- Evet... Evin çok samimi ve sıcak görünüyor. - Bir kadın buraya yakışırdı.- Κάποιος είναι εδώ, ο κ. πάρκο.
- Evet... Evin çok samimi ve sıcak görünüyor. - Bir kadın buraya yakışırdı.Мунк е норвежки художник.
- Evet... Evin çok samimi ve sıcak görünüyor. - Bir kadın buraya yakışırdı.- Хтось тут, г-н Парк.
- Evet... Evin çok samimi ve sıcak görünüyor. - Bir kadın buraya yakışırdı.- יש כאן מישהו, מר הפרק. - לא!
- Evet... Evin çok samimi ve sıcak görünüyor. - Bir kadın buraya yakışırdı.- شخص ما هنا، سّيد بارك - لا
- Evet... Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Oh, căn hộ của cậu có vẻ đầy đủ nhỉ.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Oh, tempat kamu memiliki segalanya.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Oh, tempat kamu memiliki segalanya.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Åh, har din plats allt.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Oh, l'endroit a l'air confortable.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Oh, se ve muy acogedor.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Oh, su lugar lo tiene todo.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.O, je plaats heeft alles.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Ó, vypadá to tady útulně.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Прекрасен апартамент!
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.Тут у вас есть все.
Evin çok samimi ve sıcak görünüyor.مكانك يبدو مريحا
Fazla samimiyete gerek yok, teşekkürler.Ich sage Ihnen:Intimität ist nichts für mich.
Fazla samimiyete gerek yok, teşekkürler.Ich sage Ihnen:Intimität ist nichts für mich. Ich bedanke mich!
Fazla samimiyete gerek yok, teşekkürler.Jag betackar mig för alla intimiteter.
Fazla samimiyete gerek yok, teşekkürler.Je vais vous dire... Je ne veux pas de familiarités.
Fazla samimiyete gerek yok, teşekkürler.N-am nevoie de intimitãþi, mulþumesc.
Fazla samimiyete gerek yok, teşekkürler.No deseo ninguna familiaridad, gracias.
Fazla samimiyete gerek yok, teşekkürler.- Olen. Minäpä kerron. Kieltäydyn kaikesta tuttavallisuudesta.
'Fransız Olmak İçin Fazla Siyah' Belgeseli Fransa'daki Irklar Hakkında Samimi Bir Söyleşi Başlatmak İstiyorLe documentaire "trop noire pour être française" lance les bases d'un débat sur le racisme en France
'Fransız Olmak İçin Fazla Siyah' Belgeseli Fransa'daki Irklar Hakkında Samimi Bir Söyleşi Başlatmak İstiyorΤο ντοκιμαντέρ "Πολύ μαύρος για Γάλλος" φιλοδοξεί να ξεκινήσει μια ειλικρινή φυλετική συζήτηση στην Γαλλία
Hislerinde samimiydi.Dulu hatinya tulus
Hislerinde samimiydi.그분의 마음은 진심이었을 것입니다
Hislerinde samimiydi.Seu coração era sincero.
Hislerinde samimiydi.Sus sentimientos eran de verdad.
Hislerinde samimiydi.Вони були щирі.
Hislerinde samimiydi.كان حبه صادقا
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.E davvero volevano essere capaci di dare un benvenuto a Hyun Sook all'interno della loro famiglia.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Họ thực sự muốn được chào đón Hyun-Sook tới với gia đình mình.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Ils voulaient vraiment être en mesure d'accueillir Hyun Sook dans leur famille.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Își doreau mult să poată să o primească pe Hyun Sook în familia lor.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.그들은 진정으로 현숙이를 가족으로서 환영해주고 싶어 했습니다.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.logo que receberam a minha primeira carta.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Naprawdę chcieli umieć powitać Hyun Sook jak członka rodziny.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Realmente querían poder darle la bienvenida a Hyun Sook a su familia.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Sie wollten Hyun Sook in ihrer Familie willkommen heißen.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Ze wilden haar echt welkom kunnen heten in hun gezin.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Ήθελαν πραγματικά να καλοσωρίσουν την Ουν-Σουκ στην οικογένειά τους.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Они хотели поприветствовать и принять Хьюн Сук в семью на ее родном языке.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Те наистина искаха да са готови да посрещнат Хун Сук в тяхното семейство.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.הם ממש רצו לקבל בברכה את היון סוק אל המשפחה שלהם.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.لقد أرادا حقا أن يرحبا بأون سوك في عائلتهما.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.私が旅から戻って来たとき キーン神父が伝えてくれた事のひとつは
İkisi çok samimiler. CMS ile Bakan'ın arası nasıl?Azok ketten elég közel állnak.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.GIULIETTA Ma ad essere sinceri e dare te di nuovo.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIA Ale szczerze i dać cię znowu.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.Júlia De hogy őszinte legyek, és adja meg neked újra.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIE Ale abych byl upřímný, a dá tobě znovu.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIE Ale aby som bol úprimný, a dá tebe znova.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIET Aber um ehrlich zu sein und geben es dir wieder.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIETA Pero para ser franco y la doy; de nuevo.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.Juliet Dar pentru a fi sincer şi să-l tine din nou.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIET Maar om eerlijk en geef het u terug.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIET Mas para ser franca e dar-te novamente.
JULIET Ama samimi olmak ve tekrar sana vermek için.JULIET Men för att vara ärlig och ge dig igen.