samimi ile cümle

samimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O kadar samimi olma benle.Niet te familiair he.
O kadar samimi olma benle.Non prenderti troppa confidenza con me.
O kadar samimi olma benle.Μη παραγνωριζόμαστε κιόλας.
O kadar samimi olma benle.Только без фамильярностей.
O kadar samimi olma benle.他人でしょ
Önce izin verirseniz kişisel nedenlerle başlayayım. Size klişe gelebilir, ama samimiyim.La raison personnelle va vous sembler banale mais elle est sincère.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Có lầm không có sự chân thành của hoảng loạn của mình.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Det var inte att ta miste uppriktigheten i hans panik.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Ei ollut epäilystäkään vilpittömyys hänen paniikkia.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Er was geen twijfel over de oprechtheid van zijn paniek.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Es war kein Zweifel an der Aufrichtigkeit seiner Panik.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Il n'y avait pas de doute la sincérité de sa panique.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.- 분명히 자신의 공포의 성의가 없었다.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Não havia como negar a sinceridade de seu pânico.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Nebolo pochýb o úprimnosti jeho paniky.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Nebylo pochyb o upřímnosti jeho paniky.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Nem lehetett eltéveszteni az őszinteséget az ő pánik.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Ni bilo zamenjuje iskrenost njegovega panike.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Nie było żadnych wątpliwości co do szczerości jego paniki.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.No había duda de la sinceridad de su pánico.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Non c'erano dubbi sulla sincerità del suo panico.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Nu a fost nici o greseala in sinceritatea lui de panica.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Tidak salah lagi ketulusan panik.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Δεν υπήρχε καμία αμφιβολία για την ειλικρίνεια του πανικού του.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Имаше не сгреши искреността на неговите паника.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Існував не зрозуміти, щирість його паніку.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.Существовал не понять, искренность его панику.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.لم يكن هناك خطأ في صدق الهلع له.
Onun panik karıştırıyorsun samimiyet vardı.彼は無力な方法でラウンドなって、優秀な教区牧師の第二のガラスを取った
Patent aldığımızda, samimi bir işbirliğinden söz etmek zor.Faz todo o sentido usar esta máquina aqui para a construção da nossa casa.
Patent aldığımızda, samimi bir işbirliğinden söz etmek zor.Şi arătându-le: "Uite, nici eu, n-am mai construit o casă până acum"
Patent aldığımızda, samimi bir işbirliğinden söz etmek zor. Yani sanki:Es findet nur wenig echte Zusammenarbeit statt, solang es das Patentsystem gibt, es ist wie:
Patent aldığımızda, samimi bir işbirliğinden söz etmek zor. Yani sanki:Pri patentovom systéme je v skutočnosti veľmi málo spolupráce, je to skôr:
Prenses'in sana samimiyetle yalvarıyor!Ez a hercegnő őszintén könyörög magának. Kérem!
Prenses'in sana samimiyetle yalvarıyor!La princesse vous le demande sincèrement. Hein ?
Prenses'in sana samimiyetle yalvarıyor!Η Πριγκίπισσα ειλικρινά σας εκλιπαρεί!
Rahatlatıcı ve gerçekten çok samimi bir şey onun eşcinsel Yorkshire konuşma veBolo tam niečo upokojujúce a veľmi priateľské jej divné reči Yorkshire a
Rahatlatıcı ve gerçekten çok samimi bir şey onun eşcinsel Yorkshire konuşma veBylo tam něco uklidňující a velmi přátelské její divné řeči Yorkshire a
Rahatlatıcı ve gerçekten çok samimi bir şey onun eşcinsel Yorkshire konuşma ve이 반역죄로 정말 친절 게 그녀의 동성애 요크셔 연설에 있었는데
Rahatlatıcı ve gerçekten çok samimi bir şey onun eşcinsel Yorkshire konuşma veהיה משהו מרגיע וידידותי באמת בנאום הומו יורקשייר שלה
Rahatlatıcı ve gerçekten çok samimi bir şey onun eşcinsel Yorkshire konuşma veكان هناك شيء مريح ودية حقا في كلمتها يوركشاير وعليل
Rahatlatıcı ve gerçekten çok samimi bir şey onun eşcinsel Yorkshire konuşma veメアリーに良い効果を持っていた頑丈な方法。彼女は徐々に泣きを中止となりました
Resme baktığımızda, çok samimi ve spontan bir sahneyi görüyoruz.Има и друг въпрос. Тук ние наблюдаваме нещо, което е много интимно и много спонтанно.
Resme baktığımızda, çok samimi ve spontan bir sahneyi görüyoruz.יש כאן עוד עניין. אנחנו מסתכלים כאן על משהו מאוד אינטימי ומאוד ספונטני.
[Sadakat] [Çok samimi] [Ciddi hatalar](Loialitate) (Foarte intim) (Greşeşli serioase) (Râsete)
[Sadakat] [Çok samimi][Много интимно]
Samimi bir ortam.아주 아늑합니다.
Samimi bir ortam.lại rất thoải mái.
Samimi bir ortam.היא נוחה להפליא.
Samimi bir ortam.إنها مريحة للغاية.
Samimi bir ortam.そしてバクテリアは望む全ての栄養を手に入れられるのです
Samimi bir sohbet edelim.Βοηθάς στην οικογενειακή επιχείρηση;
Samimi bir sohbet edelim.دعني نتحذث قليلا
Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.제가 진지한 것을 못견뎌하죠.
Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.Nie znosisz mojej szczerości.
Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.Non mi sopportate quando sono sincero.
Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.No soporta que sea franco.
Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.Nu suporţi nici când sunt sincer.
Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.Tu ne supportes pas quand je suis sincère.
Samimi davranışlarıma dayanamıyorsun.Δεν αντέχετε την ειλικρίνειά μου.

İlgili Sayfalar