samimi ile cümle

samimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.Zvenelo bo osladno, a je iskreno.
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.Θα ακουστεί μπανάλ, αλλά είναι ειλικρινές.
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.Це прозвучить банально, але це правда.
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.Ще прозвучи сълзливо, но е искрено.
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.Это прозвучит банально, но это правда.
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.זה נשמע נדוש אבל זה כן.
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.لربما يبدو هذا مبتذلا, ولكنه صادق
Size klişe gelebilir, ama samimiyim.こちらは、私の息子、ダリウスです
Size övgü, takdir ve teşekkürün önemi, özgünlüğü ve samimiliğinden bahsetmek için buradayım.Govorila bom o pomembnosti pohvale, občudovanja in zahvale, ki morajo biti svojevrstni in iskreni.
Size övgü, takdir ve teşekkürün önemi, özgünlüğü ve samimiliğinden bahsetmek için buradayım.Jeg er her for at tale om vigtigheden af ros, beundring og at sige tak, og at det er specifikt og oprigtigt.
Size övgü, takdir ve teşekkürün önemi, özgünlüğü ve samimiliğinden bahsetmek için buradayım.칭찬, 감탄과 감사하다는말과, 또 그 말을 구체적이고 진심으로 하는 것을요.
Size övgü, takdir ve teşekkürün önemi, özgünlüğü ve samimiliğinden bahsetmek için buradayım.Vă voi vorbi despre importanţa laudei, admirației și a mulțumirii, care să fie sincere faţă de ceva anume.
Size övgü, takdir ve teşekkürün önemi, özgünlüğü ve samimiliğinden bahsetmek için buradayım.דברי שבח, הערכה ותודה, ועל כך שיהיו ספציפיים ואמיתיים.
Size övgü, takdir ve teşekkürün önemi, özgünlüğü ve samimiliğinden bahsetmek için buradayım.الإشادة، التقدير والشكر وأن تكون محدد وصادق
Size övgü, takdir ve teşekkürün önemi, özgünlüğü ve samimiliğinden bahsetmek için buradayım.表現することの大切さについてお話します。 こんなことに興味を持ち始めたきっかけは、
Size söyleyemem -- aile işi hikayesi: anlayacaksınız -- babam olabilecek en samimi insandı.Familiebedrijf-verhaal: mijn vader was de meest oprechte man denkbaar.
Size söyleyemem -- aile işi hikayesi: anlayacaksınız -- babam olabilecek en samimi insandı.제가 가업이 어땠는지 다 얘기할 수 없다는 걸 여러분이 이해해주세요. 제 아버지는 매우 정직하신 분이었습니다.
Size söyleyemem -- aile işi hikayesi: anlayacaksınız -- babam olabilecek en samimi insandı.Tôi không thể kể, việc kinh doanh gia đình mà, bạn sẽ hiểu -- Bố tôi là người thật thà nhất trên đời.
Size söyleyemem -- aile işi hikayesi: anlayacaksınız -- babam olabilecek en samimi insandı.Я не могу сказать вам — история семейного бизнеса — мой отец был самым искренним человеком.
Size söyleyemem -- aile işi hikayesi: anlayacaksınız -- babam olabilecek en samimi insandı.אני לא יכול לומר לכם -- סיפור העסק המשפחתי: תבינו את זה -- אבא שלי היה האדם הכי כן שקיים.
Size söyleyemem -- aile işi hikayesi: anlayacaksınız -- babam olabilecek en samimi insandı.لا أستطيع أن أخبركم، قصة عمل العائلة، سوف تفهمون أن كان أبي من أكثر الناس اخلاصا على الاطلاق
Size söyleyemem -- aile işi hikayesi: anlayacaksınız -- babam olabilecek en samimi insandı.父はとてもとても誠実な人でした 雨の日にスーパーマーケットSafewayに行き
Siz ikiniz çok samimi görünüyorsunuz.Ihr beide scheint nett zu sein.
Siz ikiniz çok samimi görünüyorsunuz.Kalian berdua kelihatan sangat akrab.
Siz ikiniz çok samimi görünüyorsunuz.يبدو أنكم على مودة(زائدة)
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.C'est chaud, c'est noir, c'est humide, c'est très douillet.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Det är varmt, det är mörkt, det är fuktigt, det är jättemysigt.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.E cald, ȋntunecos, umed, e foarte confortabil.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.E' caldo, oscuro, umido, è molto accogliente.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.É quente, é escuro, é húmido, é muito acolhedor.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Es cálido, oscuro, húmedo, es muy acogedor.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Es ist warm, es dunkel ist, ist es feucht, es ist sehr gemütlich.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Hangat, gelap, lembab, sangat nyaman.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Het is warm, het is donker, het is vochtig, het is erg gezellig.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Jest ciepło, ciemno, wilgotno, bardzo przytulnie.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Je teplý, temný, vlhký, je veľmi útulný.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Meleg, sötét, nyirkos, nagyon kellemes környezet.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Είναι ζεστό, είναι σκοτεινό, είναι υγρό, είναι πολύ άνετο.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Там е топло, тъмно, влажно, много е уютно.
Sıcak, karanlık ve nemli. Samimi bir ortam.Там тепло, темно, влажно, очень уютно.
[teslimiyet mi?] [samimiyet mi?] [aşk mı?](přijetí) (intimitu) (lásku) (padající talíře se tříští)
[teslimiyet mi?] [samimiyet mi?] [aşk mı?]Wonach suchst Du? ...Anerkennung / Annahme... ...Intimität... ...Liebe... (...)
[teslimiyet mi?] [samimiyet mi?][Penerimaan lain]
[teslimiyet mi?] [samimiyet mi?]Waar ben je naar op zoek? acceptatie intimiteit
Tüm samimiyetimle rica ediyorum, lütfen bana yardım edin.Je vous le demande sincèrement, aidez-moi, s'il vous plaît.
Tüm samimiyetimle rica ediyorum, lütfen bana yardım edin.Őszintén kérem, segítsen nekem.
Tüm samimiyetimle rica ediyorum, lütfen bana yardım edin.Σας ζητάω αυτήν την χάρη. Σας παρακαλώ βοηθήστε με.
Tüm samimiyetimle rica ediyorum, lütfen bana yardım edin.انا اطلب منك معروفا من فضلك ساعدني
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.A prvé slová, ktoré mi napadli, bolo otvorení celým srdcom.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.As primeiras palavras que me vieram à cabeça foram "amor incondicional".
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.E la prima parola che mi è passata per la mente è stata - di tutto cuore.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.Ensimmäisenä tuli mieleen "sydämellinen".
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.És az első szó, ami eszembe jutott a "teljes szívvel élők" kifejezés volt.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.Et les premiers mots qui me sont venus à l'esprit ont été "sans réserve".
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.Het eerste dat in mij opkwam was hartelijkheid.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.In prva beseda, ki mi je prišlo na misel je bila iskreni.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.I pierwszym określeniem, które przyszło mi do głowy było: osoby o pełnym sercu.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.Kata pertama yang muncul di benak adalah kesungguhan.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.제 머리에 제일 먼저 떠오른 단어는 "전심전력"이었어요.
Ve aklıma gelen ilk kelimeler samimi, içten oldu.Og det første ord jeg kom til at tænke på var helhjertet.

İlgili Sayfalar