Sami, Leyla ile bir dava hakkında görüşmek istedi.Sami wanted to discuss a case with Layla.
Sami, Leyla ile bir konuyu görüşmek istiyordu.Sami wanted to discuss a case with Layla.
Sami, Leyla'yı çaya davet etti.Sami invited Layla for tea.
Sami, Leyla'nın tarzını beğendi.Sami liked Layla's style.
Sami, Leyla'nın tarzını beğeniyordu.Sami liked Layla's style.
Sami ve Leyla evliydiler ve Kahire'deki büyük bir evde yaşıyorlardı.Sami and Layla married and lived in a large home in Cairo.
Sami ve Leyla gerçekten iyi bir vakit geçirdiler.Sami and Layla had a really good time.
Sami özel bir ada satın aldı.Sami bought a private island.
Sami bunun mükemmel olacağını düşündü.Sami thought that would be perfect.
Sami başarılı bir denizci oldu.Sami became an accomplished seaman.
Sami yunusları görmek istiyordu.Sami wanted to see dolphins.
Sami'nin yeni bir ekibe ihtiyacı vardı.Sami needed a new crew.
Sami'nin yeni bir mürettebata ihtiyacı vardı.Sami needed a new crew.
Sami birkaç yıl boyunca hapisteydi.Sami was in prison for several years.
Sami ve Leyla tutkuyla öpüştüler.Sami and Layla kissed passionately.
Sami, Mecid'den çok etkilendi.Sami was very impressed with Majid.
Sami'nin çalışmasına gerek yok.Sami doesn't need to work.
Sami gerçekten saftı.Sami was really gullible.
Sami gerçekten böndü.Sami was really gullible.
Sami Leyla'yı kandırabilmişti.Sami was able to fool Layla.
Sami geç bir vardiya çalışıyordu.Sami was working a late shift.
Sami bir yol ayrımındaydı.Sami was at a crossroads.
Sami ve Leyla aynı şirkette çalışıyor.Sami and Layla work for the same company.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Cinayetin faili Sami'ydi.Sami was the perpetrator of the murder.
Sami cinayetin failiydi.Sami was the perpetrator of the murder.
Sami sadece şok olmuştu.Sami was just shocked.
Sami, silah zoruyla soyuldu.Sami was robbed at gunpoint.
Sami'nin yedi dolar nakdi vardı.Sami had seven dollars in cash.
Sami'nin yedi bin dolardan çok daha fazlasına ihtiyacı var.Sami needs much more than seven thousand dollars.
Sami şok halindeydi.Sami was in a state of shock.
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar perişan görmemişti.Sami had never seen Layla so distraught.
Sami, Leyla'yı hiç bu kadar öfkeli görmemişti.Sami had never seen Layla so distraught.
Sami'nin Leyla'yla sorunları vardı.Sami was having problems with Layla.
Sami çok kontrol ediyordu.Sami was very controlling.
Sami, Leyla'nın, hayatının her saniyesinde nerede olduğunu bilmeye ihtiyaç duydu.Sami needed to know where Layla was every second in her life.
Ertesi sabah Sami geldi.Sami came the next morning.
Sami Leyla'yı kimin vurduğunu biliyor.Sami knows who shot Layla.
Sami, hırsızlık ve uyuşturucuya bağlı suçlarla ilgili bir geçmişe sahipti.Sami had a history of theft and drug-related crimes.
Sami her şeyi bir kenara atıp Leyla'ya odaklandı.Sami cast everything else aside and focused on Layla.
Sami bir eroin bağımlısıydı.Sami was a heroin addict.
Sami bir uyuşturucu bağımlısıydı.Sami was a drug addict.
Sami, metresi Leyla'dan ayrıldı.Sami pulled away from his mistress, Layla.
Sami Leyla'yla daha fazla zaman geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami profesyonel bir denizciydi.Sami was a professional sailor.
Sami'nin kayığı çalınmıştı.Sami's boat was stolen.
Sami, Leyla'nın kayığını çaldı.Sami stole Layla's boat.
Sami'nin oraya bir kez daha gitmesi gerekiyor.Sami needs to go there one more time.
Sami ve Leyla, Kahire'de birkaç gün geçirdi.Sami and Layla spent a few days in Cairo.
Sami bana söylemek istemiyor.Sami doesn't want to tell me.
Sami eşine güveniyordu.Sami trusted his wife.
Sami yanlış hiçbir şey yapmadı.Sami didn't do anything wrong.
Sami'nin şeyleri çalınmıştı.Sami's items were stolen.
Sami para için iki kişiyi öldürdü.Sami killed two people for money.
Sami iki kişiyi para için öldürdü.Sami killed two people for money.
Sami hayrete düştü. Bu onun beklediği şey değildir.Sami was stunned. This is not what he was expecting.
Sami'nin benim için bir şeyi var.Sami has something for me.
Sami ve Leyla gece yarısı burada buluştu.Sami and Layla met here at midnight.
Para Sami'deydi.Sami had the money.