerdir.ניכר היה כי העדים הם עדי שקר.
Sanık avukatı ise Sayın Başkan düzeni sağlayamayacaksanız ben savunma yapmayacağım" dedi.אם הוד מעלתך תדיח את יורש העצר, אני לא אעקוב אחרי פקודותיך יותר".
Sanık, mahkemede verdiği ifadesinde "İki tane bayan zannettiğimiz kişiyle karşılaştık.בית המשפט הסביר את פסיקתו באומרו: "בידענו את האיש שהועמד לפנינו לדין.
3 sanık hakkındaki dava düşerken, 2 sanık da yargılama sırasında vefat etmiştir.הדיונים נערכו בדלתיים סגורות, לאור העובדה ששניים מהנאשמים היו קטינים בזמן הרצח.
Kalan 10 sanık ölüm cezasına çarptırıldı.שנים עשר מבין הנאשמים נידונו לעונש מוות.
Sanıklar sonunda beraat etti.האשמות אלה בוטלו לבסוף.
146 sanık beraat etti.457 מהם הועמדו לדין.
Diğer iki sanık beraat etti.שניים מהנאשמים זוכו.
Mağdurların sanık polisleri fotoğraftan teşhisi işlemlerine başlandı.Като не признаеш, следователите си пишат тяхното обвинение.
Davada 1477 sanık var.Обвиняеми по процеса са общо 134 души.
34 sanık için beraat kararı verildi.Обвинения са повдигнати срещу 40 души.
Başarısız darbe girişimi sanıklarının davası 1924 yılının şubatında başlamıştır.Повод за окончателното разцепление на партията става инцидент в края на 1902 година.
Bir ceza yargılamasında suçlanan kişi, suçluluğu ispatlanıncaya değin sanık olarak adlandırılır.Особено, ако някой отива в съда като обвиняем.
6 Temmuz 2008 - Davanın sanıklarından Kuddusi Okkır vefat etti.На 6 октомври 2008 г. започва съдебният процес срещу обвиняемите във френския съд.
20 Temmuz 2004'teki duruşmada ise dava, tüm sanıkların beratıyla sonuçlandı.В крайна сметка на 23 октомври 2007 г. той е оправдан по всички обвинения от съда.
Bazılarına göre duruşma hatalı, ve bir takım mahkum edilmiş sanıklar aslında masumdur.Не след дълго се разбира кои са истинските виновници и Мито е освободен.
Sanık bölümü yazılmamıştır.То не е подписано от осъдената.
Sanıklar yalan söylemediklerini ifade etmişlerdir.Tako je dokazano, da lažu.
Sanıklar sonunda beraat etti.Naposljetku su oslobođeni optužbi.
"Sanık suçludur" şeklinde bir "sıfır hipotez" de tamamiyle değişik başka bir hukuk sisteminde mümkün olabilir.Termin dječja pornografija ostaje legalna definicija u raznim pravnim sustavima.
Ancak sanıkların büyük kısmı yakalanamadığı için duruşmada 15'i tutuklu, 4'ü tutuksuz 19 kişi hazır bulundu.O ostatných 15 zajatých nie sú žiadne informácie, pravdepodobne boli popravení.
Diğer sanıklar gibi suçunu itiraf ettikten sonra kurşuna dizilerek idam edildi.Po odhalení sprisahancov mu bolo prikázané, tak ako mnohým ďalším obvineným, aby spáchal samovraždu.
Duruşmada madenci yakınları sanıkların duruşmaya getirilmemesine tepki gösterdi.V prípravnom konaní svedčila v neprospech odsúdených.
Sanık, suç işlediği düşünülerek mahkemeye sevkedilen kişi.Páchateľ je osoba, ktorá spáchala trestný čin.
Marguerite bu hapishanede çocuğunu öldürmesi suçuna sanıklık ile tutuklu olarak kalmaktadır.Margareta leži v ječi in čaka obsodbe, ker je v blaznosti umorila svojega otroka.
Ceza davalarında, yasayla belirlenen özel durumlarda sanık bulunmadan da duruşma yapılabilir.Nikomur ne more biti odvzeta prostost, razen v primerih, ki so v postopku, določenih z zakonom.
Sanıklar sonunda beraat etti.Obtožbe so bile zavržene na koncu.
Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.Predvidena kazen za uboj je zapor od petih do petnajstih let.
Hakim, daha sonra sanıklardan açıklama ister.Sodnik zato zahteva dokumente.
İzmir suikastı sanıklarındandır.Vprašata ga za mnenje o samomorih.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.Jie turi spręsti nuteistųjų lemtį.
Kalan 10 sanık ölüm cezasına çarptırıldı.Dešimt iš jų buvo nuteisti mirties bausmei.
Bu sorular sanıkların kaderine karar vermek içindir.Ja need küsimused peavadki määrama süüaluse saatuse.
Mahkemenin kararını önce savcı, arkasından da sanıklar temyiz etmiştir.Nii süüdistaja kui ka kaitsja kaebasid kohtuotsuse edasi.
Sağlık sorunlarını gerekçe gösteren iki sanık da duruşmada yer almadılar.Kumbki mees halvale tervisele viidates kohtusse ei ilmunud.
Sanıklar yalan söylemediklerini ifade etmişlerdir.Nad ei märganud kordagi, et kaasosalised andsid valesid vastuseid.
Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.Kohtus nõudis prokurör mõlemale vennale 15-aastast vanglakaristust.
Sanıklar perişan haldeydi.Võtted olid ebaausad.
İlgili Sayfalar