Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.І я скрутився і плакав, як мале дитя.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.ואני מייבב, אני בוכה, כמו ילד קטן.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.و أنا أنتحب، أنا أبكي، مثل طفل صغير.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.幼い子どものようでした そこで はっきりと気付きました
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.Alla fine, il solo suono della campana faceva salivare i cani.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.À terme, le son de la cloche a suffit à faire saliver les chiens.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.Con el tiempo, con solo tocar la campana los perros salivaban.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.결국, 종소리를 울리는 것만으로 나중에는 종소리만 들려도 개가 침을 흘리게 됐습니다.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.Po jakimś czasie śliniły się już na sam odgłos dzwonka.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.Schließlich brachte das bloße Läuten die Hunde zum Sabbern.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.Τελικά, μόνο το άκουσμα του κουδουνιού έκανε τα σκυλιά να εκκρίνουν σάλια.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.В итоге звонка было достаточно, чтобы у собак потекла слюна.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.בסופו של דבר, צליל הפעמון לבד גרם לכלבים לרייר.
Neticede, sadece zili çalmak bile köpeklerin salya akıtmasını sağladı.بعد فترة، دق الجرس فقط أصبح يُسيل لُعَاب الكلاب.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Am mâncat melci, vulturi, iepuri, şerpi, orice era în viaţă.
Salyalarının artması için yemeğin görüntüsü bile yeterliydi.Bare synet af mad var nok til at få den til at savle.
Salyalarının artması için yemeğin görüntüsü bile yeterliydi.רק המראה של האוכל היה מספיק כדי לעורר את פעולת הריור שלהם.
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!Du har fastnat i mitt spott!
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!Et pääse helpolla eroon syljestäni.
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!La mia saliva non si toglie così facilmente!
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!Não te escapas da minha saliva facilmente!
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!¡No lograrás deshacerte de mi saliva tan fácilmente!
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!Så let slipper du ikke væk fra mit spyt.
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!Tak łatwo się nie uwolnisz od mojej śliny.
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!Δεν θα ξεφύγεις εύκολα από τα σάλια μου!
Salyamdan o kadar kolay kurtulamazsın!Тебе не избавиться от моей слюны!
Salyanazerbaijan. kgmazerbaijan.kgm
Salyanazerbaijan. kgmazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSaarlandafrica. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSaltachina. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan.kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan.kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSalyanazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmSomalijachina. kgm
Salyanazerbaijan. kgmΣαλγιάνazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmСакраментоazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmСальянський районazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmСальяныazerbaijan. kgm
Salyanazerbaijan. kgmסומליהafrica. kgm
Salyanazerbaijan. kgmساليانazerbaijan. kgm
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Comi caracóis, abutres, coelhos, cobras e tudo que tivesse vida.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim. Her şeyi yemeye hazırdım.Comí caracoles, conejos, buitres, serpientes y todo lo que vivía estaba dispuesto a comer.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim. Her şeyi yemeye hazırdım.Ik at slakken, gieren, konijnen, slangen en alles wat leven had. dat at ik.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Ho mangiato lumache, avvoltoi, conigli, serpenti, e tutto ciò che avesse vita.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Ich aß Schnecken, Geier, Hasen, Schlangen, und alles was Leben in sich trug.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Jadłem ślimaki, sępy, króliki, węże, i wszystko co się ruszało.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.J'ai mangé escargots, vautours, lapins, et serpents. Tout ce qui bougeait, j'étais prêt à le manger.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.난 달팽이, 독수리, 토끼, 뱀, 뭐든지 살아 있는 것이라면 먹었다
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Tôi đã ăn ốc sên, kền kền, thỏ, rắn, và bất cứ thứ gì có thể.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Utáltam az északi embereket. De valamiért, nem tudom, hogy miért, a zenéjüket nem utáltam.
Salyangoz, akbaba, tavşan... ...yılan ve hayatta kalmak için her şeyi yedim.Ядях охлюви, лешояди, зайци, змии и всичко живо.