Sami'nin bunu yapmasına gerek yoktu.Sami didn't have to do this.
Sami'nin cinayeti çözülmemiş kaldı.Sami's murder has gone unsolved.
Sami'nin cinayeti faili meçhul kaldı.Sami's murder has gone unsolved.
Sami cinayetin bir soygun gibi görünmesini istedi.Sami wanted the murder to look like a robbery.
Sami hâlâ konuşmuyordu.Sami was still not talking.
Sami bir polis kaçağıydı.Sami was a police snitch.
Sami sahtekar bir polisti.Sami was a crooked cop.
Sami evinde vurulmuştu.Sami was gunned down in his house.
Sami aslında cinayetin arkasındaki fikir babasıydı.Sami was actually the mastermind behind the murder.
Sami yan odadaydı.Sami was in the next room.
Sami yandaki odada ne söylenmekte olduğunu duyabildi.Sami could hear what was being said in the next room.
Sami hepsini biliyordu.Sami knew it all.
Sami bir bok yığınından ibaretti.Sami was just a bunch of crap.
Bunu Sami dedi, ben değil.Sami said this, not me.
Sami şanslı bir adamdı.Sami was a lucky man.
Sami bir cinayetin kurbanıydı.Sami was the victim of a murder.
Sami büyük soygundan tutuklanmıştı.Sami was arrested for grand theft.
Sami'nin hikâyesi manşetlere hakim oldu.Sami's story dominated the headlines.
Sami çok yumuşak huyluydu.Sami was so mild-mannered.
Sami yumuşak huylu bir polis memuruydu.Sami was a mild-mannered policeman.
Sami hikâyeyi gazetede gördü.Sami saw the story in the paper.
Sami, Mecid'e karısını öldürmesini söyledi.Sami asked Majid to kill his wife.
Sami her şeyi kaybedecek.Sami will lose everything.
Sami arabasını ve evini kaybetti.Sami lost his car and house.
Sami bunu gerçekleştiremez.Sami can't make this happen.
Sami'nin bunu yapması gerek.Sami has to do this today.
Sami kasadan bütün parayı almıştı.Sami took all the money from the register.
Sami arabaya binip hareket etti.Sami got in the car and took off.
Sami arkadaydı.Sami was in the back.
Sami'nin ilk duruşması çözümsüzlükle bitti.Sami's first trial ended in a deadlock.
Sami Leyla'nın katlinden yanlış yere hüküm giymişti.Sami was falsely convicted for Layla's murder.
Sami bir hırsız, zinacı ve katildi.Sami was a thief, an adulterer and a murderer.
Sami suçunu itiraf etti.Sami admitted guilt.
Sami hâlen sorumluluk kabul etmedi.Sami still hasn't accepted responsibility.
Sami iki hayat sürüyordu.Sami was leading two lives.
Sami ondan daha kötüsünü atlattı.Sami survived worse than that.
Sami odasını asla terk etmedi.Sami never left his room.
Sami o gece evinden hiç çıkmadı.Sami never left his home that night.
Sami o gece evini hiç terk etmedi.Sami never left his home that night.
Sami hiç yardım çağırmadı.Sami never called for help.
Sami veriyor ve bakıyordu.Sami was giving and caring.
Sami inanılmaz bir adamdı.Sami was an amazing man.
Sami çok akıllı ve düzenliydi.Sami was so smart and organized.
Sami ve ben en iyi arkadaşlardık.Sami and me were best friends.
Sami, Leyla'yı geri aradı.Sami called Layla back.
Sami, Leyla'yı geri çağırdı.Sami called Layla back.
Sami, Leyla'nın öldüğünü düşünmeye başladı.Sami started thinking Layla was dead.
Sami, Leyla ile zaman geçirdi.Sami spent time with Layla.
Sami şerifin ofisinde çalıştı.Sami worked for the sheriff's office.
Sami kesinlikle Leyla'ya takıntılıydı.Sami was absolutely obsessed with Layla.
Sami bize geldi ve neler olduğunu anlattı.Sami came to us and told us what had happened.
Sami bir şişe şampanya satın aldı.Sami bought a bottle of champagne.
Sami kaybı hissetti.Sami felt the loss.
Sami otuz altı yaşında, bekar ve başarılı bir yönetici idi.Sami was thirty six, single, and a successful executive.
Sami hafta sonu için geldi.Sami came for the weekend.
Sami ve Leyla buradaydılar.Sami and Layla were here.
Sami ve Leyla güzel bir evde yaşıyorlardı.Sami and Layla lived in a lovely home.
Sami telefonu açmadı.Sami didn't pick up the phone.
Sami telefona cevap vermedi.Sami didn't pick up the phone.
Sami, Leyla telefonu açmadığında şaşırdı.Sami was puzzled when Layla didn't pick up the phone.