Yürüyüş sekansı, 1987 Stanley Kubrick filmi Full Metal Jacket'e baş sallamadır.The battle comprises the second half of Stanley Kubrick's 1987 film Full Metal Jacket.
Kendi hayatımda bayrak sallamam.I wave no flags in my own life.
3. sınıfa giden Hinna-- eğer buradaysan el sallayabilirsin Hinna, işte oradasın.Hinna (ph), a third-grader — you can go ahead and wave Hinna (ph), that's you.
Aslında orada o kadar sağlam duruyor ki elimi sallayabilirimde ve bıçak düşmez.In fact it's held so tightly in place that I can shake it, and the knife does not come off.
Mesela; kuadı bu şekilde sallayabilirsiniz.For example, that's how we can make the quad hover.
Farz edelim bu kuadın hem sallanmasını hem de bu çubuğu dengelemesini istiyoruz.Suppose that we want this quad to not only hover but to also balance this pole.
Yukarıdaki örnekte ipi yukarı aşağı sallamıştım.So similar to what I did here, I go up and down.
Bazen ben tırmandı ve ağaçları salladı.Occasionally I climbed and shook the trees.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.It'll pat his brother on the shoulder, it'll answer the phone when it rings, it'll wave goodbye.
Gözleri açık geniş Bay Samsa sadece kendisini defalarca başını salladı.Mr. Samsa merely nodded to him repeatedly with his eyes open wide.
Ilk kez sadece yazılı üç kişi bakmadan, başını salladı.The three people writing at first merely nodded, without glancing up.
Daha sonra bir ağaç üstünde sallanan olmuştu ve o bahçede duruyordu.He had been swinging on a tree-top then and she had been standing in the orchard.
Mary kalbi ona zevk yumruk ve ellerini biraz sallamak başladı heyecan.Mary's heart began to thump and her hands to shake a little in her delight and excitement.
Martha başını salladı.Martha shook her head.
O, onun kıvırcık, pas renkli kafa salladı.He nodded his curly, rust-colored head.
Mary kalktı ve elini yuvarlak meydan okurcasına salladı.Mary stood and waved her hand round defiantly.
O halde "cogito"nun asıl anlamı beraber sallamaktır.So, the original meaning of "cogito" is to shake together.
Okulu sallayýp yeni bir apartman dairesine taţýndý.So Aaron drops out of school, moves to this apartment...
Sinbad'ın 7. Yolculuğu'ndaki gibi kızı yakalayıp sallanma sahnesi.A grab the girl and swing scene like this one in the 7th Voyage Of Sinbad
En son ne zaman olduğunu düşünürseniz, bilmem mesela sallanan bir dişiniz varkenIf you think about the last time you had a wobbly tooth.
Sallandığını ve acıdığını biliyorsunuz.You know it's wobbly, and you know that it hurts.
İyiydi. Artık merdiven boşluğuna kamera sallamayın.No more throwing cameras around stairwells.
Kim öđretiyor size kafa sallayarak iţaretleţmeyi?Who did teach you to communicate via nodding?
Çözülemez şekiller, bir darbe ve sarsıntı sallayarak.A waving of indecipherable shapes, a blow, and a concussion.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.He saw a stretch of empty downs with the wind swaying the remote green-pointed furze bushes.
Ses ve iki çene aynı anda masaya vurdu ve dişlerin iki takım sallandı.Voice; and two chins struck the table simultaneously, and two sets of teeth rattled.
"Summat yanlış", Hall ve Henfrey söyledi anlaşma başını salladı."Summat wrong," said Hall, and Henfrey nodded agreement.
Yavaşça başını salladı.He nodded his head slowly.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Asses!" said Dr. Kemp, swinging round on his heel and walking back to his writing- table.
Direksiyon çok sallar.The steering wheel shakes too much.
Sallasan bile bunu tutturmak kolay değil.It is hard to get it all wrong, too. It is really amazing.
Peki, şimdi onu bağlayın ve onu da tavandan aşağı sallayın.Okay, tie him up and hang him from the ceiling as well.
Ama neyse işte sallayabilirim.But, you know what, I could blow it off.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.This is something I call "swinging in the rain."
İşaret parmaklarınızın ikisini de sallayın.Wiggle both of your index fingers.
Ve pasif enerji kullanabilirsiniz - yani ısı, sallama, pnömatik, yerçekimi, manyetik.And you can use passive energy -- so heat, shaking, pneumatics, gravity, magnetics.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.You shake it hard and it breaks apart.
Elini salladı onun topuğuna açık ve kalabalık arasında bir anda kayboldu.He waved his hand, turned on his heel, and disappeared in an instant among the crowd.
Park biletlerini sallamıyorum bile - 7 milyon dolar borcum var zaten.I don't really care about parking tickets - I have a $7 million debt.
Bazı insanları görürsünüz kurtarıcıları bir ipte sallanan adam.You see, for some people, their savior is a guy in a flowing robe.
O zaman cihazı sallayın ve işte şimdi karşınızda lezbiyen bir çift var.Shake it, and you have a lesbian couple.
Tekrar sallarsanız bu sefer heteroseksüel bir çift göreceksiniz.Shake it, and you have a heterosexual couple.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken.'This is the real me,' I announced, waving my arms above my head.
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Sitting on my bed, I rocked back and forth, moaning in fear and isolation."
- Yer sallanıyor. - Deprem!Earthquake!
- Yeniden sallanıyor.- Whoa, they got problems.
Şunu da görebilirsiniz...eğer şöyle çevirirsem ... umarım dünyayı çok fazla sallamıyorumdur.Now you can also see, if I turn this around here -- hopefully I won't shake the world too much.
[Hükümet Anas'in Videosuyla Sallandı][Gov't Wobbles Over Anas Video]
Ellerinizi sallayın.Shake your hands out.
Evet, yayı bir kere yukarı ve aşağı salladıktan sonra böyle bir şekil oluşur. -So this is right after I do that first cycle-- that first jerking up and down.
Aslında burada sorabileceğiniz ilk soru ne kadar yükseklikte yukarı ve aşağı sallayacağımdır. -Now, the first thing you might say is, hey, how far are you jerking it up and down?
Yayı sol tarafından tutup sallayarak bütün dalgaları oluşturamam. -And not all waves are being generated by Sal jiggling a string on the left-hand side.
Yayı sol ucundan tutup salladığımdan dolayı oluşan dalga sağa doğru hareket ederSince I'm jiggling the left end of the string.
Yayı bir kere salladıktan sonra dalga ne kadar uzağa gider?So after I jiggled this once, how far did the wave go?
Aman salla ya!Forget it!
Bu durumda, her ikisi de oldukça sallanıyor.In this case, they're both wobbling quite a lot.
Yığınlar, tüm veri topluluğunu geniş, hafif sallanan jelatin damlalarmış gibi görselleştiriyor.Mounds visualizes the entire dataset as large, gelatinous blobs which kind of jiggle.
Sallanırken işte bu aktif kuyruğu kullanarak hareket ediyorlar.So they do it with this active tail as they swing around.
Elini salla, Penny.Wave your hand, Penny.
Tabii ki sadece matematikle ilgileniyordum, tüm zaman boyunca kafasını salladı.And of course, I was only interested in the math, so the whole time, he kept shaking his head going,