Altıgen salonun başlangıçta muhtemelen yemek salonu (triclinium) olarak hizmet veriyordu.Der Raum dürfte in den warmen Jahreszeiten als Speiseraum (triclinium) gedient haben.
B grubu maçları Kayseri Kadir Has Spor Salonun'da oynanmaktadır.A gewinnt das Verlierspiel und spielt in der Barrage.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Die Gäste verlassen daraufhin den Gasthof.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Als er sich telefonisch beim Geheimdienst meldet, sind dort alle Beteiligten schockiert.
Müze 3.400 metrekare sergi salonu ve yaklaşık 7.000 kitaplık bir kütüphane içermektedir.Das Museum hat ca. 4.000 m² Ausstellungsfläche sowie eine Präsenzbibliothek mit ca. 100.000 Büchern.
İçerisine bir giriş salonu ve bir bar yerleştirilir.In ihm ist die Eingangshalle und die Bar untergebracht.
Spor takımları tarafından kullanılmadığı zamanlarda, konser salonu olarak kullanılmaktadır.Finden keine Veranstaltungen statt, wird er als Parkplatz benutzt.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.Die Kapazität der Sporthalle liegt bei 7.500 Personen.
Günümüzde konser salonu olarak kullanılmaktadır.Sie wird heute als Konzertsaal genutzt.
2200 kişi seyirci kapasiteli konser salonu ihtiva eder.Über 2.600 Personen nutzen die Wohnangebote des Wittekindshofes.
Kasım 2016'da bir yangın ortaçağ kent salonunun büyük bir bölümünü tahrip etti.Im November 2016 zerstörte ein Feuer den historischen Teil des Rathauses.
Salonun akustik tasarımı ise Yasuhisa Toyota tarafından gerçekleştirildi.Die vielgelobte Akustik des Hauptsaals wurde von dem Japaner Yasuhisa Toyota entworfen.
Ayrıca ikisi belediyeye birisi özel olmak üzere 3 düğün salonu bulunmaktadır.Den beiden anderen Stadtteilen steht ein ehrenamtlicher Ortsvorsteher vor.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Greb ist außerdem Mitglied der International Boxing Hall of Fame.
Devlet Demir Yolları salonu kendi sporcuları için inşa ettirmiştir.Er gründete die Sauber Rennsport AG mit dem Ziel, Sportwagen zu bauen.
Herkes salonun geniş bir bölümünde uykuya dalar.Häufig schlief die ganze Klasse in einem großen Schlafsaal.
En yüksek devlet organı Ulusal Halk Kongresi'nin oturumları bu binanın büyük toplantı salonunda yapılır.Die wichtigsten Aufführungen des Orchesters finden im Großen Saal des Hauses statt.
1954'ten itibaren sekiz yıl boyunca Paris'teki Mayıs Salonu sergilerine katıldı.Ab 1954 nahm Abidin Dino acht Jahre lang am "Salon de Mai" in Paris teil.
CRR Konser Salonu.Leipziger Konzertsaal.
Mekan:Tauris'te Diana Tapınağı'na giriş salonu.Die erste Szene spielt in der Eingangshalle des Diana-Tempels auf der Insel Tauris.
Galatasaray Park Voleybol Salonu, İstanbul'da bulunan 1.200 kişi kapasiteli spor salonudur.Der Sportpark Grambke mit 1200 Plätzen in Burglesum.
Bu sinema salonu küçük ve bakımsızdır.Messels Output für das Kino ist spärlich und von hoher Qualität.
Günümüzde Samsun'da 25 sinema salonu bulunmaktadır.Gegenwart In Flensburg gibt es zwei Kinos.
Avusturya'nın en büyük organizasyon salonudur.Sie zählt zu den größten Anwaltskanzleien Österreichs.
Salonun kapasitesi orijinal olarak 468 olup son yıllarda 426 koltuk bulunmaktadır.Die Kapazität der Halle beträgt 470 Plätze, davon sind 68 Plätze Sitzplätze.
İlk Metropolitan Opera Salonu 22 Ekim 1883'te Faust'un gösterimiyle Broadway'de açılmıştır.Die Metropolitan Opera in New York wurde 1883 mit einer Aufführung von Faust eröffnet.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.Im Gerichtssaal bricht daraufhin Jubel aus.
Bekleme salonunda beş hasta vardı.Il y avait cinq patients dans la salle d'attente.
Okulun spor salonu genişletildi.Le gymnase de l'école a été agrandi.
