Tom sallanmaya başladı.Tom started shaking.
Evimiz sallanmaya başladı.Our house started to shake.
Ev sallanmaya başladı.The house started shaking.
Kızım sallanmayı sever.My daughter loves to swing.
Kimi Ortodoks çevrelerde, püsküllerin giysilerin dışında serbestçe sallanmasına izin verilir.In some Orthodox circles, the fringes are allowed to hang freely outside the clothing.
Bihac ve Bosanska Krupa şehir köprülerinden sallanmak popülerdir.Jumping from the city bridges in Bihać and Bosanska Krupa is also popular.
1812'de yanardağ sallanmaya başladı ve koyu bir bulut ortaya çıkardı.In 1812, the volcano began to rumble and generated a dark cloud.
Kontrol edilemeyen sallanma da, (özellikle sunumdan önce), yaygın bir semptomdur.He sees the troubles he went through before prison for what they are."
Farz edelim bu kuadın hem sallanmasını hem de bu çubuğu dengelemesini istiyoruz.Suppose that we want this quad to not only hover but to also balance this pole.
Sinbad'ın 7. Yolculuğu'ndaki gibi kızı yakalayıp sallanma sahnesi.A grab the girl and swing scene like this one in the 7th Voyage Of Sinbad
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.This is something I call "swinging in the rain."
Sallanma da kalk artık! Çabuk olun!- There's toffees there; share them
Yolda da sallanma.Don't dawdle on the way.
O zaman yer, birden sallanmağa başlar (ve siz yerin dibine geçersiniz).Then lo! it shall be in a state of commotion.
& Sallanma& Wobbliness
Gemi, gemiyi birkaç gün tutup sallanmasına izin vermeyen Nimuş Dağı'na sıkıca tutundu.The boat lodged firmly on mount Nimush which held the boat for several days, allowing no swaying.
200–300'de ayaklar AGL kanatları kanat seviyesine doğru sallanmaya başladı ve burun yukarı fırladı.At 200–300 feet AGL the wings started to rock towards wings level and the nose pitched up.
Auroral kayışlardaki desenler ve manyetik alanın sallanması bir okyanusun varlığını göstermiştir.Patterns in auroral belts and rocking of the magnetic field suggest the presence of an ocean.
Doruk g bölgesini geçtikten sonra Friendship 7 ciddi şekilde sallanmaya başladı.After passing the peak g region, Friendship 7 began oscillating severely.
Çan sallanmağa başlarken, tokmakla vurularak ses çıkartılır.Sobald die Glocke schlägt, muss man so schnell wie möglich die Hand zum Revolver steuern.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Die Sitzposition der Tityras ist relativ aufrecht.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Bei seiner Stilllegung begann das Gebäude zu verfallen.
Gezi teknelerinde ayakta durmak ve sallanmak yasaktır.Schwimmen und Bootsfahrten sind im Weiher verboten.
Sanki kıyamet kopmuştur, ağaçlar devrilmeye, yer sallanmaya başlar, esrarengiz bir koro başlar.Assûrément un châtiment, mais un châtiment suffisamment grand pour servir d’exemple pour le futur ».
Kontrol edilemeyen sallanma da, (özellikle sunumdan önce), yaygın bir semptomdur.Aucun chemin y conduisant alors n’est visible, signe d’un abandon ancien.
Ucu sallanmaması için soyulup ateşte yumuşatılan söğüt (kʼąyʼ) dallarıyla bağlanır.Celui-ci tente de raisonner avec lui puis, désespéré, le poignarde avec un stylo (non mortellement).
Kontrol edilemeyen sallanma da, (özellikle sunumdan önce), yaygın bir semptomdur.Y en algunos de vosotros el odio se manifiesta en la primera mirada.
"Lolll" kökü "asılı durup sallanmak" anlamına gelmektedir.La raíz de sánscrita dhara significa ‘mantener o sostener’.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Antigua sede de la Virgen del Cúpulo, se encuentra muy deteriorada.
Kimi Ortodoks çevrelerde, püsküllerin giysilerin dışında serbestçe sallanmasına izin verilir.In alcuni circoli ortodossi, tali frange possono essere lasciate libere al di fuori dei propri abiti.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Una volta che esso iniziò ad andare in crisi, anche l'esercito cominciò a collassare.
Kafanın müziğin ritmiyle şiddetli bir şekilde öne-arkaya ya da sağa sola sallanmasıyla yapılır.При этом голова вращается по оси слева на право в темп музыки, либо с опережением.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Uma vez que isto começou a esfiapar, o exército também logo começou a cair.
İpin bir ucundan tutularak, oyuncağın yukarı aşağı hareket edecek şekilde sallanması şeklinde oynanır.Se difere do pião no modo de fazer o brinquedo funcionar.
Kuyruğundan bir yerlere tutunup sallanmayı sever.Adoram aprisionar as pessoas numa colcha.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.De interesse van de kasteelheer in het gaperbeeld is nu pas echt gewekt.
Hareketler, halkalar sabit durumdayken (halkalarda sallanma ya da sarkaç hareketi olmaksızın) yapılır.Spottsten eller spottkörtelsten är stenar (konkrement) i spottkörtlarna.
Silahların uçlarından ülke bayrağı sallanmaktadır.I mitten syns delstatens vapen.
8.Boş beşiğin sallanması.Den åttonde dödssynden.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.З падінням Кігалі урядові війська почали розпадатися.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Sídlo eparchie se v současnosti nachází v Užhorodě.
Kimi Ortodoks çevrelerde, püsküllerin giysilerin dışında serbestçe sallanmasına izin verilir.În unele cercuri ortodoxe, franjurilor li se permite să atârne în mod liber peste îmbrăcăminte.
İçeri ya da dışarı hareket, arkaya ya da öne sallanma, ya da sarkaç hareketi.Tehdään sekä edestä – en dehors – että takaa – en dedans – avaten.
Yenilginin ardından Nasır rejimi sallanmaya başlamıştı.Μετά τη νίκη τους άρχισαν να πολιορκούν την Αίγινα.
Fakat mağara sallanmaya ve su ile dolmaya başlar.Kanalen begyndte at blive fyldt med vand og slam.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Da dette først begynte å svikte, begynte også hæren snart å kollapse.
8.Boş beşiğin sallanması.Ngưng Sương Kiếm 8.
Hareketler, halkalar sabit durumdayken (halkalarda sallanma ya da sarkaç hareketi olmaksızın) yapılır.Vận động cổ bao gồm: gấp, duỗi (gật đầu) và xoay (lắc đầu).
Gezi teknelerinde ayakta durmak ve sallanmak yasaktır.泳いだりボートを浮かべたりする事は、禁止されている。
Kuyruğundan bir yerlere tutunup sallanmayı sever.すばるは尻尾をくるくるっと巻くのが好き。
8.Boş beşiğin sallanması.「我堅持到了第八滴。
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.전후에 타이난 현 자리 진으로 개편되어 현재에 이르고 있다.
8.Boş beşiğin sallanması.8번째 피보나치 수이다.
Silahların uçlarından ülke bayrağı sallanmaktadır.Pored zastave nalaze se topovi.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Sídlo eparchie sa v súčasnosti nachádza v Užhorode.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Po razorožitvi je utrdba začela samevati.
1812'de yanardağ sallanmaya başlamış ve koyu bir bulut ortaya çıkmıştır.1812 m. ugnikalnio kaldera pradėjo dundėti ir leisti tamsius dūmus.
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.포도나무가 그들에게 이르되 하나님과 사람을 기쁘게 하는 나의 새 술을 내가 어찌 버리고 가서 나무들 위에 요동하리요 한지라
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.Rispose loro la vite: Rinuncerò al mio mosto che allieta dei e uomini, e andrò ad agitarmi sugli alberi
Asma, ‹İlahlarla insanlara zevk veren yeni şarabımı bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› dedi.ותאמר להם הגפן החדלתי את תירושי המשמח אלהים ואנשים והלכתי לנוע על העצים׃