Sami onu kanıtlamak zorunda.Sami has got to prove it.
Sami kimseyi öldürmediği konusunda ısrar etmeye devam etti.Sami continued to insist that he didn't kill anyone.
Sami'nin ilişkisi bitti.Sami's affair is over.
Sami, Ferit'in karısıyla yatıyor.Sami is sleeping with Farid's wife.
Sami iki genç ergeni öldürdü.Sami murdered two young teenagers.
Sami senin için geliyor.Sami is coming for you.
Sami o telefon görüşmesini asla unutmayacak.Sami will never forget that phone call.
Sami o iki kızı hatırlıyor.Sami remembers those two girls.
Sami altı tane cinayetle suçlandı.Sami was charged with six counts of murder.
Sami hiç kimseyi öldürmedi.Sami didn't kill anyone.
Sami hikayeyi dinledi.Sami listened to the story.
Sami anlatıyı dinledi.Sami listened to the story.
Sami dileğine ulaştı.Sami got his wish.
Sami ölüm cezasını tercih etti ve dileğine ulaştı.Sami preferred a death sentence and he got his wish.
Sami suçu kabul etmeye karar verdi.Sami decided to plead guilty.
Sami, Leyla'ya birçok mektup yazdı.Sami wrote Layla a lot of letters.
Sami'nin cumartesi ifade vermesi gerekiyordu.Sami was supposed to testify on Saturday.
Sami'nin mahkumiyeti onaylandı.Sami's conviction was upheld.
Sami, Leyla'nın sesini hemen tanıdı.Sami instantly recognized Layla's voice.
Sami seri bir cinsel katil.Sami is a serial sexual murderer.
Sami hala sevgilisini ziyaret ediyor.Sami is still seeing his lover.
Sami cinayet mahallindeydi.Sami was at the scene of the murder.
Sami, Leyla'dan iddialarını kanıtlamasını istedi.Sami asked Layla to prove his claims.
Sami açıkça yalan söylüyordu.Sami was openly lying.
Sami 2006'da kalp yetmezliğinden öldü.Sami died in 2006 of heart failure.
Sami asla gerçeği bilmeyecek.Sami is never gonna know the truth.
Sami patolojik bir yalancıdır.Sami is a pathological liar.
Sami hala kendini masum bir kurban olarak resmetmekten hoşlanır.Sami still likes to portray himself as an innocent victim.
Sami sözüne sadık değildi.Sami didn't stick to his word.
Sami sözüne bağlı kalmadı.Sami didn't stick to his word.
Sami'nin yapılacak bir işi vardı.Sami had a job to do.
Sami evliliğini kurtarmak zorundaydı.Sami had to save his marriage.
Sami ve Leyla boşanma ile devam ettiler.Sami and Layla went ahead with a divorce.
Sami bir gözü açık uyudu.Sami slept with one eye open.
Sami tek gözü açık uyudu.Sami slept with one eye open.
Sami tanınmaz oldu.Sami became unrecognizable.
Sami birisinin öleceğini biliyordu.Sami knew somebody was going to die.
Sami bulaşıkları yıkıyordu.Sami was washing dishes.
Sami'nin cevap verecek vakti bile yoktu.Sami didn't even have time to respond.
Sami alt kata indi.Sami came downstairs.
Sami alt kata geldi.Sami came downstairs.
Sami aşağı kata indi.Sami came downstairs.
Sami kötü biçimde kanıyordu.Sami was bleeding badly.
Sami beni vurdu.Sami shot me.
Sami bana ateş etti.Sami shot me.
Sami hareketli bir üniversite kasabasında büyüdü.Sami grew up in a vibrant college town.
Sami göğsüne gelen tek bir silah atışıyla öldü.Sami died of a single gunshot to the chest.
Sami reddedilmeyi kabul edemedi.Sami couldn't accept rejection.
Sami ve Leyla 2006 yazında tanıştılar.Sami and Layla met in the summer of 2006.
Sami bir kez kafasından ve bir kez kalbinden vuruldu.Sami was shot once in the head and once in the heart.
Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.Sami died a tragic and painful death.
Sami boğuldu.Sami was strangled.
Sami'nin ayakkabıları kayıptı.Sami's shoes were missing.
Sami kaçmaya çalışıyordu.Sami was trying to get away.
Sami tam orada öldürüldü.Sami was killed right there.
Sami cesetten kurtulmak istedi.Sami wanted to get rid of the body.
Sami işlediği suçu gizlemek istiyordu.Sami wanted to conceal the crime he had committed.
Sami iki kez kalbinden vuruldu.Sami was shot twice in the heart.
Sami insanlara zarar verebileceğinin farkındaydı.Sami was aware that he could hurt people.
Sami, karısı Leyla ile olan ilişkisini anlattı.Sami described his relationship with his wife Layla.