Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.It flips its body 180 degrees and it swings its leg between the two legs and catches the fall.
Sallanan binaları videoya kaydediyorlardı.They were taking videos of buildings shaking.
Eğer sizi uyarmak istesem, size el sallamam, seslenirim.If I want to warn you of something, I don't wave at you, I'll shout.
Yolda da sallanma.Don't dawdle on the way.
Galapagos'un adını,bu sallanarak yürüyen devlerden alması şaşırtıcı değilIt's not surprising the Galapagos are named after these lumbering giants
Ama korkarım ki Ricky buraya gelip yumruğunu bana sallayacak.But I'm afraid that Ricky will come out here and shake his fist at me.
- Ben mi? Kim sallar ki beni?Brother, if you noticed, why didn't you say anything?
Sallamalık sununun göğsü ve sağ budu senin olduğu gibi eti de senin olacak.Their flesh shall be yours, as the wave offering breast and as the right thigh, it shall be yours.
Onu Gabbay ve Sallay izledi; toplam 928 yiğit.After him Gabbai, Sallai, nine hundred twenty-eight.
Sallayın Kallay, Amokun Ever,of Sallai, Kallai; of Amok, Eber;
Beni gören herkes alay ediyor, Sırıtıp baş sallayarak diyorlar ki,All those who see me mock me. They insult me with their lips. They shake their heads, saying,
Salladın yeri, yarıklar açtın; Onar çatlaklarını, çünkü yer sarsılıyor.You have made the land tremble. You have torn it. Mend its fractures, for it quakes.
Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar, Hallerini gören herkes alayla baş sallayacak.Their own tongues shall ruin them. All who see them will shake their heads.
Sarhoş gibi sallanıp sendelediler, Ustalıkları işe yaramadı.They reel back and forth, and stagger like a drunken man, and are at their wits' end.
Bulutun üzerinde oturan, orağını yerin üzerine salladı, yerin ekini biçildi.He who sat on the cloud thrust his sickle on the earth, and the earth was reaped.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Then the earth shook and trembled; the foundations of heaven moved and shook, because he was wroth.
Sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar ve: "Ne zaman o?" diyecekler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Sonra cehenneme sallayın onu!Then cast him to be burnt in Hell;
Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: "Ne zamanmış o?"They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu?" derler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Bunun üzerine başlarını sana doğru alaylı bir biçimde sallayarak şöyle konuşacaklar: "Ne zaman o?"They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
"Hurma ağacının kütüğünü kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma dökülecektir."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
"Sonra cehenneme sallayın onu!"Then cast him to be burnt in Hell;
Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve "Ne zamanmış o?" diyecekler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
O gün gök sallanıp çalkalanır.The day the sky will tremble,
Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı,WHEN THE WORLD is shaken up by its cataclysm,
Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu." diyecekler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
Sonra başlarını sallayıp, "Peki ne zaman," diyecekler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
O gün gök sallanıp sarsılacak,The day the sky will tremble,
Yerin sallanıp sarsılacağı,When the earth is shaken up convulsively,
O zaman yer, birden sallanmağa başlar (ve siz yerin dibine geçersiniz).Then lo! it shall be in a state of commotion.
Bir bakmışsınız ki, o (yeryüzü) sallanıp-çalkalanmaktadır.Then lo! it shall be in a state of commotion.
Sallama BulanıklaştırmasıShake Blur
Sallanan PencerelerCommentWobbly Windows
& Taşırken sallaWobble when moving
& Yeniden boyutlandırırken sallaWobble when & resizing
& Sallanma& Wobbliness
& Zarı Salla& Roll Dice
Zarı sallaRoll the dice
Doğal taşıma (muhtemelen sallanan pencereler) etkinNAME OF TRANSLATORSIs native moving (possibly wobbling windows) active
Salla veya ÇiftleCommentRoll or double
Zarı sallamak veya çiftlemek için şimdi sıra sizdeNameIt is your turn to roll the dice or double the cube
Zar sallaCommentRoll the dice
Zar sallama sırası sizdeNameIt is your turn to roll the dice
Zarı sallamak veya çiftlemek için şimdi sıra sizdeIt is your turn to roll the dice or double the cube
Kültür ve Spor: Rolling Stones Karadağ'ı salladıCulture and Sports: Rolling Stones rock Montenegro
U2 Zagrep'i salladıU2 rocks Zagreb
İrlandalı rock grubu U2 geçtiğimiz hafta Hırvat başkentini salladı.Irish rock band U2 blazed through the Croatian capital last week.
Bu şarkı tüm Eurovision'u sallayacak." gibi notlar yer alıyor.This song is going to rock the whole Eurovision."
Yunanistan'ın önde gelen kentleri bayrak sallayan ve klaksonlarını çalan taraftarlarla doldu.Major Greek cities were filled with fans waving flags and honking horns.
Madonna, 2009 Sticky and Sweet Avrupa Turnesi kapsamında bu hafta Balkanları salladı.Madonna rocked the Balkans this week during the last leg of her 2009 European Sticky and Sweet Tour.
Clapton, Dylan, John ve Idol Sırp başkentini şimdiden bu ay salladılar.Already this month, Clapton, Dylan, John and Idol have rocked the Serbian capital.
Kultur Shock seyircileri salladıKultur Shock sways audiences
Sırbistan bu yaz rock konserleriyle sallanacakSerbia boasts an array of rock concerts this summer
The Chemical Brothers 13 Haziran'da Belgrad'daki Arena'yı yaklaşık iki saat boyunca salladı.The Chemical Brothers shook up the Belgrade's Arena for almost two hours on June 13th.
Suriye'deki durum kötüye giderken, Türkiye'nin Ortadoğu politikasının ana direği sallanıyor.As the situation in Syria deteriorates, a centerpiece of Turkey's Middle Eastern policy unravels.
Ellerinde ABD ve Kosova bayrakları sallayan hevesli bir kalabalık sokakları doldurdu.Enthusiastic crowds waving US and Kosovo flags lined the streets.
Irkçı olaylar Sırbistan'ı salladıRacist incidents rattle Serbia
38 yaşındaki Zahir Sallaku, Priştine kavşağında geçici bir iş bulabilmek için bekliyor.Zahir Sallaku, 38, waits at a Pristina intersection, hoping to be hired for temporary labour.