Salonumda sürekli dans ederim.Je danse constamment dans mon salon.
Telefonunuzun toplantı salonunda olup olmadığına baktınız mı?Avez-vous vérifié si votre téléphone était dans la salle de réunion ?
Los Angeles'ın en büyük spor salonudur.C'est le plus grand hôtel de Los Angeles.
20 Aralık 1984'te Şan Sinema Salonu'nda 70. doğum günü töreni yapıldı.Le 20 décembre 1984, une cérémonie pour son 70e anniversaire eut eu lieu dans la salle de cinéma Şan.
Eserler, evin 5 odası ve salonunda sergilenir.Les œuvres sont exposées dans cinq chambres de style ainsi qu'au jardin.
1987'de Negro Casas ve Super Astro ile birlikte bir spor salonu açtı.En 1987, Misterio a ouvert une salle de gym avec Negro Casas et Super Astro.
Sahne 3: Otelin salonu.Scène 3 : Une chambre d'hôtel.
Şu anda üç katta toplam on sergi salonu bulunmaktadır.Actuellement, il a dix salles d'exposition sur trois étages.
285 odası ve 43 salonu vardır.Il contient 328 chambres et 45 étages.
1868’de Mandolin Çalgıcısı adlı tablosu Paris Salonu’na kabul edildi.En 1868, sa Joueuse de mandoline est acceptée au Salon de Paris.
1979'da orkestra Berwaldhallen (Berwald Salonu)'da çalmaya başlamıştır.En 1979, l'orchestre s'installe en résidence au Berwaldhallen.
Utah Jazz yeni salonu Delta Center'daki ilk maçına çıktı.Les Utah Jazz jouent leur premier match au Delta Center.
1. Sahne: Larina'nin evindeki parti salonu Tatyana'nın isim günü kutlanmaktadır.La salle de bal des Larine C'est le jour de la fête de Tatiana.
İç saha maçlarını 5.000 kişilik Sakarya Spor Salonu'nda oynamaktadır.Le hall du dîner se charge de 5 500 athlètes à la fois.
Teatro Nacional de São Carlos, Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir opera salonudur.Le Teatro Nacional de São Carlos est la principale salle d'opéra de Lisbonne.
Ayrıca NBA takımlarından Brooklyn Nets de kendi salonu Barclays Arena yapılana kadar burada oynamaktadır.L'équipe NBA des Nets de Brooklyn joue ses matches à domicile au Barclays Center.
1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi.En 1824, le Salon de Paris exposa quelques-unes des œuvres de John Constable.
Bu resim aynı yıl Paris Salonu'nda sergilendi.Cette même année, il est exposé au Salon de Paris.
Yarışmaya ev sahipliği yapmak üzere Vatroslav Lisinski Konser Salonu seçildi.Le Koncertna dvorana Vatroslav Lisinski est nommé en son honneur.
Toplanma salonu Bükreş'teki Parlamento Sarayı'dır.Les deux chambres siègent au Palais du Parlement à Bucarest.
Bundan uzak bir mesafede bulunmayan Erivan Operası, Ermeni başkentinin ana eğlence salonudur.Non loin de là, l'opéra d'Erevan est la principale salle de spectacle de la capitale arménienne.
Yüksek Uyum Salonu en genişidir.C'est la chambre haute des Cortes Generales.
Salonun ortasında mermer bir havuz vardı.Une piscine se trouve au milieu du salon.
Düğün: Nikah akşamı düğün salonunda yapılır.Jésus va bientôt entrer dans la salle du festin des noces.
Divan Salonu'nun giriş kısmı.Entrée du hall d'honneur.
Fransa`sa günümüzde spor salonu karşılığı olarak kullanılmaktadır.Les règlements sportifs français l'exigeaient désormais.
Bir dondurma salonudur.Galerie des Glaces.
Tiyatro salonu aynı zamanda Sabancı Tiyatro Festivali'ne de ev sahipliği yapıyor.Il créera la salle d'activité théâtrale ainsi que le club du troisième âge.
10 yaşındayken Chicago'da bir kuaför salonunda keşfedilmiştir.Elle s'est fait repérer par un agent artistique dans un salon de coiffure à Chicago à l’âge de 10 ans,.
Bu iki eseri de Paris Salonu sergilemeyi reddetti.Avec ces deux séries, il s'oppose alors à l'esthétique actuelle de Paris.
Girişin solundaki salon aynı zamanda toplantı salonudur.À gauche, l'entrée de la salle de réunion.