Sami, Ferit'ten Leyla'yı kontrol etmeye gitmesini istedi.Sami asked Farid to go check on Layla.
Sami gerçekten endişeliydi.Sami got really worried.
Sami kapıya gitti ve iki kere çaldı.Sami went to the door and knocked twice.
Sami hala telefondaydı.Sami was still on the phone.
Sami, Leyla'nın çığlık attığını duydu.Sami heard Layla scream.
Sami, Ferit'i garajda asılı buldu.Sami found Farid hanging in the garage.
Sami tavandan asılıyordu.Sami was hanging from the ceiling.
Sami görünüşe göre intihar etmiş.Sami apparently committed suicide.
Sami kendini bir çarşafla astı.Sami hung himself with a sheet.
Sami art arda bıçaklandı.Sami was stabbed repeatedly.
Sami tekrar tekrar bıçaklandı.Sami was stabbed repeatedly.
Sami ve Leyla birlikte akşam yemeği yediler.Sami and Layla had dinner together.
Sami o gün yola çıkmayı planlıyordu.Sami planned to leave that day.
Sami o gün ayrılmayı planlıyordu.Sami planned to leave that day.
Sami hem Ferit'i hem de onun karısını öldürdü.Sami killed both Farid and his wife.
Saminin göğsünde bir bıçak yarası vardı.Sami had one stab wound to his chest.
Sami sadece çığlık atıyordu.Sami was just screaming.
Sami harika bir insandı.Sami was a wonderful person.
Sami ve Leyla neredeyse ayrılamazdı.Sami and Layla were almost inseparable.
Sami ve Leyla asla tartışmadılar.Sami and Layla never argued.
Sami kendini öldürdü ve hiç not bırakmadı.Sami killed himself and he left no note.
Sami görünür şekilde sarsıldı.Sami was visibly shaken.
Sami polis tarafından bilgilendirildi.Sami was briefed by police.
Sami hikayesini teybe okudu.Sami told his story on tape.
Sami sırrını otuz yıldan fazla saklı tuttu.Sami kept the secret hidden for more than three decades.
Sami bu küçük evde anne ve babasıyla birlikte yaşıyordu.Sami lived with his parents in this small house.
Sami tıraş oluyordu.Sami was shaving.
Sami odasında okuyordu.Sami was reading in his room.
Sami, Leyla'yı sırtından vurdu.Sami shot Layla in the back.
Sami küvette, banyo yapıyordu.Sami was in the bathtub, bathing.
Sami çaresizce Ferit'i sakinleştirmeye çalıştı.Sami desperately tried to calm Farid down.
Sami hayır dedi.Sami said no.
Sami sadece küçük bir çocuktu.Sami was just a little boy.
Sami sadece küçük bir oğlandı.Sami was just a little boy.
Sami ön kapıya vurdu.Sami pounded on the front door.
Sami dışarıda bekliyordu.Sami was waiting outside.
Sami az önce anne ve babasını öldürdü.Sami has just killed his parents.
Sami kendi annesini öldürdü.Sami killed his mother.
Sami'nin babası ağır yaralıydı.Sami's father was critically wounded.
Sami üç ayrı psikiyatrik değerlendirmeye tabi tutuldu.Sami underwent three separate psychiatric evaluations.
Sami halüsinasyon görmüyordu.Sami wasn't hallucinating.
Sami ciddi zihinsel hastalık belirtileri göstermiyordu.Sami wasn't showing the signs and symptoms of serious mental illness.
Sami ciddi akıl hastalığı belirtileri göstermiyordu.Sami wasn't showing the signs and symptoms of serious mental illness.
Sami okulda herhangi bir sıkıntı yaşamadı.Sami didn't get into any trouble at school.
Sami'nin tanısal bir akıl hastalığı yoktu.Sami didn't have a diagnosable mental illness.
Sami sadece on iki yaşındaydı.Sami was only twelve years old.
Sami davranışından cezai olarak sorumlu tutulamayacak kadar gençti.Sami was too young to be held criminally responsible for his act.
Sami bir akıl hastanesine gönderildi.Sami was sent to a psychiatric hospital.
Sami olanlar hakkında Leyla'yla hiç konuşmadı.Sami never spoke to Layla about what had happened.
Sami, Leyla'yı tekrar eve kabul etti.Sami accepted Layla back into the home.
Sami babasını öldürmeye çalıştı.Sami tried to kill his father.
Sami bundan karısına asla söz etmedi.Sami never told his wife about this.
Sami, Leyla'nın geçmişi hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Sami didn't know anything at all about Layla's past.
Sami, Leyla'yla hiç konuşmadı.Sami never spoke to Layla.
Sami artık elli yaşında.Sami is now fifty years old.
Sami kasırga nedeniyle boşalttı.Sami evacuated for the hurricane.
Sami bu ev gibi bir şeyi hiç görmedi.Sami has never seen anything like this house.
Sami bir radar teknisyeni olarak çalıştı.Sami worked as a radar technician.
Sami bunu her gün görüyor.Sami sees this every day.
Sami bunun önemli olmadığını düşünüyordu.Sami thought it wasn't a big deal.