Ana içeriğe geç
Sözlük

samimiyet ile cümle

samimiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Tidak salah lagi ketulusan panik.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Δεν υπήρχε καμία αμφιβολία για την ειλικρίνεια του πανικού του.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Имаше не сгреши искреността на неговите паника.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Існував не зрозуміти, щирість його паніку.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Существовал не понять, искренность его панику.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.لم يكن هناك خطأ في صدق الهلع له.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.彼は無力な方法でラウンドなって、優秀な教区牧師の第二のガラスを取った
Prenses'in sana samimiyetle yalvarıyor!Ez a hercegnő őszintén könyörög magának. Kérem!
Prenses'in sana samimiyetle yalvarıyor!La princesse vous le demande sincèrement. Hein ?
Prenses'in sana samimiyetle yalvarıyor!Η Πριγκίπισσα ειλικρινά σας εκλιπαρεί!
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim."democratisering van de intimiteit".
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim." democratizarea intimității " .
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.일종의 "친교의 민주화" 라구요.
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.là "dân chủ hóa sự thân thuộc."
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim."демократизацией человеческой близости".
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.סוג של "דמוקרטיזציה של אינטימיות."
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.بنوع من " ديموقراطية الإلفة."
"samimiyetin demokratikleştirilmesi" demek isterim.これはどういう意味でしょうか?
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.Az internet nem más, mint az az eszköz, amely ezt a kapcsolatot megtereremti.
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.저희는 인터넷이 사실 사람들과 아이디어를 연결해 준다고 믿죠.
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.Wir glauben, dass das Internet eine Verbindung von Menschen und Ideen ist.
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.А мощта на свързването на хора и идеи може да бъде доста внушителна.
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.Мы уверены, что Интернет, на самом деле, объединяет людей и их идеи.
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.מה שבו אנו כן מאמינים הוא שהאינטרנט, אם לומר זאת בכנות, הוא חיבור בין אנשים ורעיונות.
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.مانعتقده , بصراحة, هو ان الأنترنت هي عبارة عن شبكة من الناس والأفكار
Samimiyetle internetin fikir ve insanlar arasında bağlantı sağladığına inanıyoruz.人や考えをつなぐものです インターネットは単に
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Całym sercem czułem, że przegrałem.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Dan saya merasa telah gagal, benar-benar gagal.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.És én úgy éreztem elbuktam, teljes mértékben.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Et j'ai senti que j'avais échoué totalement.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.In quel momento ho sentito di aver fallito completamente.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.그때 전적으로 실패감을 느꼈지요.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Sinceramente, senti que tinha falhado.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Tenemos que ir a recogerlos." Sentí que había fracasado, con todo mi empeño.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Trebuie să vă luăm." Am simţit că am eşuat, din tot sufletul.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Und ich hatte das Gefühl, dass ich auf ganzer Linie versagt hatte.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Và tôi cảm giác là mình đã thất bại hoàn toàn.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.We moeten jullie komen oppikken." Ik voelde dat ik had gefaald tot in het diepste van mijn hart.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Всей душой я почувствовал поражение, и я осознал, что проиграл.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Това, което почувствах беше, че съм се провалил.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Я всім серцем відчув, що зазнав невдачі.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.הרגשתי שנכשלתי, בכל ליבי
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.وأحسست وقتها باني قد فشلت، بكل إخلاص.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.自分は出来損ないだと
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Chúng ta nghĩ rằng sự ấm áp và nụ cười truyền tải sự trung thực và chân thành.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Credem că zâmbetul, căldura lui, transmite sinceritate.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.우리는 따뜻함과 미소가 정직과 진솔함을 나타낸다고 믿습니다
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.len aby tento mýtus vyvrátili. Myslíme si, že vrúcnosť a úsmevy vyjadrujú čestnosť, úprimnosť.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Myslíme, že vřelost a úsměvy dávají najevo čestnost, upřímnost.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Noi pensiamo che calore umano e sorrisi siano indicatori di onestà, di sincerità.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Nous pensons que la chaleur humaine et les sourires transmettent la franchise et la sincérité.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Pensamos que cordialidade e sorrisos transmitem honestidade, sinceridade.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Pensamos que la cordialidad y las sonrisas son signos de honestidad y sinceridad.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Úgy gondoljuk, a melegség és mosoly a becsületesség és őszinteség közvetítése.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Uważa się, że serdeczność i uśmiech sygnalizują uczciwość i szczerość.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Vi tror att värme och leenden förmedlar ärlighet, uppriktighet.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Vi tror at varme og smil kommunikerer ærlighed, oprigtighed.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.We denken dat warmte en glimlachen, eerlijkheid en oprechtheid uitdragen.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Wir denken, dass Wärme und Lächeln
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Νομίζουμε πως η ζεστασιά και τα χαμόγελα σημαίνουν εντιμότητα, ειλικρίνεια.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod