Tam sıra onlara gelir ve Terri babasını ikna edip salona yetişir.На злість батькові і для підбадьорення брата, Террі купує квитки на концерт і разом із братом тікає з будинку.
Teatro Ariston, İtalya'nın Sanremo şehri'nde bulunan sinema salonudur.Teatro Ariston) — кінотеатр у Санремо, Італія.
Tüm salon onun tuvalleriyle dekore edilmişti.Будинок був обладнаний туалетом.
İkinci kat ek tribün vazifesini de görüyor ofisler, 200 yerlik lokanta ve konferans salonu sığıyor.Другий ярус будівлі служить додатковою трибуною, а також вміщує офіси, ресторан на 200 місць і конференц-зал.
Birinci katta yemek salonu vardır.На 1-му поверсі ресторан.
Salona Alfredo girer ve kumar oynamaya başlar.Ласард стає за трибуну і починає презентацію.
Salondan da “Hayır” yanıtı yükseldi.Відповідь на меморандум була негативною.
Dua salonunun altında, giriş katında bir restoran bulunmaktadır.У пивниці, під молитовним залом, знаходиться ресторан.
Salona doğru ilerlerken, Willow bir bariyer büyüsü yapar.Прийшовши до тями, Софі знаходить чарівні двері.
İkisi, aynı salonda karşılaşır ve birbirlerine doğru yürümeye başlarlar.Розважаються як можуть та ходять один до одного у гості.
Salon (İngilizce).Die Drehleier (англійська).
Etütler yatakhanelerde etüt salonlarında yapılmaktadır.Спали вони почергово на брудних ліжках.
13 yaşına kadar düğün salonlarında söylemeye devam etti.Почав грати ще із 13 років на весіллях.
Salonun tavanı.Кімната палацу.
Paris ve Londra'daki aristokratların evindeki resitallerde, konser salonlarında olduğu kadar başarılı değildi.Проте її концерти в Лондоні були не такими успішними як у Парижі.
Japon salonunda çocukları ve köpeğiyle Madam Charpentier’nin portresini yaptı.В Португалії малював портрети королеви Катаріни та її дітей.
12 Haziran - Capcom, Street Fighter II adlı Arcade oyununu Arcade salonlarina sürdü.6 лютого - Capcom випускає аркадну гру Street Fighter II. Гра стала успішною у світі.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Всі троє є членами Міжнародного боксерського залу слави.
Görüntü salonun her koltuğundan aynı kalitede seyredilemiyordu.На кожному майданчику зі стіни дивилася все та сама особа.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Коли згорів будинок профспілок, був шокований.
"Salonina", Yunan ve Roma Kalıntıları Sözlüğü, William Smith (1870).Словник Грецької і Римської Географії, Вільяма Сміта (1856).
Bir dondurma salonudur.Пікнік на льоду.
İlk sinema salonu 1908 yılında açılmıştır.У кіно почав зніматися в 1908 році.
Her sene Spengler Kupası bu salonda oynanır.Щороку в місті Ставангер проходить кулінарний фестиваль Gladmat.
Yüksek Uyum Salonu en genişidir.Найпишнішим приміщенням є кругла зала.
Fransız İhtilali, ateizmi kapalı salon sohbetlerinden halkın içerisine taşımıştır.Французька Революція винесла атеїзм з салонів на вулиці.
Bir Yargı Salonu.Суддівська кімната.
Kapalı spor salonu yapılmaktadır.Є крита спортивна зала.
1931 Moskovit Salonu’nda .Від 1931 — у Москві.
Diğer Abdi İpekçi Spor SalonuОдеський Палац Спорту
Bünyesindeki salonlarda toplantılar, konferanslar, kongreler ve sunumlar düzenlenebilmektedir.Організовуються корпоративні свята, конгреси, конференції та форуми.
Kızlar spor salonunda dansetti.Дівчата танцювали в спортзалі.
Tom spor salonuna gitti.Том пішов до спортзалу.
Ayrıca 130 kişilik konferans salonu, çarşı, tekne ve gemi makineleri bulunmaktadır.Також є конференц-зал на 130 місць, базар, човни та корабельні машини.
Feriköy'de, tiyatro binası olarak kullanılmaya pek elverişli olmayan bir yerde olan salon hasar görmüştü.У Ферікей зал, який був пошкоджений і знаходився на місці, не придатному для використання як будівля театру.
