Sami'nin annesi Müslüman'dı.Sami's mother was Muslim.
Sami'nin birçok çalışanı Müslüman'dı.Many of Sami's workers were Muslims.
Sami Müslüman çalışanların iyi insanlar olduğunu ve onlara güvenebileceğini düşünüyordu.Sami thought that his Muslim workers were good people and that he could trust them.
Sami Müslüman sınıf arkadaşlarıyla hiç futbol oynamadı.Sami never played soccer with his Muslim classmates.
Sami'nin çarpık bir İslam algısı vardı.Sami had a wrong perception of Islam.
Sami'nin yanlış bir İslam algısı vardı.Sami had a wrong perception of Islam.
Sami Mısır'da okurken Müslüman oldu.Sami converted to Islam when he studied in Egypt.
Sami yanına Kuran almadan asla yolculuğa çıkmaz.Sami never travels without a copy of the Quran.
Sami terörizmin İslam'ın bir parçası olduğunu düşünüyordu.Sami thought that terrorism was part of Islam.
Sami altı yıldır Müslüman.Sami has been Muslim for six years.
Sami hac vazifesi için Suudi Arabistan'a gitti.Sami went to Saudi Arabia to accomplish the holy Muslim pilgrimage.
Sami Kuran'ın hikmetler kitabı olduğunu söyledi.Sami said that the Quran is a book of wisdom.
Sami Kuran'ın bilgelik kitabı olduğunu söyledi.Sami said that the Quran is a book of wisdom.
Sami Kuran'ı daha iyi anlamak için Arapça öğrendi.Sami learned Arabic to understand the Quran better.
Sami iyi bir Müslüman'dı.Sami was a good Muslim.
Sami İslam'ı harika bir din olarak gördü.Sami found Islam an amazing religion.
Sami camiye girdi.Sami went into the mosque.
Sami caminin içine girdi.Sami went into the mosque.
Sami İslam hakkında daha çok soru sormaya başladı.Sami started to ask more questions about Islam.
Sami ilk ramazanını Mısır'da geçirdi.Sami spent his first Ramadan in Egypt.
Sami camide oturup Kuran'dan birkaç sure okudu.Sami sat in the mosque and read a few chapters of the Quran.
Sami birkaç hafta sonra Müslüman oldu.Sami converted to Islam a few weeks later.
Sami Kuran'ı sadece birkaç günde okumayı başarmıştı.Sami was able to read the Quran in just a few days.
Sami İslam hakkında epey bilgiliydi.Sami knew a great deal about Islam.
Sami çok sayıda camiyi ziyaret etti.Sami visited many different mosques.
Sami aslında Leyla'ya İslam konusunda her şeyden bahsetmemişti.Sami didn't really tell Layla everything about Islam.
Sami üniversitede İslam'la ilgili biraz eğitim gördü.Sami studied a bit of Islam at university.
Sami'nin İslam ve Müslümanlar konusunda kötü düşünceleri hiç olmamıştı.Sami never had bad thoughts about Islam or Muslims.
Sami İslam merkezinden bazı kitaplar alıp hepsini okudu.Sami grabbed some books from the Islamic center and read them all.
Sami odasında kendi kendine kelimeişehadet getirdi.Sami said the shahada all by himself in his room.
Sami odasında tek başınayken kelimeişehadet getirdi.Sami said the shahada all by himself in his room.
Sami'nin hiç Müslüman tanıdığı yoktu.Sami didn't know many Muslims.
Sami Toronto'da Müslüman bir aileyle tanıştı.Sami met a Muslim family in Toronto.
Sami yaklaşık altı ay önce İslam'ı kabul etti.Sami accepted Islam about six months ago.
Sami haziranda İslam oldu.Sami accepted Islam in June.
Sami haziran ayında İslam'ı kabul etti.Sami accepted Islam in June.
Sami İslam'a inandığını, ama hiç özümsemediğini söyledi.Sami said that he believed in Islam but he never embraced it.
Sami Müslümanlarla birlikteyken kendini huzurlu hissediyordu.Sami felt comfortable around Muslims.
Sami'nin yüklü bir sicili var.Sami has a long record.
Sami, Leyla'yı hiçbir yerde bulamadı.Sami couldn't find Layla anywhere.
Sami İslam'a tutulmuştu.Sami just fell in love with Islam.
Sami Leyla'nın nefes almadığını fark etti.Sami noticed that Layla wasn't breathing.
Sami eve geldi ve öğle yemeği yedi.Sami came home and had lunch.
Sami karısının bir ilişkisi olduğunu keşfetti.Sami discovered that his wife was having an affair.
Sami şimdi komada.Sami is now in a coma.
Sami sonunda iyileşiyor.Sami is finally recovering.
Sami komadan çıktı.Sami emerged from his coma.
Sami sonunda komadan çıktı.Sami has finally emerged from his coma.
Sami o geceyi hatırladı.Sami remembered that night.
Sami o geceyi hatırlıyordu.Sami remembered that night.
Sami sadece seyrediyordu.Sami was just watching.
Sami metresine 3000 sesli mesaj gönderdi.Sami sent his mistress 3000 voice messages.
Sami polise Leyla'yla ne sıklıkta seks yaptığını söyledi.Sami told police about how often he had sex with Layla.
Sami'nin her şeyi değiştirmesi gerekir.Sami needs to change everything.
Sami Müslümanlara dair fikrini değiştirdi.Sami changed his opinion of Muslims.
Sami de Leyla da Müslüman'dı.Sami and Layla were both Muslims.
Sami'nin Leyla'ya yaptığı şeyler affedilmezdi.The things Sami had done to Layla were unforgivable.
Sami o Kuran ayetlerini yüzlercce defa okudu.Sami read those Quranic verses hundreds of times.
Sami bu Kuran ayetlerini biliyordu.Sami knew those Quranic verses.
Sami Kuran hakkında hiçbir şey bilmiyordu.Sami knew nothing about the Quran.