Tom röportajında çok samimiydi.Tom was very candid in his interview.
Tom samimi olmayı denedi.Tom tried being friendly.
Sami öldürüldü.Sami was killed.
Sami artık kırk altı yaşında.Sami is now forty-six years old.
Sami neden İslam'a geçmiş?Why did Sami convert to Islam?
Sami niye Müslüman olmuş?Why did Sami convert to Islam?
Sami bile karısını nasıl kandırdığı konusunda övünüyordu.Sami even bragged about how he fooled his wife.
Sami, Leyla'ya bağırdı.Sami was yelling at Layla.
Sami televizyonda olmak istemiyor.Sami doesn't want to be on TV.
Sami doğruyu söylüyor.Sami is telling the truth.
Sami cinayet silahını bir göle attı.Sami dropped the murder weapon in a lake.
Sami yakalandı.Sami got caught.
Sami kendi yatağını toplayabilir.Sami can make up his own bed.
Sami, televizyondaki her sağlık programını izledi.Sami has seen every medical show on TV.
Sami intihar etmeye çalıştı.Sami attempted suicide.
Sami bileklerini kesti.Sami slit his wrists.
Sami şiddetlice tepki gösterdi.Sami reacted violently.
Sami, Leyla'nın nasıl olduğunu görmek için ansızın girdi.Sami popped in to see how Layla was doing.
Sami'nin eşi ondan çok içtiği için ayrıldı.Sami's wife left him because he drinks a lot.
Sami Leyla'ya şantaj yaptı.Sami blackmailed Layla.
Sami Leyla'yı yastıkla boğdu.Sami used a pillow to smother Layla.
Sami'nin konuşması boykot edildi.Sami's talk was boycotted.
Sami ve Layla nerdeyse ayrıldılar.Do you want to go get a soursop smoothie with me?
Tom, Mary'nin göründüğü kadar samimi görünmüyor.Tom doesn't seem to be as sincere as Mary seems to be.
Tom'un samimi olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom was sincere.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar samimi görünmüyordu.Tom didn't seem to be as sincere as Mary seemed to be.
Sami'nin bu özel kitaba ihtiyacı var.Sami needs this particular book.
Sami sadece bir doktor değil, bir cerrahtır.Sami is not just a doctor, but a surgeon.
Sami, Mısır'da bir mülk bıraktı.Sami left an estate in Egypt.
Sami, Leyla'ya bilgi gönderdi.Sami sent Layla information.
Sami ondan uzak durmaya çalışıyordu.Sami tried to stay out of it.
Sami'nin serbest bırakılması planlanıyordu.Sami was scheduled for release.
Sami astronotları eğitiyordu.Sami was training astronauts.
Sami sınırsız hasta iznindeydi.Sami was on indefinite sick leave.
Sami, Mısır'da bir iş buldu.Sami found a job in Egypt.
Sami ve Leyla ayrı yaşıyordu.Sami and Layla lived apart.
Sami hemen hemen her zaman Mısır'daydı.Sami was in Egypt almost all the time.
Sami buraya geliyor.Sami is coming up here.
Sami ve Leyla artık mutlu değiller.Sami and Layla aren't happy anymore.
Sami ve Leyla'nın ilişkisi romantikleşti.Sami and Layla's relationship became romantic.
Sami ve Leyla'nın aşk ilişkisi bir sır olarak kaldı.Sami and Layla's affair remained a secret.
Sami, Facebook statüsünü evli olarak değiştirdi.Sami changed his Facebook status.
Sami başka bir kadınla yaşıyordu.Sami lived with another woman.
Sami aldatıyor.Sami has been cheating.
Sami'nin hiç erkek arkadaşı yoktu.Sami didn't have any male friends.
Sami oradaki barda Leyla'yı gördü.Sami saw Layla there at the bar.
Sami ve Leyla aynı kan türüne sahiptiler.Sami and Layla had the same blood type.
Sami, Leyla'yı ensesinden vurdu.Sami shot Layla in the back of the head.
Sami bacak bacak üstüne attı.Sami crossed his legs.
Sami botları çıkardı.Sami took the boots off.
Sami, kurbanların ikisiyle bağlantılıydı.Sami was linked to two of the victims.
Sami'nin kafatası asla bulunmadı.Sami's skull was never found.
Sami kurbanlarını minibüsünde infaz ediyordu.Sami executed his victims in his van.
Sami, Leyla'nın cinayetini itiraf etti.Sami confessed to Layla's murder.
Sami o konuda konuşmaktan mutluydu.Sami was happy to talk about it.
Sami cinayet hakkında konuşmaktan mutluydu.Sami was happy to talk about the murder.
Sami silahlardan kurtulmadı.Sami didn't get rid of the guns.
Sami birinci derece cinayetle tutuklandı ve suçlandı.Sami was arrested and charged with first degree murder.
Sami bunu pornografik bir filmde görmüş.Sami saw that in a pornographic movie.
Sami'nin o ilişkisi yoktu.Sami didn't have that relationship.