İkinci sergiyi 1 Temmuz 1875’te Çemberlitaş'taki günümüzde Basın Müzesi binası Darülfünun'da salonunda açtı.Другу виставку він відкрив 1 липня 1875 р. У Çemberlitaş, сьогодні у залі будівлі музею преси у Дарюльфюну .
Zonaro, 1901 ve 1902'de İstanbul Salonu Sergilerine toplam 57 tablo gönderdi[1]. 1905 yılında II.Фаусто Зонаро виставив загалом 57 картин на виставки Стамбульських залів у 1901 та 1902 роках [1].
1889 Paris Salonu'na katıldı.1889 року приєднався до Паризького салону.
Restore edilen film Londra'da tekrar çeşitli salonlarda gösterime sokulmuştur.[7][8][9][10]Відреставрований фільм знову був показаний у різних театрах Лондона [1] [2] [3] [4].
14 ayrı sinema salonunda gösterime girmiştir.Він вийшов у 14 кінотеатрах.
Babası, Ferdinand Lindemann, Hanover'de bir spor salonunda modern diller öğretiyordu.Jeho otec, Ferdinand Lindemann, učil moderní jazyky na gymnáziu v Hannoveru.
A ve B salonları cimnastik ve spor salonları olarak 1957 yılında yapılmıştır.Haly A a B byly dokončeny v roce 1957 jako tělocvična a sportovní hala.
Kimono giydiricileri lisanslı olarak kuaför salonlarında çalışırlar ve evlere de giderler.Oblékači kimona pracují také v kadeřnických salónech a jezdí i k zákazníkům domů.
1962'nin başında da İspanyol televizyonunda ve Paris Olympia salonunda sahne aldı.Počátkem roku 1962 vystupovala ve španělské televizi a pařížské Olympia hall.
En büyüğü Büyük Salon (Great Hall) olmak üzere yirmi iki konferans, toplantı ve seminer odası içermektedir.Mezi 22 sály a místnostmi pro setkání či semináře je největší Velká síň (Great Hall).
1839'da bursu bitti ve Paris Salonu'na gönderdiği ilk eser reddedildi.V roce 1839 jeho vyučování skončilo a jeho první objednávka z pařížského Salonu byla stažena.
Annesi, Emilie Crusius, Spor Salonunun müdürünün kızıydı.Jeho matka, Emilie Crusius, byla dcerou ředitele gymnázia.
Samba 2/4 ya da 4/4 ölçüsüyle yapılan bir salon dansıdır.Samba je latinskoamerický tanec na 2/4 nebo 4/4 takt.
Tiyatro salonu kapatılmış olan, dışarıya açılan iki tane çıkışa sahip.Pro opuštění divadla bylo možno použít i dva přímé východy z chodby.
Prudential Center, Newark, New Jersey'de bulunan spor salonudur.Prudential Center je sportovní aréna nacházející se v Newarku ve státě New Jersey.
Video, bir alışveriş merkezi ve bowling salonunda geçiyor.V areálu je i centrum bowlingu a videoher.
1248-1280 yılları arasında kont, Ridderzaal (Türkçe: Şövalyeler Salonu) şatosunu yaptırdı.Mezi roky 1248 a 1280 byl postaven Rytířský (Jezdecký) sál (Ridderzaal).
Avustralya’da seri Limited (sınırlı) ile başlar ve yalnızca salon olarak bulunur.V Austrálii řada začíná modelem Limited, dostupným pouze jako sedan.
Katalan Müzik Sarayı (Palau de la Música Catalana) Barselona'nın La Ribera semtinde bulunan konser salonu.Palau de la Música Catalana je koncertní sál, který se nachází v Barceloně.
Daha sonra bir meclis salonu inşa edildi.Později bylo postaveno obytné dvorské stavení.
Lüks modelin salon ve hatch versiyonları bulunur.Model Luxury je dostupný ve verzích sedan a hatchback.
Kanadalı bir mimar olan Frank Gehry’nin tasarladığı bu konser salonu 23 Ekim 2003 tarihinde resmen açıldı.Budovu, která byla otevřena 23. října 2003, navrhl Frank Gehry.
Kentte iki tane sinema salonu bulunmaktadır.Ve městě jsou dvě kina.
Jive, "salon dansı" olarak da bilinen bir Latin Amerikan dans türüdür.Jive je druh latinskoamerického tance.
Jimnastik, oyun ve masa tenisi için yeni atletik salonlar kuruldu.Byly zřízeny nové atletické haly pro gymnastiku, hry a stolní tenis.