Ana içeriğe geç
Sözlük

samimi ile cümle

samimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.In quel momento ho sentito di aver fallito completamente.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.그때 전적으로 실패감을 느꼈지요.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Sinceramente, senti que tinha falhado.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Tenemos que ir a recogerlos." Sentí que había fracasado, con todo mi empeño.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Trebuie să vă luăm." Am simţit că am eşuat, din tot sufletul.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Und ich hatte das Gefühl, dass ich auf ganzer Linie versagt hatte.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Và tôi cảm giác là mình đã thất bại hoàn toàn.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.We moeten jullie komen oppikken." Ik voelde dat ik had gefaald tot in het diepste van mijn hart.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Всей душой я почувствовал поражение, и я осознал, что проиграл.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Това, което почувствах беше, че съм се провалил.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.Я всім серцем відчув, що зазнав невдачі.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.הרגשתי שנכשלתי, בכל ליבי
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.وأحسست وقتها باني قد فشلت، بكل إخلاص.
Samimiyetle söylüyorum, başarısız olduğumu hissettim.自分は出来損ないだと
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Chúng ta nghĩ rằng sự ấm áp và nụ cười truyền tải sự trung thực và chân thành.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Credem că zâmbetul, căldura lui, transmite sinceritate.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.우리는 따뜻함과 미소가 정직과 진솔함을 나타낸다고 믿습니다
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.len aby tento mýtus vyvrátili. Myslíme si, že vrúcnosť a úsmevy vyjadrujú čestnosť, úprimnosť.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Myslíme, že vřelost a úsměvy dávají najevo čestnost, upřímnost.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Noi pensiamo che calore umano e sorrisi siano indicatori di onestà, di sincerità.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Nous pensons que la chaleur humaine et les sourires transmettent la franchise et la sincérité.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Pensamos que cordialidade e sorrisos transmitem honestidade, sinceridade.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Pensamos que la cordialidad y las sonrisas son signos de honestidad y sinceridad.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Úgy gondoljuk, a melegség és mosoly a becsületesség és őszinteség közvetítése.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Uważa się, że serdeczność i uśmiech sygnalizują uczciwość i szczerość.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Vi tror att värme och leenden förmedlar ärlighet, uppriktighet.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Vi tror at varme og smil kommunikerer ærlighed, oprigtighed.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.We denken dat warmte en glimlachen, eerlijkheid en oprechtheid uitdragen.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Wir denken, dass Wärme und Lächeln
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Νομίζουμε πως η ζεστασιά και τα χαμόγελα σημαίνουν εντιμότητα, ειλικρίνεια.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Ми думаємо, що тепле ставлення та усмішки виражають чесність і щирість.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Мислим си, че топлината и усмивките са израз на честност, откровеност.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Мы думаем, что сердечность и улыбки собеседника выражают честность и искренность.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.אנחנו חושבים שחום וחיוכים מביעים כנות, יושר.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.نعتقد أن حرارة الاستقبال والابتسامات تعبر عن الصدق، والاخلاص.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.親密さをあらわすと思われていますが 訓練された嘘発見人は偽の微笑みを
Samimiyim. Senden nefret etmiyorum.لانني صادق....ولا اكرهك
Sana yalvarıyorum! Prenses'in sana samimiyetle yalvarıyor!اتوسل اليك, اميرتك تتوسل اليك
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Auf der anderen Seite ist alles, was Intimität fördernd, heilkräftig ist.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Bovendien is het zo dat alles dat intimiteit bevordert genezend werkt.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.친밀감은 치유와 아주 밀접한 관계를 갖고 있습니다.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Maintenant, d'un autre côté, tout ce qui incite à l'intimité est cicatrisant.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Mặt khác, bất kì điều gì khơi gợi sự gần gũi đều có khả năng làm hồi phục.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Men, på den anden side, alt der fremmer nærvær er helende.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Ora, d'altra parte, ogni cosa che promuova l'intimità è guarigione.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Pe de alta parte, orice are de a face cu intimitatea are proprietati de vindecare.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Por otro lado, lo que fomenta la intimidad es curativo.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Z drugiej strony wszystko co promuje intymność leczy.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.Τώρα, από την άλλη, οτιδήποτε προωθεί την οικειότητα μπορεί να είναι θεραπευτικό.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.От друга страна всичко, което дава интимност лекува.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.С другой стороны, все, что связано с близостью, лечит.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.לעומת זאת, כל מה שתורם לאינטימיות הוא מרפא.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.الأن, ومن ناحية أخرى, أي شيء يعزز الألفة والعلاقات يعزز الشفاء.
Şimdi, diğer taraftan, samimiyeti destekleyen her şey sağaltıcıdır.肉体的な親交も含めて
Sizden samimi cevaplar istiyorum.En fait, je veux écouter vos réponses.
Sizden samimi cevaplar istiyorum.En realidad quiero que me respondáis.
Sizden samimi cevaplar istiyorum.Ich möchte tatsächlich Antworten von Ihnen.
Sizden samimi cevaplar istiyorum.여러분들의 대답을 직접 듣고싶네요
Sizden samimi cevaplar istiyorum.Naozaj od vás chcem odpovede.
Sizden samimi cevaplar istiyorum.Oczekuję odpowiedzi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod