Ana içeriğe geç
Sözlük

sallan ile cümle

sallan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
11 ve 12. çiftler (yüzen kaburgalar) serbest olarak sallanırlar, göğüs kemiği ile bağlantı yapmazlar.Revbenspar 11 och 12, de flytande revbenen, fäster inte på något sätt till bröstkorgens framsida.
Hareketler, halkalar sabit durumdayken (halkalarda sallanma ya da sarkaç hareketi olmaksızın) yapılır.Spottsten eller spottkörtelsten är stenar (konkrement) i spottkörtlarna.
Silahların uçlarından ülke bayrağı sallanmaktadır.I mitten syns delstatens vapen.
Sık sık yukarı aşağı veya kenardan kenara sallanır.Oftast hoppar man fram och tillbaka.
Ay'ın göründüğü açının küçük değişimleri (Ay sallantısı) nedeniyle Ay yüzeyinin %59'u görünür.Detta innebär att totalt 59 procent av månens yta kan observeras från jorden.
8.Boş beşiğin sallanması.Den åttonde dödssynden.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.З падінням Кігалі урядові війська почали розпадатися.
"Dinleyin, Sallanacağım ve hepiniz yalnız beni izlersiniz."Už je mi dobře, můžete se za nimi podívat."
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.Později začal chrám upadat.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Tvrdí, že nejsou vpravo ani vlevo, ale vepředu.
Sukanın içini sallanan seyler dekore etmek adettir (Yedi tür.)Bezpečný způsob chytání je mezi obě ruce (na způsob sendviče).
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Sídlo eparchie se v současnosti nachází v Užhorodě.
Adını, bal arılarının arı kovanı etrafında sallanarak dönüşlerinden almıştır.Název Žďár je odvozen od toho, že se v blízkosti vypalovaly (žďárovaly) kořeny.
Sık sık yukarı aşağı veya kenardan kenara sallanır.Nejčastěji se otvírají ve švech a to buď odzdola nahoru nebo shora dolů.
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.'Mně se zdá, že když člověk nějak někoho miluje, nechť miluje, pokud existuje vzájemná shoda."
Kimi Ortodoks çevrelerde, püsküllerin giysilerin dışında serbestçe sallanmasına izin verilir.În unele cercuri ortodoxe, franjurilor li se permite să atârne în mod liber peste îmbrăcăminte.
Masanın bacakları sallanıyor.Picioarele mesei se mișcă.
Sarsıntılar vatandaşları uyandırdı ve binalar sallanıyordu, "çığlıklar ve sesler duyuluyordu".A már alvó lakosok felébredtek, a mozogni kezdő épületekből „sikoltást és jajgatást lehetett hallani”.
Sukanın içini sallanan seyler dekore etmek adettir (Yedi tür.)Te is kérhetsz kártyákat a társaidtól megadott időközönként (7 óra).
"Dinleyin, Sallanacağım ve hepiniz yalnız beni izlersiniz."Egyszerűen odakapcsolsz és nézed, hogy mi történik.”
Kutu sallanıp yere kapatılır.Gödröt vájt a földbe és letakarta.
İçeri ya da dışarı hareket, arkaya ya da öne sallanma, ya da sarkaç hareketi.Tehdään sekä edestä – en dehors – että takaa – en dedans – avaten.
Homurtudan dünya sallanmış.Perhosten värittämä maailmani.
Yenilginin ardından Nasır rejimi sallanmaya başlamıştı.Μετά τη νίκη τους άρχισαν να πολιορκούν την Αίγινα.
Fakat mağara sallanmaya ve su ile dolmaya başlar.Kanalen begyndte at blive fyldt med vand og slam.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Da dette først begynte å svikte, begynte også hæren snart å kollapse.
Doyle, depremsel bir sallantı hakkında imgelem görür.Noto på Sicilia blir ødelagt av et jordskjelv.
Sık sık yukarı aşağı veya kenardan kenara sallanır.Sering memanjat dari atas ke bawah dengan kepala di bawah.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Namun tidak mengikuti tikungan tersebut melainkan berbelok ke kanan.
Homurtudan dünya sallanmış.Karena dunia penuh dengan kerepotan.
"Rock grubu Evanescence sallanışta"."Kampung Boy Hits Big Time".
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.Về sau lâu ngày đền ấy sụp đổ.
Bekçi kulubesi gibi bir o yana bir bu yana sallanıyor.Ông di chuyển bằng xe ngựa che kín kể từ lúc đó.
8.Boş beşiğin sallanması.Ngưng Sương Kiếm 8.
Hareketler, halkalar sabit durumdayken (halkalarda sallanma ya da sarkaç hareketi olmaksızın) yapılır.Vận động cổ bao gồm: gấp, duỗi (gật đầu) và xoay (lắc đầu).
"Dinleyin, Sallanacağım ve hepiniz yalnız beni izlersiniz."Nhưng lần này là đến lượt mình, và mọi người chỉ có thể nhìn tôi từ đằng sau!"
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Giữ lối bên phải trừ khi qua mặt, Indiana.
Sonunda, Chief Bear Hunter bayırı tırmanıp ateşkes bayrağını sallandırarak teslim olma sinyali verir.その後、ベアハンター酋長は丘に登り白旗を振って降伏の合図を送った。
Diğerlerinde ise CDI üstten menteşelidir ve sağa ve sola doğru sallanır.主遣い(おもづかい)が首(かしら)と右手、左遣いが左手、足遣いが脚を操作する。
18 yaşındaylen ailesine söyledi, ve sallantılı bir dönemin ardından ailesi onun yönelimini kabul etti.18歳で家族に打ち明けたが、家族はもうそれを理解していた.。
Gezi teknelerinde ayakta durmak ve sallanmak yasaktır.泳いだりボートを浮かべたりする事は、禁止されている。
Kuyruğundan bir yerlere tutunup sallanmayı sever.すばるは尻尾をくるくるっと巻くのが好き。
Bazen sallantılı evliliğine karşı bir tehdit olarak gören Jerry onu aşırı derecede sevmez.被傑瑞認為是對自己婚姻造成威脅的存在,所以相當不喜歡他。
Diğerlerinde ise CDI üstten menteşelidir ve sağa ve sola doğru sallanır.三缘指的是下缘(锐缘),左缘(钝缘)和右缘(不明显)。
8.Boş beşiğin sallanması.「我堅持到了第八滴。
23 Eylül - Lice son 24 saat içinde 102 defa sallandı.2017年10月14日當日則是史上首次於24小時內進行3次分洪。
Uzun kuyruğun, beyaz dış-tüyleri vardır ve çoğunlukla kuyruk yukarı aşağı sallanır.牠的尾巴很長,有白色的尾羽,經常上下搖擺。
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.하지만 이번에는 오른쪽이 아닌 왼쪽의 방향으로 지나가게 된다.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.전후에 타이난 현 자리 진으로 개편되어 현재에 이르고 있다.
8.Boş beşiğin sallanması.8번째 피보나치 수이다.
Sallanan dişler, daha geç aşamada görülür (başka nedenlerden ötürü de görülebilir.)שיניים רופפות, בשלבים מאוחרים יותר (אם כי זה עשוי להתרחש מסיבות אחרות).
18 yaşındaylen ailesine söyledi, ve sallantılı bir dönemin ardından ailesi onun yönelimini kabul etti.הוא סיפר למשפחתו על נטיותיו המיניות בגיל 18 ולאחר תקופה סוערת, השלימה משפחתו עם זהותו המינית.
Yer sallanır.Земята пресъхва.
Yarışta kırmızı bayraklar sallanırken Berger kazayı kaburga kırığı ve ikinci derece yanıklarla atlattı.Състезанието бе спряно, докато Бергер оцеля със счупени ребра и изгарания, втора степен по ръцете.
Vücut boşluğu içinde serbest olarak sallanır.Вътрешните органи са разпределени в телесна празнина.
Gemici, gemi güvertesinde dik olarak durduğu ve gemiyle beraber sallandığı için ölçülecek açı hiç değişmez.Главната причина затова е, че той започва силно да се притеснява, когато седне зад кормилото на лодката.
Diğerlerinde ise CDI üstten menteşelidir ve sağa ve sola doğru sallanır.Među njima su najvažnija desna pritoka Pinjevec i lijeva Argila (poganja), druge imaju bujični karakter.
Silahların uçlarından ülke bayrağı sallanmaktadır.Pored zastave nalaze se topovi.
Ardından tapınak sallanarak yıkılmaya başlar.Neskôr začal chrám upadať.
"Dinleyin, Sallanacağım ve hepiniz yalnız beni izlersiniz."Teraz rýchlo preč, niekto ma možno pozoruje."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod